Can Atalay’dan 24 Saatlik Açlık Grevi: “ Bıçak Kemiğe Dayandı”
Cezaevinde bulunan seçilmiş Hatay Milletvekili Can Atalay, TBMM’nin yeni yasama yılına başladığı 1 Ekim’de 24 saatlik açlık grevine başladı. Atalay, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmasını ve milletvekilliği görevinin önündeki engellerin kaldırılmasını istedi.
Türkiye İşçi Partisi (TİP), Can Atalay’ın TBMM’nin yeni yasama yılına başladığı 1 Ekim 2026 tarihinde 24 saatlik açlık grevine başladığını duyurdu. Atalay, cezaevinden gönderdiği mesajda eyleminin Hatay’ın temsil hakkı ile Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması talebine dikkat çekmek amacı taşıdığını belirtti.
“Artık Bıçak Kemiğe Dayanmıştır”
Atalay, TBMM’nin açıldığı gün Meclis’te bulunması gerektiğini savunarak Hatay seçmenlerinin temsil hakkına vurgu yaptı.
Atalay mesajında, “Artık bıçak kemiğe dayanmıştır” diyerek, Hatay halkının temsil hakkı ile emekçilerin ve yoksulların sorunlarına dikkat çekmek amacıyla 24 saatlik açlık grevine başladığını açıkladı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş’a Çağrı
Atalay, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a da seslenerek Anayasa Mahkemesi kararının gereğinin yerine getirilmesini istedi.
Atalay, milletvekilliği kaydına ilişkin yapılması gerektiğini savunduğu işlemi, “AYM kararı gereği adım kütüğe tekrar yazılacaktır” sözleriyle ifade etti.
AYM İki Kez İhlali Karar Vermişti
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, 25 Ekim 2023 tarihli kararında Atalay’ın seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine hükmetmişti. Mahkeme, giderim kapsamında yeniden yargılama ve serbest bırakılma yönünde karar vermişti.
AYM, kararın uygulanmamasının ardından 21 Aralık 2023’te verdiği ikinci kararda ise seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının yanı sıra bireysel başvuru hakkının da ihlal edildiğine karar verdi.
AYM: “Fiili Bir Durum Oluşturuldu”
Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi sürecine ilişkin AYM'nin 2024 tarihli kararında da önemli tespitler yer aldı.
Yüksek Mahkeme, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin AYM kararına uyulmamasına ilişkin kararını “Türk hukukunda verilmesi mümkün olmayan, Anayasa’nın tamamen dışında kalan ve hukuki dayanağı bulunmayan” bir karar olarak nitelendirdi. AYM ayrıca söz konusu Yargıtay yazısının TBMM Genel Kurulu’nda okunmasıyla Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesine yönelik “fiilî (de facto) bir durum” oluşturulduğunu belirtti.
“Susmayacağım”
Atalay açıklamasında kendi durumunun yanı sıra yoksulluk, çalışma yaşamı, barınma, sağlık ve deprem güvenliği gibi sorunlara da değindi.
Hatay halkının kendisini “söz söylemek ve hesap sormak” için seçtiğini belirten Atalay, milletvekilliği görevinden vazgeçmeyeceğini ifade etti.
24 saatlik açlık grevinin aynı zamanda Anayasa’ya uyulması, AYM kararlarının uygulanması ve milletvekilliği görevini yapmasının önündeki engellerin kaldırılması yönünde bir çağrı olduğunu kaydetti.
Türkiye İşçi Partisi sosyal medya hesabından, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay'ın cezaevinden yazdığı mektubuna yer verdi.
Can Atalay, şunları kaydetti:
"TBMM bugün yeni yasama yılına başlıyor. Hatay halkının en zor günlerinde verdiği kararla seçtiği milletvekili olarak benim de orada olmam gerekirken tümüyle hukuksuz olarak cezaevindeyim. Zaten ülkemizdeki mevcut yargı sistemi nedeniyle haksız bir kararla tutuklu olduğumu şimdilik bir kenara bırakalım. Anayasal açıdan seçildiğim gün 'yargılamanın durması', tahliye edilmem ve yemin ederek görevime başlamam gerekiyordu. Hukuksuzca engellendi. Anayasa Mahkemesi haklarımın ihlal edildiğine dair karar verdi. Tahliye edilmem gerekirdi.
TBMM'de, Anayasa Mahkemesi'nin Türk hukukunda verilmesi mümkün olmayan dediği bir kararı okuyarak, hukuki karşılığı olmayan bir adımla milletvekilliğim fiili durum yaratılarak düşürülmeye çalışıldı. Anayasa Mahkemesi o işlemin 'yok hükmünde' olduğunu karara bağladı. Görevi gereği bir milletvekilinin hakkını, hukukunu koruması gereken TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise sorumluluğunu yerine getirebilecek bir duruş sergilememekte ısrar etmektedir.
"TBMM Başkanı'nı bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum"
Bugün yeni yasama yılına başlarken, seçilmiş bir milletvekili olarak TBMM Sayın Başkanı'nı yeniden, bir kez daha görevini yapmaya davet ediyorum. Başka bir ülkedeki bir siyasetçinin hapiste tutulmasını haklı olarak 'siyasilerin yeri hapishane olamaz' sözleriyle kınayan ve özgürlüğünü talep eden Sayın Başkan'a başkanlığını yaptığı Meclis'in seçilmiş bir milletvekiline karşı da sorumlulukları bulunduğun ne yazık ki hatırlatmak zorundayım.
Sayın milletvekilleri, yapılacak işlem bellidir. Sayın Başkan, AYM Kararı gereği adımı kütüğe tekrar yazacaktır. Başkaca bir karara ve işleme gerek yoktur. Her birimizin Anayasa'ya uygun davranma sorumluluğunu yerine getirmesi artık ertelenemez. Sizlerin de TBMM Başkanı'na, Anayasa'dan kaynaklanan yükümlülüklerini ve sorumluluklarını hatırlatmanız önemlidir.
Sevgili yurttaşlar, çok büyük bir haksızlıkla karşı karşıya kaldığım ortadadır. Ancak hakkını alamayan tek kişi olmadığımı da biliyorum. Bu ülkeyi emeğiyle ayakta tutan milyonlarca insan güvenli bir evde yaşamak, çocuğunu okula tok göndermek, hastalandığında nitelikli sağlık hizmeti almak, çalışırken ve emekli olduğunda insanca yaşamak istiyor. Ekmeğini kazanırken ölmek istemiyor. Oysa çocuklarımız okula aç gidiyor, sağlık bir kazanç kapısına dönüşüyor, milyonlarca yurttaşımız olası bir depremde canını yitirme riskiyle yaşamaya mahkûm ediliyor. Tüm bunlar yaşanırken, hücrenizde bir emekli yurttaşın 'Para için değil, onurum için' yazılı bir döviz taşırken, kendi hayatına son verdiğini öğrenirseniz ne yaparsınız? Üstelik bunun yaşandığı yerin Anayasa Mahkemesi önü olduğunu gördüğünüzde... Depremzedelerin oylarıyla seçilmiş bir milletvekili olarak, Anayasa Mahkemesi kararına rağmen hukuksuzca cezaevinde olup bunları görseniz, dört duvar arasında sessizce oturur muydunuz?
"Susmayacağım"
Sevgili yurttaşlar, aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor. Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor. Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis'in açıldığı bugün, Hatay halkının gasbedilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum. Bu aynı zamanda, Anayasa'ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır. Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız."
Yorumlar (0)