29 İşçinin Yaşamını Yitirdiği Gayrettepe İşçi Katliamını Ne Unuturuz Ne de Affederiz!

Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024 tarihinde meydana gelen ve 29 işçinin hayatını kaybetmesine neden olan gece kulübü yangınıyla ilgili davanın 15’inci duruşması öncesinde aileler, İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelerek adalet çağrısında bulundu. Duruşma öncesinde, bilirkişi raporlarına yönelik tepkilerini dile getiren aileler, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını talep etti.

29 İşçinin Yaşamını Yitirdiği Gayrettepe İşçi Katliamını Ne Unuturuz Ne de Affederiz!

 

Kaza Değil, İhmale Bağlı Cinayet

Gayrettepe’de, 29 emekçinin can verdiği o korkunç katliamın üzerinden geçen zamana rağmen acımız hâlâ taptaze. Yüreğimizde yanan öfke dinmedi, adalet arayışımız hiç azalmadı. 15’inci duruşma öncesinde Çağlayan Adliyesi’nin önünde, işçi aileleriyle omuz omuza, Nakliyat-İş Sendikası  öncülüğünde bir kez daha haykırdık: Bu katliam ne unutulur ne de affedilir!

Basın ve Kamuoyuna

Bugün burada, katledilen emekçilerin aileleri, acılarıyla dimdik ayakta duran kahramanlar, yanımızda DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Nakliyat-İş Genel Başkanı Özkan Atar, Genel Örgütlenme Sekreterimiz Fehmi Elmacı, sendikamızın uzmanları, işyeri temsilcilerimiz, DSF Genel Başkan Yardımcısı ve Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ile birlikteydik. Nakliyat-İş üyeleri ve sınıf dostlarımız da yalnız bırakmadı bu direnişi. Hep bir ağızdan, hep bir yürekten sesimizi yükselttik. Bu mahkeme salonlarında sadece sanıklar değil, sistematik ihmallerin, rantın ve ucuz işgücü politikalarının tüm sorumluları yargılanana kadar susmayacağız!

Gayrettepe İşçi Katliamı, tesadüfün eseri değildi. Yıllarca süren denetimsizliklerin, “olur biter” mantığının, iş güvenliğini hiçe sayan patronaj anlayışının ve kamu görevlilerinin göz yumduğu ihmallerin sonucuydu. 29 can, 29 umut, 29 aile o enkazın altında kaldı. Geride gözü yaşlı anneler, babasız kalan çocuklar, eşiyle hayalleri yarım kalan eşler ve kardeşler kaldı. Onların acısını kelimelerle anlatmak imkânsız. Ama o acıyı adalete dönüştürmek bizim en kutsal borcumuzdur.

Basın açıklamamızda bir kez daha net bir biçimde ilan ettik: Kamu görevlileri dâhil olmak üzere bu katliamın bütün sorumluları, tek bir kişi dahi eksik bırakılmadan yargı önüne çıkarılmalıdır. Hiçbir siyasi baskı, hiçbir bürokratik engel, hiçbir “zaman aşımı” oyunu bu davayı gölgede bırakamaz. Adalet yerini buluncaya, katliamın tüm karanlık yüzleri aydınlatılıncaya kadar bu davanın takipçisi olacağız. Mahkeme salonlarından sokaklara, meydanlardan Meclis’e kadar her yerde emekçilerin hakkını, can güvenliğini savunmaya devam edeceğiz.

İşçi Cinayetleri Politiktir

Bu katliam, sadece 29 işçinin ölümü değildir. Aynı zamanda, ülkemizde işçi sınıfına reva görülen sistematik değersizleştirmenin, “birkaç kişinin ihmali” diye geçiştirilen cinayetlerin de simgesidir. Her yıl binlerce işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirmesi, bu düzenin utancıdır. Gayrettepe’de yaşananlar, ne ilk ne de son olsun diye mücadele ediyoruz. Çünkü her işçi katliamı, yeni katliamların habercisi olabilir. Ancak biz unutmuyoruz, affetmiyoruz ve pes etmiyoruz!

İşçi aileleriyle kurduğumuz dayanışma, sadece hukuki bir takip değil, aynı zamanda insani ve sınıfsal bir duruştur. Onların acısını paylaşıyor, öfkelerini büyütüyor, taleplerini hep birlikte yükseltiyoruz. Bu dava, sadece bir mahkeme dosyası değildir. Bu dava, Türkiye’de işçi sınıfının onur mücadelesinin bir parçasıdır. Adalet yerini bulana dek, her duruşmada, her basın açıklamasında, her eylemde burada olacağız.

29 canımızın anısı önünde bir kez daha eğiliyoruz. Onların hatırası, bizlere daha güçlü, daha örgütlü ve daha kararlı mücadele etme sorumluluğu yüklüyor. Nakliyat-İş olarak, DİSK ailesi olarak, tüm ilerici ve demokratik güçlerle birlikte diyoruz ki:

Gayrettepe İşçi Katliamı’nı ne unutacağız ne de affedeceğiz!

Tüm sorumlular yargılanana kadar adalet arayışımız sürecek!

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış