Neydi o 3 Y: Var mı hatırlayan?
O Ye Ye Ye oooh, Ooo she go yeyeye… hım hım hım…
Omah Lay’in şarkısındaki gibi değil ama... Oh evet… asla küçümsemeyelim, hayranları az değildir ve onun 3 Y(e)’si az biraz "edepsiz"dir... Yok yok... yalanlar, yolsuzluklar ve yasaklar kadar "edepsiz" de değildir!
İkibinlerin başında çokça konuşulan bir 3 Y vardı: hani onları ortadan kaldırmakla görevlendirmişti kendini AK ilan eden bu parti! Sonra? Sonrası Allah Kerim… Kaybolan bir 3 Y var ama Y’lerin üçü de farklı!
Yok edilen 3 Y, “Yoksulluk, Yolsuzluk ve Yasaklar” değil de “Yasama, Yürütme, Yargı” oldu! Hatırlar mısınız bilmem, bir zamanlar memlekette (yalancıktan da olsa) güçler ayrılığı vardı… İyi-kötü işleyen bir çeşit fren-denge sistemi işte! Her yetki, idarenin elinde değildi! 10 sene önce bugün - 15 Temmuz’da bombalanan Meclis az biraz güçlüydü. En azından yürütmenin, meclise karşı iyi-kötü bir sorumluluğu vardı. Yasama organının yürütmeyi denetimi ağır aksak da olsa, hala işliyordu. Muhalif partilerin soru sorma ya da zor da olsa geri çağırma olanağı vardı ve iyi-kötü etkiliydi. Yürütmenin başındaki, şimdiki gibi aklına esen her şeyi, başkalarının hilafına bu kadar sorumsuzca yapamazdı. Devlet kademelerinde kendi gibi düşünmeyenlerin de olacağını bilir, sadece kendi gibi düşünenlerin yararını gözetmekten, yandaşlarına iltimas etmekten, devleti tamamen yandaş kadrolarla doldurmaktan çekinirdi. Yargıdakiler bu kadar idareden yana, kör gözüm parmağına kararlar almaktan imtina ederdi. Yürütmenin bu kadar yargıya müdahalesi mümkün değildi... bugün bu 3 Y’yi de yaladık, yedik ve yuttuk. İçinde bizlerin de yaşadığı bir tiyatro sahnesindeyiz adeta.
Bugün daha çok yolsuzluklarla anılır olmadık mı, ne dersiniz? 17-25 Aralık’ta, yatak odalarında balya balya paraların istiflendiği, sıfırlandığı bir dönemeçten geçtik. Hatırlayanlar var mı? Son yayınlanan OECD raporuna göre: uluslararası arenada yolsuzluk ve rüşvet konusunda en berbat (abysmal) ülkelerden biri olduğumuz tescillenmiş (bkz: “Yabancı rüşvet”te bu kaçıncı kırık karne? | OECD: Türkiye’nin uygulama sicili berbat). Yolsuzluk konusunda ünümüz Uluslararası Tahkim kararlarıyla da tescillenmiş. 2023 yılı Şubat ayında 1976 tarihli boru hattı anlaşmasını ihlal ettiğimiz gerekçesiyle Türkiye'ye 1,5 milyar dolar tazminat cezası verilmiş.. Ya Halk Bankası, Cayman Adaları… İhalelerdeki yolsuzluklar, sağlıkta ve eğitimdeki skandallar... yargıdaki hukuksuzluk iddiaları…
Yasaklara gelince? Doğrudur! Siyasi partilerin yasaklandığı bir dönemi geride bıraktık! Ama iktidar karşıtı belediye başkanlarının görevden alındığı, tutuklandığı, işlerini yapamaz duruma getirildiği, kayyumlar atandığı günlerden geçiyoruz. Ülkenin en büyük muhalif partisinin iş yapamaz hale getirildiği bir dönemin içine girdik.
Sokağa çıkma yasaklarından kurtulduk ama daha dün NATO Zirvesi yapılacak diye, Ankara sokaklarında dolaşmanın mümkün olmadığı günleri yaşadık… Hak aramak için toplananların polis şiddetiyle bastırıldığı günler ise eksilmedi, tersine daha da arttı. Sanatçılar yine sanatlarını icra edemiyor. Daha dün milyonlarca kez izlenmiş bir siyasi hicvin yasaklanması ve yurtdışından ülkesine dönen performans sahibinin “kaçma şüphesiyle” tutuklandığını gördük. Hukukçulara göre yargının siyaseten bu kadar araçsallaştırıldığı bir dönemi daha önce yaşamamıştık. Sadece hukuk mu? Belki yasak değil ama istediği çağdaş bir eğitime ulaşamayan ya da ne bileyim sağlığa erişmenin hiç de kolay olmadığı bir memlekette yaşamıyor muyuz?
Ya ekonomi? Daha dün ekonomiyi bilen "ehil" ellerde, “faiz neden enflasyon sonuç” politikalarıyla gün günden yoksullaştığımızı, eridiğimizi görmüyor, hissetmiyor muyuz? Artık açlık sınırının altında geçinmeye çalışan emekliler ya da yoksulluk sınırı altında maaş alan emekçiler ülkesinde yaşıyoruz! Topyekün A-Ç-I-Z (bkz: https://www.dayanisma-datca.org/emegin-turkiye-si-aclik-ve-yoksulluk-sinirinda/)…
Artırılmış zeka araçlarından birinden yapılmış alıntıyla bitirelim:
"Yolsuzluk, Yasaklar ve Yoksulluk" (3Y), Türkiye siyasi tarihinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) iktidara gelmeden önce ve iktidarın ilk yıllarında bitireceğini vadettiği temel sorunları ifade eder. Günümüzde ise bu kavramlar, ekonomik krizler, şeffaflık eleştirileri ve temel hak ihlalleri bağlamında iktidara yönelik muhalefetin en sık kullandığı eleştiri odağı haline gelmiştir."
Hani taa en başlarda üstesinden gelinecek bir 3 Y vardı, hatırlar mısınız?
Oh Ye Ye Ye
Ooo she go ye ye ye…
Yorumlar (0)