Tüm Türkiye ile birlikte, Datça'da öğrenciler ve eğitim emekçileri, kaldıkları yerden eğitim-öğretime devam edecekler. Datça'daki eğitim-öğretimle ilgili meseleler de yeni dönemle birlikte hem öğrencileri, hem velilerini ve hem de eğitim emekçilerini bekliyor.
Daha eğitime varıncaya kadar artan hayat pahalılığı ile birlikte, ücretsiz olması gereken eğitimin veliler için giderek artan maliyeti, öğrenci servislerine yapılan zamlar, öğrencilerin yetersiz beslenmesi, kalabalık sınıflar, kırtasiye ve ders araçlarının pahalılığı gibi velileri bekleyen dertlerle birlikte atanamayan öğretmenler ve işsizlik, atanan öğretmenlerin barınma ihtiyaçları, kadrolu öğretmenlik yerine ücretli öğretmenlik uygulamaları, eğitim olanaklarındaki eşitsizlikler, eğitim müfredatının bilimsel laik eğitimin bir parçası olarak düzelmesi gerekirken tersine gerilemesi, MEDES'ler, Meslek içi Eğitimdeki yetersizlikler, meslek okullarında öğrenciliğin stajyer köleliğe dönüşmesi, okulların temizlik ve güvenlik sorunları ve daha ne dertler, neler, neler... Öğrenci velilerinin yakınmaları bir yandan, eğitimcilerin yakınmaları diğer yandan... Öte yanda bilimsel laik eğitimden yoksun, geleceksiz milyonlarca öğrenci...
Büyükşehirlerden farklı olarak Datça gibi küçük şehirlerin de türlü dertleri, sorunları var. Eğitim-sen'li öğretmenler senelerdir, bu meselelerin düzeltilmesi için uğraşırken, tersine iktidarların saldırı odağı da oluyorlar. Meslekte güvencesizlik, hoşnutsuzluk had safhada...
Datça Eğitim-Sen'den Açıklama:
Datça Eğitimsen Temsilciliği'nden görüştüğümüz eğitimciler de, ikinci döneme girerken mücadelelerini sürdürmekteki kararlılıklarını paylaştılar: "İkinci Döneme öğretmenlerin yoksullaştırıldığı, okulların kaynak yetersizliğiyle boğuştuğu ve eğitimin kamusal niteliğinin zedelendiği sorunlar eşliğinde giriyoruz. Eğitim-Sen olarak bu tablo karşısında sessiz kalmayacak; eğitim emekçilerinin hakları, öğrencilerin eşit ve nitelikli eğitim hakkı için örgütlü mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundular.
CHP Datça İlçe Örgütü de yeni dönem başlarken bir açıklama yaptı:
Mustafa Kemal Atatürk'ün “Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözünün hatırlatıldığı açıklama şu şekilde:
Yeni bir eğitim dönemine merhaba!
Sevgili öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm eğitim emekçileri…
Yarın ikinci döneme birlikte başlıyoruz. Defterler yeniden açılıyor, umutlar tazeleniyor. Her birinize sağlık, başarı ve kolaylıklar diliyoruz.
Datça’da yarın hava parçalı bulutlu; sabah saatleri serin, yer yer kısa süreli yağış ihtimali var. Özellikle öğrencilerimizin hava koşullarına uygun giyinmesi önemli.
Ancak biliyoruz ki eğitimde sorunlarımız sadece mevsimlik değil, yapısal. Kalabalık sınıflar, fırsat eşitsizliği, okulların temizlik ve güvenlik sorunları, ücretsiz olması gereken eğitimin veliler için giderek artan maliyeti, ataması yapılmayan öğretmenler ve ücretli öğretmenlik gerçeği… Bunların hiçbiri görmezden gelinecek başlıklar değildir.
Öğretmenlerimizin sahada birebir yaşadığı reel sorunlar ortadadır:
Maaşlar, artan hayat pahalılığı karşısında yetersizdir.
Barınma ve lojman sorunu, özellikle kiraların yüksek olduğu bölgelerde öğretmeni ciddi bir güvencesizliğe itmektedir.
Ücretli öğretmenlik, aynı işi yapan meslektaşlar arasında derin bir adaletsizlik yaratmaktadır.
Kalabalık sınıflar, rehberlik ve destek hizmetlerinin yetersizliği hem öğretmeni hem öğrenciyi yalnız bırakmaktadır.
Atama ve görevde yükselmede liyakat yerine farklı ölçütlerin devreye girmesi, eğitimin niteliğini doğrudan zedelemektedir.
Çözüm bizde. Çünkü biz geçici yamaları değil, kalıcı çözümleri savunuyoruz.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak diyoruz ki:
Öğretmen, yoksulluk sınırında değil; insanca yaşayacak bir ücretle görev yapmalıdır.
Ücretli ve güvencesiz istihdam sona ermeli, öğretmenlik mesleği kadrolu ve güvenli hale getirilmelidir.
Atamalarda ve yöneticilikte tek ölçüt liyakat olmalı; mülakat tartışmaları tarihe karışmalıdır.
Zorunlu görev bölgeleri başta olmak üzere, öğretmenler için kamu destekli lojman ve barınma çözümleri hayata geçirilmelidir.
Kalabalık sınıfları azaltacak derslik ve öğretmen planlaması gecikmeden yapılmalıdır.
Her çocuk için okulda ücretsiz, sağlıklı bir öğün kamusal bir hak olarak sağlanmalıdır.
Okullarda güvenlik, temizlik ve rehberlik hizmetleri öğretmenin sırtına yüklenmemeli; gerekli personel kamu eliyle karşılanmalıdır.
Milli Eğitimden sorumlu gölge bakanımız Suat Özçağdaş’ın da vurguladığı gibi;
nitelikli eğitim, ancak kalıcı kadrolarla, güçlü kamusal sorumlulukla ve eşit imkânlarla mümkündür.
Genel Başkanımız Özgür Özel’in ifade ettiği üzere; Cumhuriyetin ikinci yüzyılında en temel görevimiz, bilimi rehber alan, kamusal, laik ve kapsayıcı eğitimi yeniden güçlendirmektir.
Eğitim güçlü olursa öğretmen güvendedir.
Öğretmen güçlüyse, gelecek aydınlıktır.
Tüm eğitim camiası için adil, umutlu ve başarılı bir dönem diliyoruz.
Yorumlar (0)