Alevi Kurumlarından MEB’in Eğitim Modüllerine Ortak Tepki “Alevilik Alevilerin Yoludur”
Türkiye, Avrupa ve Avustralya’da faaliyet gösteren yedi Alevi kurumu, Millî Eğitim Bakanlığı’nın Alevi-Bektaşi inancı ve kültürüne yönelik hazırladığı eğitim modüllerine ortak açıklamayla tepki gösterdi. Kurumlar, Aleviliğin devlet tarafından yeniden tanımlanabilecek ya da yalnızca kültürel bir başlık altında müfredatlaştırılabilecek bir alan olmadığını belirterek, “Alevilik yaşayan bir inançtır. Bu hakkın öznesi Alevi toplumudur” dedi.
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan Alevi-Bektaşilik eğitim modülleri Alevi kurumlarının tepkisine neden oldu.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu ortak bir kamuoyu açıklaması yayımladı.
Açıklamada, Alevi-Bektaşi tarihinin, edebiyatının, müziğinin, ozanlarının, ocaklarının ve dergâhlarının toplumun farklı kesimlerine aktarılmasının ilk bakışta olumlu görülebileceği ancak asıl tartışılması gereken konunun “Aleviliğin kim tarafından, hangi anlayışla ve hangi yetkiyle anlatılacağı” olduğu belirtildi.
MEB 12 Eğitim Modülü Hazırladı
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in daha önce açıkladığı programa göre MEB, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü bünyesinde Alevilik-Bektaşilik konusunda 12 eğitim modülü hazırladı. Bakanlığın açıkladığı programda 13 yaş üzerindekiler için sekiz, daha küçük yaştaki çocuklar için ise dört ayrı modül bulunuyor.
Bakanlığın açıkladığı yetişkinlere yönelik programlardan “Alevi-Bektaşilikte Yol-Erkân” modülü 104 saat olarak planlandı. Bunun yanı sıra “Alevilik ve Bektaşiliğin Temel Esasları” 96, “Alevi-Bektaşi Tarihi” 92, “Alevilik-Bektaşilikte Toplumsal Kurumlar” 80, “Alevi-Bektaşi Edebiyatı” 96, “Alevilik-Bektaşilikte Ocaklar ve Dergâhlar” 112 ve “Alevi-Bektaşi Müziği” 90 saat olarak açıklandı.
“ALEVİLİK YAŞAYAN BİR İNANÇTIR”
Yedi Alevi kurumu ise ortak açıklamasında programı inançsal temsil ve yetki açısından eleştirdi.
Açıklamada şu görüş dile getirildi:
«“Alevilik devlet tarafından yeniden tanımlanacak, biçimlendirilecek veya müfredatlaştırılacak bir ‘kültür’ başlığı değildir. Alevilik yaşayan bir inançtır.”»
Aleviliğin yol, erkân, ocaklar, sürekler, pir-talip ilişkisi, cemler, hizmetler, ikrar, görgü ve rızalık kurumlarıyla kendi tarihsel ve inançsal bütünlüğüne sahip olduğu vurgulandı.
1826 Hatırlatması: “Tarihsel Hafızamızdan Bağımsız Ele Alamayız”
Ortak açıklamada Osmanlı döneminde 1826'da Bektaşiliğin yasaklanması ve Bektaşi tekkelerine yönelik uygulamalar da hatırlatıldı.
Kurumlar, bu tarihsel deneyimi Alevi-Bektaşi yolunun kendi kurumları ve inanç önderleri üzerindeki iradesinin devlet tarafından sınırlandırılması olarak değerlendirdiklerini belirterek, günümüzdeki eğitim politikalarına ilişkin kaygılarının da bu tarihsel hafızadan bağımsız olmadığını ifade etti.
“YOL-ERKÂN HİZMETLİSİ OLMAK BİR MESLEK DEĞİLDİR”
Açıklamanın en dikkat çekici itirazlarından biri 104 saatlik “Alevi-Bektaşilikte Yol-Erkân” eğitimine ilişkin oldu.
Alevi kurumları, mürşit, pir, dede, ana, baba, rehber ve diğer hizmet sahiplerinin Alevilik içerisindeki konumlarının devlet tarafından verilecek bir belgeyle belirlenemeyeceğini savundu.
Açıklamada, “Yol-Erkân hizmetlisi olmak bir meslek değildir” denilerek, devlet kurumunca verilecek bir “usta öğreticilik belgesinin” kişiyi Alevi yolunun inançsal taşıyıcısı haline getirmeyeceği görüşü dile getirildi.
Devletin Görevi Alevilere Alevilik Öğretmek Değildir
Kurumlar, itirazlarının çocukların ve toplumun Aleviliği öğrenmesine yönelik olmadığının özellikle altını çizdi.
Alevi toplumunun kendi çocuklarına inancını, tarihini ve kültürünü aktarma hakkını savunduklarını belirten kurumlar, bu sürecin öznesinin Alevi toplumunun kendisi olması gerektiğini ifade etti.
Ortak açıklamada, devletin görevinin “Alevilere Alevilik öğretmek” değil; eşit yurttaşlık, inanç özgürlüğü ve laiklik temelinde herkesin kendi inancını özgürce yaşayabileceği koşulları oluşturmak olduğu savunuldu.
Alevi Toplumuna “Yolumuza Sahip Çıkalım” Çağrısı
Açıklamanın sonunda Alevi toplumuna da çağrıda bulunuldu.
“Gün, yolumuza sahip çıkma günüdür” denilen açıklamada ocakların, dergâhların, cemlerin, erkânın ve Alevi inanç hafızasının korunması gerektiği vurgulandı.
Kurumlar açıklamalarını şu sözlerle tamamladı:
“Alevi toplumu buna rızalık vermez! Alevilik Alevilerin Yolu’dur.”
Açıklamada ayrıca sürece kişisel çıkar ilişkileri üzerinden dahil olduğu ileri sürülen kişilere yönelik olarak, “Tarih, rıza lokmasıyla yürüyenleri de yazar; saray sofrasında yolundan dönenleri de” ifadeleri kullanıldı ve “Bizim tarafımız bellidir: Rıza lokmasının, hakikatin ve yolun tarafındayız” denildi.
Ortak açıklamaya Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Türkiye Alevi Federasyonu, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu imza attı.
Yorumlar (0)