Alevi Kurumları: Laik Eğitimi Hedef Alan “Ramazan Ayı Genelgesi” Geri Çekilsin

“Ramazan Ayı Genelgesi”ne tepki gösteren Alevi kurumları, söz konusu genelgenin laiklik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek tepki gösterdi. Genelgenin pedagojik bir düzenleme olmadığı, kamusal eğitimi siyasal iktidarın dini-ideolojik yaklaşımı doğrultusunda biçimlendirmeyi amaçlayan planlı bir müdahale niteliği taşıdığı ifade edildi. Genelgenin geri çekilmesini isteyen Alevi kurumları ortak bir yazılı açıklama yaptı.

Alevi Kurumları: Laik Eğitimi Hedef Alan “Ramazan Ayı Genelgesi” Geri Çekilsin

Alevi Kurumları: Laik Eğitimi Hedef Alan “Ramazan Ayı Genelgesi” Geri Çekilsin

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı ile imzaladığı “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum" (ÇEDES) projesi kapsamında okullarda yürütülen  laikliği ve laik eğitimi hedef alan politika ve uygulamaları genişleterek devam ederken, bakanlığın 12.02.2026 tarihinde valiliklere gönderdiği “Ramazan Ayı Genelgesi” ile farklı bir boyuta taşıyor. Siyasal iktidar, kamusal eğitimi dini-ideolojik anlayışı doğrultusunda biçimlendirmeyi amaçlayarak,   bilinçli ve planlı uygulamayı Ramazan Ayı boyunca gerçekleştirmeye çalışıyor. Başta Alevi çocukları olmak üzere; farklı inanç gruplarını tüm çoğul toplumsal yapıyı yok sayan, tekçi ve Sünni-İslam merkezli bir anlayışı devlet eliyle öğrencilere dayatmaktadır.

Öğrencilere Ramazanda Cami Ziyareti

Milli Eğitim Bakanlığı’nın genelgesi doğrultusunda Mart ayında yapılacak etkinlik sürecinde yapılacaklar şöyle ifade edilmektedir:

 “Öğrencilerin Ramazan ayında caminin toplumsal, kültürel ve manevi işlevini yerinde gözlemleyerek tanımalarını; saygı, dikkat ve gözlem becerilerini geliştirmelerini desteklemek.

Öğrencilerin Ramazan ayı boyunca camilerde ne gibi değişiklikler olabileceği üzerine düşünmeleri teşvik edilir ve Ramazan’ın birlik ve toplumsal dayanışma gibi değerleri vurgulanır. Ardından öğretmen rehberliğinde bir cami ziyareti gerçekleştirilebilir.Ziyaret öncesinde mekana uygun davranışlara ilişkin genel kurallar hatırlatılır ve “Cami Ziyareti Gözlem Formu” öğrencilere dağıtılır. Ziyaret sırasında öğrenciler camideki bölümleri, Ramazana özgü hazırlıkları ve hissettikleri duyguları form aracılığıyla gözlemler. Sınıfa dönüldüğünde öğrenciler ziyaretle ilgili dikkatlerini çekenleri paylaşır ve ziyaret deneyimlerini resim veya kısa metinlerle ifade eder. Çalışmalar sınıfta “Ramazanda Cami” köşesinde sergilenir ve öğrenciler çalışmalarını sınıfta paylaşır.” 

 Bu genelge ile; okullar, yani kamusal ve tarafsız olması gereken alanlar, dini referanslarla yeniden düzenlenmekte, çocukların zihinleri belirli bir inanç kalıbına göre şekillendirilmeye çalışılmaktadır.

“Ramazan Ayı Genelgesi”ne tepki gösteren Alevi kurumları, söz konusu genelgenin laiklik ilkesine aykırı olduğu belirtilerek tepki gösterdi. Genelgenin pedagojik bir düzenleme olmadığı, kamusal eğitimi siyasal iktidarın dini-ideolojik yaklaşımı doğrultusunda biçimlendirmeyi amaçlayan planlı bir müdahale niteliği taşıdığı ifade edildi. Genelgenin geri çekilmesini isteyen Alevi kurumları ortak bir yazılı açıklama yaptı. 

Açıklamanın tam metni şöyle:

BASINA VE KAMUOYUNA 

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 12.02.2026 tarihinde valiliklere gönderdiği, Yusuf Tekin imzalı "Ramazan Ayı Genelgesi" derhal geri çekilmelidir. 

Bu genelge, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda açıkça ifade edilen Laiklik ilkesinin sadece kağıt üstünde yazılan bir ilke olarak kaldığının ve uygulamada hiçbir karşılığının olmadığının bir kez daha göstergesi olmuştur. 

Çünkü genelge açık bir biçimde, laikliğe aykırıdır ve aynı zamanda da mevcut yazılı ve evrensel hukuka göre de, Anayasa suçudur. 

Bu genelge, pedagojik bir düzenleme değil; kamusal eğitimi siyasal iktidarın dini-ideolojik anlayışı doğrultusunda biçimlendirmeyi amaçlayan bilinçli ve planlı bir müdahaledir.

Bu uygulama, başta Alevi çocukları olmak üzere; farklı inanç gruplarını, inançsızları ve tüm çoğul toplumsal yapıyı yok sayan, tekçi ve Sünni-İslam merkezli bir anlayışın devlet eliyle dayatılmasıdır. 

Bu bir eğitim politikası değil; açık bir asimilasyon ve kimlik silme girişimidir.

"Okullarda Ramazan şenlikleri, iftar programları, ortak iftar sofraları, davul çalma, topluca camilere gitme, okulları Ramazan ayına uygun bir biçimde süsleme" gibi faaliyetleri içeren bu genelge, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adlı müfredata dayandırılmaktadır. 

Bu da, bizim bu müfredata niçin karşı çıktığımızı daha anlaşılır kılmaktadır.

Devletin görevi, toplumun tüm kesimlerine eşit mesafede durmak, hiçbir inancı ya da mezhebi diğerine üstün kılmamaktır. 

Oysa; bu genelge ile; okullar, yani kamusal ve tarafsız olması gereken alanlar, dini referanslarla yeniden düzenlenmekte, çocukların zihinleri belirli bir inanç kalıbına göre şekillendirilmeye çalışılmaktadır.

Alevi toplumu yüzyıllardır inkâr, dışlanma ve asimilasyon politikalarına maruz bırakılmıştır. Zorunlu din dersleriyle, tekçi müfredatla, Cemevlerinin yok sayılmasıyla ve şimdi de bu tür genelgelerle, çocuklarımız sistematik biçimde kimliklerinden koparılmak istenmektedir. 

Bugün yapılan şey, geçmişte uygulanan politikaların daha kurumsal ve daha pervasızca devamıdır.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın genelgesi, sadece Alevileri değil, bu ülkede laik ve demokratik bir yaşamı savunan herkesi hedef almaktadır. 

Bu, bir inanç meselesi değil; hak, hukuk ve özgürlük meselesidir.

Kamusal eğitim alanı;

* Dini propaganda alanı değildir.

* Siyasal iktidarın ideolojik arka bahçesi değildir.

* Tek bir inancın topluma dayatılacağı bir alan hiç değildir.

Biz Alevi kurumları olarak; bu dayatmayı tanımıyoruz, kabul etmiyoruz ve meşru görmüyoruz.

Bu genelgenin de, bu genelgeye zemin hazırlayan 

"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" adı ile yayınlanan müfredatın da derhal iptal edilmesini istiyoruz. 

Bu alanda hukuki, toplumsal ve demokratik tüm mücadele yollarını sonuna kadar kullanacağımızı, buradan ilan ediyoruz.

Unutulmasın ki; Laiklik, bir lütuf değil, toplumsal mücadelelerle kazanılmış bir haktır. 

Kimsenin bu hakkı gasp etmesine, çocuklarımızı siyasal-dini projelere teslim etmesine izin vermeyeceğiz.

* Eğitim politikaları, çoğulcu, eşitlikçi ve bilimsel bir temelde yeniden düzenlenmelidir.

* Hiçbir çocuk, inancı ya da kimliği nedeniyle baskı altına alınmamalı, dışlanmamalı ve asimile edilmemelidir.

* Laik, demokratik, bilimsel, eşit, parasız ve anadilinde eğitim, her çocuğun hakkıdır. 

Bu hak, siyasilerin ve hükümetlerin ideolojik emellerine kurban edilemez.

Bu ülkenin çocukları arasında, inanç temelinde ayrım yapılmasına asla izin vermeyeceğiz.

Laik, bilimsel, kamusal ve eşit yurttaşlık temelli eğitim hakkımızdan, asla vazgeçmeyeceğiz.

Susmayacağız !

Kabul etmeyeceğiz !

Boyun eğmeyeceğiz !

Okullar; bilim yuvası, sanat ve kültür yuvası olmaktan hızla uzaklaşmakta, cemaat ve tarikatların kontrolüne terk edilmektedir. 

Buna izin vermeyeceğiz !

Karanlığa teslim olmayacağız !

 

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU 

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU 

HACI BEKTAŞ VELİ ANADOLU KÜLTÜR VAKFI 

TÜRKİYE ALEVİ FEDERASYONU 

ALEVİ KÜLTÜR DERNEKLERİ 

PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ 

AVUSTRALYA ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU 

AVRUPA ARAP ALEVİLERİ FEDERASYONU

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış