O, ne önde, ne arkada, sırada, sıramızdaydı... ona sıra gelince, sayısını saydı...
Nazım Hikmet'ten...
Savrulup Geçen Dünyada Şenay'ı da Tanımaktan Bahtiyarım...
Daha öncesinde de tanışırdık. O da TİP’liydi. Öğrenciliğinden beri Behice Boran hayranıydı. Öğretmendi. Ben Ankara’da, o Konya’da siyaseten benzer yollardan geçmiş, İstanbul’da buluşmuştuk. Anmalar, kutlamalar, protestolar… birçok etkinlikte, özel günlerde çokça karşılaştık. Hem onun ve hem de eski eşi Gündüz Abi’nin haberlerini takip ederdim… Ne de olsa aynı kaderi paylaşmış, aynı yollardan geçmiştik. TİP’ten sonra da siyaseten benzer yolların yolcusu olmuş, oradan oraya savrulup durmuştuk…
Hafif eğriydi. Kamburca dururdu. Alacalı bulacalı giyinmesini severdi. Kara gözlüklerinin ardında renkli, güzel gözleri vardı. Serüven insanıydı. Hareketi severdi, maceradan kaçmazdı. Onunla çok yol yaptık. Sadece insana değil, ota-böceğe, kediye-köpeğe, toprağa-suya şefkatliydi. İyi bir yol arkadaşıydı. Yeminle: kolay değil! Birlikte yürüdüklerini, zorluklarda yalnız bırakmayacak, mücadeleyi terk etmeyecek kadar ahlaklı biriydi. Yanınızda olduğunu hissettiğinizde kuvvet aldığınız gerçekten nadir varlıklardandı!

Emek, Kadın ve Doğa mücadelesinde birlikte durduğumuz, birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan biriydi...
Hani bazı arkadaşlarınız vardır: varlığının pek farkında olmazsınız ama onsuz da kalamazsınız... Hani yanınızda durmasından güç alırsınız ama kollaması, koruması sizi hiçbir zaman sıkmaz, boğmaz. Şenay, arkadaşı olmakla övündüklerimden biriydi. Büyükkentlerden kaçan hemen hepimiz gibi o da buraya geçmişinden kurtulup sığınmayı seçmişti. Eee kolay değil tabii, geçmişinizden kurtulmak! Geçmiş bu… aslında hiçbir zaman geçip giden değil de… nereye giderseniz gidin, bizimle birlikte gelendir ya...
Ailecek görüşürdük. Yakın arkadaşlığımız, burada (Datça'da) başlamıştı. O da senelerce buraya gelip gitmiş, güzel, özellikli doğası nedeniyle burayı seçmişti. Yalnızlığı seçtiğini söylerdi ama misafir ağırlamayı, aynı sofrada dostlarla yemeyi-içmeyi, bol bol dedikodu yapmayı severdi. Sakin sakin konuşarak sizi dedikoduya bir sürüklemesi vardı ki… aman dostlar başına :) Dedikodu yaparken kendinden söz etmeyi pek sevmezdi, ama bilirdik “bir kadın” olarak zor günler yaşamış, burada hepimiz gibi yeniden başlamayı seçmişti.
Kadın olmayı seçmemişti. Çok şikayet etmese de hayatının pek çok evresinde kadın olmanın zorlukları nedeniyle Datça’da Kadın Hareketinin sağlam bir neferiydi. Tıpkı kadın mücadelesini seçtiği gibi, ekoloji mücadelesi içinde yer almak da onun bilinçli tercihiydi.
Bu günleri göremedi... eğer iyi kötü yol alan bir dayanışma hareketi varsa, o da vesile olanlarındandı!
Yokluğunun üçüncü yılını karşılarken o gülen güzel gözlerini, mücadele azmini unutmuyoruz, canım kardeşim!
Not: Kapak fotoğrafı: aynı safta buluştuğumuz sevgili Hülya'yı uğurlarken...
Yorumlar (1)
Filiz Aydeniz
2 gün önce / 18.07.2026Güzel insandı, güzel arkadaştı, yoldaştı. Çok çabuk kaybettiklerimizden o da.. çok güzel, sıcacık bir anlatımla yeniden Şenaylı günlere döndürdün bizi arkadaşım, emeğine sağlık.
Beğendim 1 | Beğenmedim 0 | Cevapla