Sanat Katliamı Aklama Aracı Değildir

Filmin konusu, 2024 yılında Gazze’de İsrail ordusu tarafından öldürülen 5 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab’ın trajik hikâyesine odaklanıyor. Hind, ailesiyle birlikte sıkıştığı araçtan yardım çağrısı yapmış, ancak kurtarma ekipleri de dahil olmak üzere herkesin öldürüldüğü bir olay yaşanmıştı. Ben Hania, filmiyle bu olayı belgeleyerek, uluslararası toplumun sessizliğine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Yönetmen, ödülü kabul etmeyerek, “Hind’in ölümü bir istisna değil, bir soykırımın parçası” dedi ve barış kavramının şiddet üzerine püskürtülen bir parfüm olmadığını vurguladı. “Barış hakkında konuşacaksak, adaletten bahsetmeliyiz. Adalet ise soykırım için hesap verebilirlik anlamına gelir,” şeklinde konuştu..

 Sanat Katliamı Aklama Aracı Değildir

Barış ve Adalet Tartışması

Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania, Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale) kapsamında düzenlenen “Cinema for Peace” galasında, belgesel filmi “The Voice of Hind Rajab” (Hind Rajab’ın Sesi) için verilen “En Değerli Film” ödülünü reddederek büyük bir yankı uyandırdı.

Bu karar, festivalin Gazze’deki olaylara yönelik tutumunu eleştiren protestoların zirvesi olarak görüldü.

Filmin konusu, 2024 yılında Gazze’de İsrail ordusu tarafından öldürülen 5 yaşındaki Filistinli kız çocuğu Hind Rajab’ın trajik hikâyesine odaklanıyor. Hind, ailesiyle birlikte sıkıştığı araçtan yardım çağrısı yapmış, ancak kurtarma ekipleri de dahil olmak üzere herkesin öldürüldüğü bir olay yaşanmıştı. Ben Hania, filmiyle bu olayı belgeleyerek, uluslararası toplumun sessizliğine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Yönetmen, ödülü kabul etmeyerek, “Hind’in ölümü bir istisna değil, bir soykırımın parçası” dedi ve barış kavramının şiddet üzerine püskürtülen bir parfüm olmadığını vurguladı. “Barış hakkında konuşacaksak, adaletten bahsetmeliyiz. Adalet ise soykırım için hesap verebilirlik anlamına gelir,” şeklinde konuştu..

 Sanat Katliamı Aklama Aracı Değildir

Reddin nedeni, aynı etkinlikte eski İsrail generali Noam Tibon’un 7 Ekim 2023’te sivilleri kurtardığı gerekçesiyle ödüllendirilmesiydi. Ben Hania, bu durumun festivalin Gazze’deki “soykırım” olarak nitelendirdiği olaylara yönelik ikiyüzlülüğünü gösterdiğini belirtti. Ayrıca, gecede Hillary Clinton ve Kevin Spacey gibi isimlerin bulunmasını eleştirdi. Yönetmen, ödülü sahnede bırakarak, “Onların ölümlerini barış hakkında nazik bir konuşmanın arka planı haline getirmeyi reddediyorum,” diye ekledi.

Bu olay, Berlinale’de büyüyen protestoların bir parçası. 80’den fazla sanatçı, festival organizatörlerini Gazze konusunda tutum almaya çağıran bir açık mektup yayınladı. Mektupta, festivalin Ukrayna ve İran gibi konularda ses çıkardığı halde Gazze’de sessiz kalması eleştirildi. İsrail perspektifinden bakıldığında, festival eleştirileri pro-Filistin aktivistlerin baskısı olarak görülüyor, ancak Ben Hania’nın eylemi, sanatçıların siyasi sessizliğe karşı duruşunu simgeliyor.

Ben Hania’nın cesur çıkışı, sinema dünyasında sanat ve siyaset ilişkisini yeniden alevlendirdi. Yönetmen, filminin “imaj yıkama” aracı olarak kullanılmasını istemediğini vurgulayarak, gerçek barışın ancak hesap verebilirlikle geleceğini savundu. Bu olay, uluslararası festivallerdeki siyasi gerilimleri bir kez daha gündeme getirirken, Gazze’deki trajedilere dikkat çekmeyi başardı.

Haber Nur Akalın

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış