Direnişin ve Şiirin Öksüz Bırakılmayacak Sesi
Şair Ahmet Telli entübe edildi. Haber, bir anda yürekleri dağladı. Yine ozanın payına direnmek düştü. Yine bir şair, bedeniyle kelimelerin sınırlarını zorluyor. Yine bir ozan, hayata karşı son nefesine kadar şiir gibi direniyor.
Ahmet Telli, şiirinin en güçlü, en sarsıcı seslerinden biri. Yıllardır emek, adalet, özgürlük ve insan onuru için yazdı. Şiirleri nehir gibi akar; bazen öfkeyle coşar, bazen acıyla sızlar, bazen de umutla yeşerir. “Bir gün” diye başlayan dizeleri, kuşaklar boyu ezberlendi. O, sadece kelimeleri yan yana getirmeyen, kelimeleri birer silaha, birer yaraya, birer merheme dönüştüren bir şairdir.
Şimdi hastane odasında, makinelerin ritmine bağlı halde yatarken, onun şiirleri dışarıda hâlâ yaşıyor. Sokaklarda, meydanlarda, üniversitelerde, evlerde, işçilerin molalarında, öğrencilerin gecelerinde… Şiirleri sensiz öksüz kalmasın diye direniyoruz. Çünkü Telli’nin dizeleri, sadece bir şairin değil, bütün bir halkın hafızasıdır. O sustuğu anda, direnişin dili de yaralanır.
Diren Ozan!
Şiirlerin sensiz öksüz kalmasın diye.
Genç şairler senin dizelerinden ilham alsın diye.
Hâlâ umudun tükendiğini söyleyenlere “henüz değil” diye haykıran o inatçı sesin susmasın diye.
Biz dışarıda senin şiirlerini okumaya, paylaşmaya, yaşatmaya devam edeceğiz. Sen de o zorlu nefes savaşında, bildiğin gibi diren. Çünkü senin varlığın, sadece bir şairin varlığı değil; bu topraklarda hâlâ “insan” diye bir şeyin mümkün olduğuna dair en güzel kanıtlardan biri.
Geçmiş olsun Ahmet Telli.
Şiirlerinle, direncinle, isyanınla aramızda ol.
Ve lütfen, bir an önce o sevdiğin dizeleri yine kendi sesinle mırıldanabildiğin günlere dön.
Direnişin en güzel hali, yaşamaktır.
Yorumlar (0)