Bağımsız Maden-İş’ten Soma İçin Ağır İhmal İddiaları “5 Madenci Ölüme Sürüklendi”
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Soma’da İmbat Madencilik’e ait ocakta 5 madencinin yaşamını yitirdiği göçüğe ilişkin teknik değerlendirmesini açıkladı. Sendika; üretimi hızlandırma baskısı, yetersiz tahkimat ve denetim eksikliklerinin faciaya zemin hazırladığını öne sürdü. Açıklamada şirket yönetiminin yanı sıra ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının da soruşturulması istendi.
Manisa’nın Soma ilçesinde İmbat Madencilik’e ait maden ocağında 1 Ekim’de meydana gelen göçükte yaşamını yitiren Ramazan İnce, Halit Ersay, Kerim Ören, Ömer Karakaya ve İsa Olcay’ın ardından Bağımsız Maden İşçileri Sendikası kapsamlı bir açıklama yayımladı.
“Kimi Çalar; Kimiyse Hem Ağlar Hem Yaşar Hem Direnir” başlığıyla yayımlanan açıklamada, sendikanın deneyimli madenciler, teknikerler, mühendisler, göçükten yaralı kurtulan işçiler ve arama-kurtarma çalışmalarına katılan madencilerle oluşturduğu Değerlendirme Kurulu’nun teknik tespitlerine yer verildi.
“Tehlike Üç Gündür Biliniyordu” İddiası
Sendikanın en dikkat çekici iddialarından biri, göçüğün yaşandığı hazırlık ayağındaki tehlikelerin olaydan önce bilindiği yönünde oldu.
Açıklamada, göçüğün yaşandığı Doğu 5 Panosu Ayak Hazırlık Bacası’nın henüz üretime başlamadığı, ancak üretime hızla geçilmek istendiği ileri sürüldü.
Sendika, söz konusu hazırlık ayağının tehlikeli olduğunun ve ihmaller bulunduğunun madenciler ile idare tarafından göçükten önceki üç gün boyunca bilindiğini savundu.
Sendika:Taşıma İçin Taban Kazıldı, Tahkimat Zayıfladı
Bağımsız Maden-İş’in teknik değerlendirmesine göre yeraltında kullanılacak ekipmanların monoray sistemiyle taşınabilmesi amacıyla galeride “taban alma” işlemi gerçekleştirildi.
Sendika, bu işlem sırasında tünelin tabanının kazılarak genişletildiğini ve derinleştirildiğini, bunun sonucunda tavan kasalarını taşıyan tahkimat direklerinin altlarının boşaltıldığını ileri sürdü.
Direk eklemelerinin yeterince tabana gömülmediği, orta direklerde uygun olmadığı belirtilen “J kancalar” kullanıldığı ve tahkimat sisteminin zayıfladığı da sendikanın teknik iddiaları arasında yer aldı.
Bağımsız Maden-İş, bütün bu etkenlerin birleşmesiyle kasaların desteksiz kaldığını ve göçüğün meydana geldiğini savundu.
“Üretim Baskısı Güvenliğin Önüne Geçti”
Sendikaya göre olay yalnızca teknik bir hata olarak değerlendirilemez.
Açıklamada, İmbat Madencilik’te üretimin hızlandırılmasına yönelik baskının ve “hadi-hadicilik” olarak tanımlanan çalışma anlayışının madenciler açısından olağan hale geldiği öne sürüldü.
Doğu 3 Panosu’nun yangın nedeniyle kapalı olması sonrasında Doğu 5 Panosu’nun hızla üretime geçirilmek istendiğini savunan sendika, bunun güvenlik önlemlerinin geri plana itilmesine yol açtığını iddia etti.
Açıklamada şu değerlendirme yapıldı:
“5 işçiyi ölüme sürükleyen süreç en başında şirketin acele iş yaptırma baskısı tarafından hazırlanmış, yetersiz teknik çalışma ve yetersiz önlemler ile bu katliam şirket eliyle gerçekleştirilmiştir.”
Bu ifadeler Bağımsız Maden-İş’in iddialarıdır; adli ve idari soruşturmaların sonuçlarıyla kesinleşmiş yargı tespitleri değildir.
“Ocak İki Gün Önce Denetlendi”
Sendikanın gündeme getirdiği bir başka iddia ise maden ocağının göçükten iki gün önce denetlenmiş olması.
Bağımsız Maden-İş, denetimin ardından daha önce kapatılan bir maden panosunun yeniden işletmeye açıldığını belirterek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın denetim sorumluluklarının da araştırılması gerektiğini savundu.
Sendika ayrıca MAPEG ve TKİ yöneticileri dahil olmak üzere denetim ve gözetim sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında soruşturma yürütülmesini istedi.
“Madenler Kamulaştırılmalı”
Bağımsız Maden-İş açıklamasında yalnızca Soma’daki olay değil, Türkiye’de madencilik sektörünün genel çalışma düzeni de eleştirildi.
Kozlu’dan Soma’ya, Ermenek’ten Amasra ve İliç’e kadar geçmişte meydana gelen büyük maden facialarını hatırlatan sendika, iş cinayetlerinde cezasızlıkla mücadele edilmesi gerektiğini belirtti.
Sendika beş temel talep açıkladı: Maden ocaklarının kamulaştırılması; sorumluluğu bulunan şirket yöneticilerinin yargılanması; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın sorumluluklarının soruşturulması; olayla ilgili inceleme, bilirkişi çalışmaları ve yargı süreçlerinin kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde yürütülmesi.
Geride Aileleri ve Yarım Kalan Hayatlar Kaldı
Bağımsız Maden-İş açıklamasında yaşamını yitiren beş madencinin yaşam öykülerine de yer verdi.
Ramazan İnce, 26 yaşındaydı. Beş yıldır İmbat’ta çalışıyordu. Bağımsız Maden-İş Ege 1 No’lu Şube Hukuk ve TİS Sekreteriydi.
Halit Ersay, 37 yaşındaydı ve 10 yıldır İmbat’ta çalışıyordu. 6, 9 ve 13 yaşlarında üç çocuğu vardı.
Kerim Ören, 37 yaşındaydı. 13 yıllık İmbat madencisiydi. 6 ve 13 yaşlarında iki çocuğu vardı.
Ömer Karakaya, 34 yaşındaydı. 2,5 yaşında bir çocuğu vardı.
İsa Olcay ise 49 yaşındaydı. Emekli olmasına rağmen sendikanın açıklamasına göre geçinemediği için yeniden madende çalışmaya başlamıştı. İki çocuk babası Olcay’ın 24 yaşındaki oğlu da aynı madende çalışıyordu ve babasını kurtarmak için yürütülen arama-kurtarma çalışmalarına katılmıştı.
“Ne Unutacağız Ne Unutturacağız”
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası açıklamasını beş madencinin adını bir kez daha anarak tamamladı:
Ramazan İnce, Halit Ersay, Kerim Ören, Ömer Karakaya ve İsa Olcay.
Sendika, olayın bütün yönleriyle araştırılmasını, sorumluların belirlenmesini ve madenlerde bağımsız işçi denetiminin sağlanmasını talep ederek, “Bu isimleri ne biz unutacağız ne de unutturacağız” dedi.
Kaynak: Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, 4 Ekim 2026.
Yorumlar (0)