Sendika Ağalarından Koltuklarını Koruma Hamlesi: Örgütlenmeye Baraj
Kamu çalışanlarının sendikal örgütlenme özgürlüğü yeniden tartışma konusu oldu. Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’in, küçük sendikaların sayısının artmasını gerekçe göstererek sendika kuruluşuna üye barajı getirilmesini talep ettiği belirtildi. Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, bu girişime “Memurun iradesi gasp ediliyor” sözleriyle tepki gösterdi.
Kamu Personeli Danışma Kurulu’nda Sendikal Baraj Gündemi
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda, “Kamu Personel Sistemine İlişkin Düzenleme İhtiyacı Bulunan Hususlar” gündemiyle gerçekleştirilen Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantısında, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda yapılması öngörülen değişiklikler ele alındı.
Toplantıda Türkiye Kamu-Sen tarafından, bölünmüş sendikal yapılanmanın önlenmesi ve güçlü sendikacılığın desteklenmesi gerekçesiyle tedbir alınması gerektiği savunuldu.
Cumhuriyet gazetesinin 10 Ekim tarihli haberine göre, Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen, az sayıda üyeye sahip çok sayıda sendika bulunmasını gerekçe göstererek sendika kurulabilmesi için belirli bir üye sayısı şartı getirilmesini istedi. Haberde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da söz konusu öneriye sıcak baktığı ileri sürüldü.
Güçlü Sendikacılık mı, Mevcut Sendikal Düzenin Korunması mı?
Sendikal baraj talebi, kamu emekçilerinin örgütlenme özgürlüğü açısından yeni bir tartışmanın kapısını araladı.
Büyük sendikalar, sendikal yapının parçalanmasının toplu pazarlık gücünü zayıflattığını savunurken, düzenlemeye karşı çıkan sendikal çevreler ise baraj uygulamasının mevcut sendikaların konumlarını koruyacağını ve alternatif sendikal örgütlenmelerin önünü keseceğini belirtiyor.
Eleştirilerin odağında ise şu soru bulunuyor: Sendikaların gücü, çalışanların özgür iradesiyle mi belirlenecek, yoksa yasal barajlarla mı korunacak?
Hür-Sen: “Memurun İradesi Gasp Ediliyor”
Hürriyetçi Sendikalar Konfederasyonu (Hür-Sen) Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, sendikal baraj taleplerine tepki göstererek kamu çalışanlarının sendika seçme özgürlüğünün sınırlandırılamayacağını vurguladı.
Kuruoğlu, sendikal rekabetin önüne engeller çıkarılmasının çalışanların haklarını savunmakla bağdaşmadığını belirterek şöyle konuştu:
“Eğer çalışanların desteğine güveniyorsanız rekabetten neden çekiniyorsunuz? Neden farklı sendikaların güçlenmesinden rahatsız oluyorsunuz? Kamu çalışanlarının özgür iradesiyle tercih yapmasından korkan bir anlayışın onların haklarını ne kadar temsil edebileceği sorgulanmalıdır. Sendikacılık, koltukları koruma ve mevcut konumları sürdürme aracı değildir.”
Memur-Sen ve Kamu-Sen Üyelerine Çağrı
Kuruoğlu, Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen üyelerine de seslenerek, kamu çalışanlarını bağlı bulundukları sendikaların tutumlarını sorgulamaya çağırdı.
Sendikaların varlık nedeninin çalışanların ekonomik, demokratik ve sosyal haklarını geliştirmek olduğunu vurgulayan Kuruoğlu, sendikal örgütlenme özgürlüğünün korunması gerektiğini ifade etti.
Sendika Kurma Özgürlüğü Tartışılıyor
4688 sayılı Kanun'da sendika kuruluşuna yönelik yeni sınırlamalar getirilmesi talebi, sendikal çoğulculuk ve örgütlenme hakkı açısından önem taşıyor.
Sendika kurma ve sendikaya üye olma özgürlüğü, Anayasa'nın 51. maddesiyle güvence altına alınırken Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası çalışma sözleşmeleri de örgütlenme özgürlüğünün korunmasına ilişkin yükümlülükler içeriyor.
Bu nedenle sendika kuruluşuna getirilecek olası bir üye barajının, yalnızca sendikal rekabeti değil, kamu çalışanlarının örgütlenme hakkını da nasıl etkileyeceği tartışılıyor.
Kamu emekçilerinin ücret kayıpları, hayat pahalılığı ve özlük haklarına ilişkin sorunları sürerken gündeme gelen sendikal baraj talebi, sendikaların önceliğinin çalışanların hakları mı yoksa mevcut örgütsel güçlerini korumak mı?
Kaynak: Cumhuriyet gazetesinin 10 Ekim 2026 tarihli haberine ilişkin aktarılan bilgiler ve Hür-Sen Genel Başkanı Levent Kuruoğlu'nun açıklaması.
Yorumlar (0)