Datça’da Barış ve Adalet Buluşmaları 218. Haftasında

LGBTİ+’lara yönelik operasyonlardan Sivas için adalet talebine, Suriye’de yaşanan ölümlere kadar birçok başlığın gündeme taşındığı Adalet ve Barış Buluşmaları, Datça’da 218. kez gerçekleştirildi. Datça’da her Salı Berkin Elvan Yontusu önünde gerçekleştirilen Adalet ve Barış Buluşmaları, 15 Eylül 2026 Salı günü saat 18.00’de 218. haftasına ulaştı.

Datça’da Barış ve Adalet Buluşmaları 218. Haftasında

Datça’da Barış ve Adalet Buluşmaları 218. Haftasında

LGBTİ+’lara yönelik operasyonlardan Sivas için adalet talebine, Suriye’de yaşanan ölümlere kadar birçok başlığın gündeme taşındığı Adalet ve Barış Buluşmaları, Datça’da 218. kez gerçekleştirildi.

Datça’da her Salı Berkin Elvan Yontusu önünde gerçekleştirilen Adalet ve Barış Buluşmaları, 15 Eylül 2026 Salı günü saat 18.00’de 218. haftasına ulaştı.

Barış, adalet, demokrasi ve insan hakları taleplerinin dile getirildiği haftalık buluşmada bu kez LGBTİ+’lara yönelik operasyonlar, Sivas Katliamı davasında adalet talebi öne çıktı. Çok sayıda Datçalının katıldığı eylemde; “Nefrete inat Yaşasın hayat”, “Onurunuz onurumuzdur”, “Vardık, varız, varolacağız”, “Sivas için adalet, herkes için adalet”, “Sivas'ı unutma unutturma” ve “Faşizme karşı omuz omuza” sloganları atılarak tepki gösterildi.

Datça’da Barış ve Adalet Buluşmaları 218. Haftasında

Datça Kadın Platformu’ndan LGBTİ+ Operasyonlarına Tepki

Buluşmada, Datça Kadın Platformu’nun LGBTİ+’lara yönelik son operasyonlara ilişkin açıklaması kamuoyuyla paylaşıldı.

Platform, operasyonlara tepki göstererek LGBTİ+’ların yaşam, eşitlik ve örgütlenme haklarının güvence altına alınması gerektiğini vurguladı; gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Datça Kadın Platformu adına basın açıklamasını Semra Subaşı okudu. Subaşı yaptığı açıklamada: “12 Eylül’ün 46.yılındayız ve darbeci baskıları tüm hızıyla yaşıyoruz. Gözaltına alınanlar, tutuklananlar, hapiste olanlar bizim dostlarımız, birlikte yürüdüğümüz arkadaşlarımız. Hepsine Datça’dan dayanışma selamlarımızı gönderiyoruz.” dedi.

 Subaşı, Sevgili kadınlar, iktidar yeni gece yarısı operasyonlarının adını “Ailem Güvende” koymuş. Oysa en iyi biz biliyoruz ki ne aile ne biz ne de çocuklar; hiçbirimiz güvende değiliz. Ülke genelinde LGBT+’lar, hak savunucularına ve derneklere karşı 15 ilde yürütülen bu operasyonlarda 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hedef alındı. Dijital erişim engelinin yanı sıra dernek çalışanlarının göz altına alındığına dikkat çekerek tepki gösterdi.

Datça’da Barış ve Adalet Buluşmaları 218. Haftasında

 

Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet

Buluşmanın bir diğer gündemini, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin “Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet” çağrısıyla sürdürdüğü imza kampanyası oluşturdu.

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yaşamını yitirenlerin yakınlarının ve Alevi örgütlerinin yıllardır sürdürdüğü adalet mücadelesine dikkat çekilirken, kampanyaya destek çağrısı yapıldı.

PSAKD Datça Şubesi’nin basın açıklamasını Yönetim Kurulu üyesi H.Hüseyin Dönmez okudu. Dönmez açıklamasında, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan ve 33 canımızın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçtiğini  Aradan geçen bunca zamana rağmen, Madımak’ta yaşamını yitiren canlarımız için adaletin tam anlamıyla sağlanmadığını hatırlattı. Dönmez açıklamasının devamında, Madımak Katliamı’na ilişkin dava sürecinin 30. yılında zaman aşımına uğratılarak kapatılması, adalet duygusunu ve toplumun vicdanını derinden yaraladığına vurgu yaptı. Datçalıları imza kampanyasına destek vermeye çağırdı.

Adalet ve Barış talebi 218 Haftadır Sürüyor

Datça’da her salı gerçekleştirilen buluşmalar, farklı toplumsal ve siyasal gündemlerin yanı sıra savaş, şiddet, hak ihlalleri ve adaletsizliklere karşı ortak bir ses oluşturmayı amaçlıyor.

Berkin Elvan Yontusu önündeki buluşma, “barış, adalet ve eşitlik” taleplerinin yinelenmesiyle sloganlarla sona erdi.

PSAKD Datça Şubesi basın açıklaması tam metni:

SİVAS MADIMAK KATLİAMI’NDA ADALET TALEBİMİZDEN VAZGEÇMİYORUZ!

2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan ve 33 canımızın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan Madımak Katliamı’nın üzerinden 33 yıl geçti. Aradan geçen bunca zamana rağmen, Madımak’ta yaşamını yitiren canlarımız için adaletin tam anlamıyla sağlandığını söylemek mümkün değildir.

Madımak Katliamı, yalnızca geçmişte yaşanmış bir acı değil; toplumsal hafızamızda derin yaralar açan, insanlık vicdanını sarsan ve devletin sorumluluğunun tüm yönleriyle sorgulanması gereken ağır bir insanlık suçudur.

Ne yazık ki katliamın tüm sorumluları hakkıyla yargılanmamış, faillerin önemli bir bölümü adalet önüne çıkarılmamış, yurt dışına kaçan firarilerin iadesi sağlanmamıştır. Katliamın arkasındaki tüm bağlantıların, sorumluların ve ihmallerin ortaya çıkarılması konusunda da kamuoyunu tatmin edecek kapsamlı bir yüzleşme gerçekleştirilememiştir.

Madımak Katliamı’na ilişkin dava sürecinin 30. yılında zaman aşımına uğratılarak kapatılması, adalet duygusunu ve toplumun vicdanını derinden yaralamıştır.

Anayasa Mahkemesi’ne taşınan başvurunun yıllar sonra sonuçlanmasıyla birlikte, olayda devletin sorumluluğuna ilişkin ihlal tespit edilmiş ve devlet tazminata mahkûm edilmiştir. Bu karar, Madımak Katliamı sürecinde devletin yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğine ilişkin önemli bir hukuki tespit niteliğindedir.

Bizler, Madımak’ta yitirdiğimiz canlarımızı unutmadık, unutturmayacağız.

ADALET TALEBİMİZ AÇIKTIR

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği öncülüğünde başlatılan imza kampanyası ile;

  1. Sivas Madımak Katliamı’nın resmi olarak “insanlığa karşı işlenmiş bir suç” olarak kabul edilmesini,
  1. Siyasi iradenin ve Adalet Bakanlığı’nın gerekli inisiyatifi alarak Madımak dosyasının hukuken yeniden ele alınmasını,
  1. Katliamın arkasındaki tüm karanlık odakların, sorumluların ve ihmaller zincirinin ortaya çıkarılması amacıyla sürecin bütün yönleriyle yeniden değerlendirilmesini,
  1. Vicdanları yaralayan zaman aşımı kararının ortadan kaldırılması ve adaletin önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.

Madımak’ta yaşananların gerçek anlamda aydınlatılması, yalnızca yaşamını yitiren 33 canımıza karşı değil, geleceğe ve toplumsal barışa karşı da bir sorumluluktur.

Devlet Madımak Katliamı ile yüzleşmelidir.

Gerçekler bütün yönleriyle ortaya çıkarılmalı, sorumlular hesap vermeli ve adalet sağlanmalıdır.

Bizler, Madımak’ın hesabının sorulması ve adaletin tesis edilmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki Madımak için adalet, herkes için adalettir.

Bu nedenle tüm Alevi örgütlerimizi, dost ve müsahip kurumlarımızı, demokratik kitle örgütlerini, sivil toplum kuruluşlarını ve adaletten yana olan tüm canlarımızı başlatılan imza kampanyasına destek vermeye çağırıyoruz.

Sivas İçin Adalet, Herkes İçin Adalet!

Sen de imzanı at, adalet talebimize ortak ol!

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ DATÇA ŞUBESİ

Datça Kadın Platformu basın açıklamasının tam metni:

Değerli arkadaşlar, sevgili kadınlar, 

12 Eylül’ün 46.yılındayız ve darbeci baskıları tüm hızıyla yaşıyoruz. Gözaltına alınanlar, tutuklananlar, hapiste olanlar bizim dostlarımız, birlikte yürüdüğümüz arkadaşlarımız. Hepsine Datça’dan dayanışma selamlarımızı gönderiyoruz. Sevgili kadınlar, iktidar yeni gece yarısı operasyonlarının adını “Ailem Güvende” koymuş. Oysa en iyi biz biliyoruz ki ne aile ne biz ne de çocuklar; hiçbirimiz güvende değiliz. Ülke genelinde LGBT+’lar, hak savunucularına ve derneklere karşı 15 ilde yürütülen bu operasyonlarda 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletme hedef alındı. Dijital erişim engelinin yanı sıra dernek çalışanları göz altına alındı, tutuklandı. Akıl almaz ve uydurma suçlarla itham ediliyorlar. Bunca baskı ve zulmü planlayanlara, uygulayanlara sesleniyoruz: LGBT+'lar yalnız değildir. LGBT+'ların, baskıya, zulme uğrayan herkesin ailesi biziz. Biz birbirimizin ailesiyiz. Onurları bizim de onurumuzdur. Gerçekten güvenli bir toplum istiyorsanız, 2026 yılının daha ilk yarısında cinayete kurban giden 150 kadının katillerini cezalandırın. Şüpheli ölüm dediğiniz 151 kadın cinayetini aydınlatın. İstanbul Sözleşmesine geri dönün. Kadın cinayetlerini engelleyin.   Okula aç giden çocuklara bir öğün sıcak yemek verin. Sokak hayvanlarını katletmeyin. Emeklinin, asgari ücretle çalışanın aç kalmadığı, işçilerin, çocuk işçilerin iş cinayetlerinde katledilmediği, kız çocuklarının evlendirilmediği, havamızın ve doğamızın yağmalanmadığı, eşitliğin, hakların gasp edilmediği bir toplum güvenli bir toplumdur. Güvenli toplum böyle olur. Güvenli toplumda yaşam hakkımıza, cinsel kimliğimize, yaşam tarzımıza, başta örgütlenme özgürlüğümüz olmak üzere tüm haklarımıza, özgürlüklerimize el uzatılmaz.  Hukukla korunan anayasal haklarımız, temel insan haklarımız gerici politika ve yasaklara kurban edilmez. Buradan sesleniyoruz: Gözaltına alınan, tutuklanan arkadaşlarımız serbest bırakılsın! LGBT+’ların var olma ve örgütlenme haklarına yapılan uygulamalar durdurulsun! LGBT+ hareketi kriminalize edilerek hedef gösterilmesin. Herkes, hepimizin var oluşuna saygı duymayı ve örgütlenme hakkımıza el uzatmamayı öğrenecek.  Kadınlar bunu öğretmekten asla vazgeçmeyecekler! Vardık, Varız, Var olacağız! 15 Eylül 2026, 

Datça Kadın Platformu  

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış