Kapitalizm İnsanı Açlığa , Doğayı Yıkıma Mahkum Eder

Çalışan işçi ekmeğinden edilirken, uzun süredir ucuz iş gücü olarak kullanılan Nepalli ve Pakistanlı göçmen işçilerin yanına, son dönemde Çin’den getirilen işçiler de eklendi. İşçiler, yönetimin bu hamlesini "daha az maliyet, daha az itiraz ve sıfır güvence" stratejisi olarak yorumluyor. Toplu sözleşmenin olmadığı, sendikal faaliyetlerin baskılandığı işletmede, yerli işçinin yerini sessiz ve örgütsüz "köle iş gücü" alıyor.

Kapitalizm İnsanı Açlığa , Doğayı Yıkıma Mahkum Eder

 

İşçiler Tedirgin, Doğa Nefessiz!

Kahramanmaraş’ın kalbinde yer alan Afşin-Elbistan A Termik Santrali, son yıllarda üretim kapasitesinden ziyade işçi kıyımları, iş cinayetleri ve çevre felaketleriyle anılmaya devam ediyor. Çelikler Holding yönetimindeki santralde, işçiler üzerindeki baskı her geçen gün daha da ağırlaşırken, son günlerde yaşanan gelişmeler "bu kadarına da pes" dedirtiyor.

YERLİ İŞÇİ KAPI DIŞINA, İTHAL İŞÇİ SANTRALE

Santralde sular durulmuyor. Geçtiğimiz günlerde hiçbir haklı gerekçe gösterilmeden en az 40 işçinin işine son verildi. Ancak bu buzdağının sadece görünen kısmı. İşten atılan işçiler ve içeride çalışmaya devam eden mesai arkadaşları, önümüzdeki günlerde yeni bir "atılma" dalgasının kapıda olduğunu belirtiyor.

 Çalışan işçi ekmeğinden edilirken,  uzun süredir ucuz iş gücü olarak kullanılan Nepalli ve Pakistanlı göçmen işçilerin yanına, son dönemde Çin’den getirilen işçiler de eklendi. İşçiler, yönetimin bu hamlesini "daha az maliyet, daha az itiraz ve sıfır güvence" stratejisi olarak yorumluyor. Toplu sözleşmenin olmadığı, sendikal faaliyetlerin baskılandığı işletmede, yerli işçinin yerini sessiz ve örgütsüz "köle iş gücü" alıyor.

FİLTRESİZ BACALAR: ÖLÜMÜN YASALLAŞMIŞ HALİ

Santraldeki kriz sadece ekonomik ve sosyal değil, aynı zamanda ekolojik bir yıkım boyutunda. Çelikler Holding’in devraldığı günden bu yana bir türlü modern standartlara kavuşturulmayan filtreleme sistemleri, bölge halkını ve doğayı zehirlemeye devam ediyor. Bacalardan çıkan simsiyah dumanlar, Afşin ve Elbistan ovalarının üzerine adeta bir ölüm örtüsü gibi çöküyor.

Hukuki düzenlemelere ve kamuoyu baskısına rağmen filtre yatırımlarının yapılmaması, "doğa tahribatının yasalaşması" olarak nitelendiriliyor. Filtresiz bacalar nedeniyle bölgede kanser vakaları ve solunum yolu hastalıkları rekor seviyelere ulaşırken, tarım arazileri de geri dönülemez bir kirlilikle karşı karşıya.Kapitalizm İnsanı Açlığa , Doğayı Yıkıma Mahkum Eder

GÜVENCESİZLİK VE BELİRSİZLİK HAKİM

Çalışma koşullarının ağırlığı ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği, santrali bir "kaza mahalli" haline getirmiş durumda. Daha önce yaşanan ölümlü iş kazaları hafızalardaki tazeliğini korurken, yönetimden gelen hiçbir iyileştirme adımı bulunmuyor. İşçiler, "Sabah işe girerken akşam eve dönüp dönemeyeceğimizi, ya da ertesi gün kartımızın basıp basmayacağını bilmiyoruz" diyerek yaşadıkları korkunç belirsizliği özetliyor.

Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nde yaşanan bu tablo, sermayenin daha fazla kâr hırsı uğruna emeği ve doğayı nasıl feda edebileceğinin acı bir örneği olarak duruyor. Gözler şimdi, işten atmaların durdurulması, göçmen işçi üzerinden kurulan sömürü düzeninin son bulması ve o bacalara artık bir filtre takılması için yetkililerin atacağı (veya atmayacağı) adımlarda.

Bölge halkı ve işçiler soruyor: Daha kaç işçi ekmeğinden olacak, daha kaç emekçi bu küller altında can verecek?

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış