Datça Demokrasi Platformu’ndan Maden İşçilerine Destek

Datça Demokrasi Platformu, Ankara’da hakları ve alacakları için direnen Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileriyle dayanışmak amacıyla, Adalet ve Barış Buluşmalarının 214. haftasında Berkin Elvan Yontusu önünde basın açıklaması yaptı. Platformun “ Maden işçileri holdinglerden büyüktür” şiarıyla yaptığı çağrıya çok sayıda datçalı katıldı. Eylemde sık sık “Yaşasın sınıf dayanışması”, Doruk maden işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı.

Datça Demokrasi Platformu’ndan Maden İşçilerine Destek

Maden İşçisinin Alın Terine Çökmeyin!

Datça Demokrasi Platformu, Ankara’da hakları ve alacakları için direnen Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileriyle dayanışmak amacıyla, Adalet ve Barış Buluşmalarının 214.  haftasında Berkin Elvan Yontusu önünde basın açıklaması yaptı. Platformun “ Maden işçileri holdinglerden büyüktür” şiarıyla yaptığı çağrıya çok sayıda Datçalı katıldı. Eylemde sık sık “Yaşasın sınıf dayanışması”, Doruk maden işçisi yalnız değildir” sloganları atıldı.

Platform adına açıklamayı okuyan Gönül Mesci, “ işçilerin Ankara’ya yürüyüş ve eylemler sırasında karşılaştığı kolluk müdahalelerine tepki göstererek, birikmiş alacakların herhangi bir koşula bağlanmadan derhal ödenmesi” çağrısında bulundu.

Açıklamada, işçilere yönelik verilen devlet güvencelerinin yerine getirilmediği savunularak, birikmiş ücret, ikramiye, tazminat ve sosyal hakların ödenmemesinin münferit bir şirket sorunu olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Platform, özellikle yer altında ağır ve riskli koşullarda çalışan maden işçilerinin yaşadığı mağduriyete dikkat çekerek, “Emeği koruma” yükümlülüğünün yerine getirilmediğini dile getirdi.

Datça Demokrasi Platformu’ndan Maden İşçilerine Destek

“İşçiler adalet yerine kolluk güçleriyle karşılaşıyor”

İşçilerin haklarını aramak amacıyla Ankara’ya gitmek zorunda kaldığını belirten Mesci, eylemler sırasında yaşanan kolluk müdahalelerine tepki gösterdi.

İşçilerin tartaklandığını, yerlerde sürüklendiğini, gözaltına alındığını ve Ankara girişlerinde engellendiğini ifade eden Mesci, demokratik haklarını kullanan emekçilerin baskıyla karşı karşıya bırakılmasını eleştirdi.

Mesci, açıklamasında devletin adalet ve hukuk ilkeleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, “Hak arayan işçinin karşısına kolluk gücü değil, adalet çıkmalıdır” mesajını verdi.

“Tek talep: Hakların iadesi”

Maden işçilerinin birikmiş alacaklarının bir lütuf ya da pazarlık konusu olmadığını belirten Mesci, söz konusu ödemelerin işçilerin alın terinin karşılığı olduğunu ifade etti.

Mesci, işçilerin tüm birikmiş alacaklarının herhangi bir bürokratik gerekçeye sığınılmadan, derhal ve gecikmeksizin ödenmesi çağrısında bulundu.

Datça Demokrasi Platformu’nun maden işçileriyle dayanışma içinde olduğunu belirten Mesci, emekçilerin hak mücadelesinin yanında olmaya devam edeceklerini söyledi.

Açıklamanın sonunda ise dayanışma mesajı verilerek, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!” ifadelerine yer verildi.

Basın açıklaması sloganlarla son buldu.

Basın açıklamasının tam metni:

“Basın ve Kamuoyuna 

En üst perdeden, bakanların kefaletiyle verilen devlet sözleri dahi birer birer çiğnenmiştir. Birikmiş ücretler, ikramiyeler, tazminatlar ve en temel sosyal haklar, hukuk tanımaz bir hırsla gasbedilmektedir. Yerin yüzlerce metre altında, canı pahasına çalışan maden işçisine reva görülen bu muamele, münferit bir şirket krizi olarak açıklanamaz. Karşımızdaki tablo, sistemli bir tercihin ve amansız bir sömürü düzeninin sonucudur. 

 Devlet mekanizması ve iktidar, anayasal ödevi olan emeği koruma misyonunu terk etmiş, tercihini açıkça ve pervasızca sermayenin gücünden yana kullanmıştır. 

Hakkını arayan, evine ekmek götüremeyen, çocuklarının geleceği çalınan işçilerin seslerini duyurmak için Ankara yollarına düşmesi, bu ülkenin en büyük utanç vesikalarından birine dönüşmüştür. Alacaklarını tahsil etmekten başka hiçbir amacı olmayan emekçiler; Karşılarında adaleti değil, kolluk güçlerinin kalkanlarını bulmaktadır. Sokaklarda tartaklanmakta, yerlerde sürüklenmektedir.

Demokratik haklarını kullandıkları için gözaltına alınmaktadır. Ankara’nın giriş kapılarında haksızca engellenmektedir. Güçlüyü korumak adına işçinin üzerine salınan bu baskı aygıtları, devletin adalet terazisinin ne kadar ağır bir biçimde bozulduğunu kanıtlamaktadır. Haklının yanında durması gerekenler, suç ortaklığı yaparcasına güçlünün safında konumlanmıştır. Bu düzen, gücü elinde bulunduranın her zaman haklı sayıldığı, hukukun sadece zayıfları ezmek için kullanıldığı karanlık bir rejim inşa etmiştir. İşçinin  amasız - fakatsız Tek Talepler: Hakların İadesidir. Bizler, bu ülkenin vicdan sahibi yurttaşları olarak, emeğin köleleştirildiği bu çarpık düzeni kökten reddediyoruz. Maden işçilerinin birikmiş alacaklarının ödenmesi bir lütuf, bir sadaka ya da uzlaşı sağlanması gereken bir pazarlık konusu değildir. O paralar; Yerin metrelerce altında, karanlıkta akıtılan her bir damla terin karşılığıdır. Alın teriyle helalinden kazanılmış, gasp edilemez anayasal haklardır. İşçinin çocuklarının rızkı, geleceği ve yaşam güvencesidir. Bu nedenle, madencinin hak ettiği tüm birikmiş alacaklar amasız, fakatsız ve hiçbir bürokratik bahaneye sığınılmadan, derhal ve gecikmesiz olarak ödenmelidir.

Datça Demokrasi Platformu olarak, Ege’nin bir ucundan Türkiye’nin dört bir yanındaki maden ocaklarına kadar uzanan sarsılmaz bir dayanışma köprüsü kuruyoruz. Maden işçisinin, onun onurlu ailesinin ve bu haklı kavganın sonuna kadar yanındayız. Baskıyla, copla, gözaltıyla sindirilmeye çalışılan o irade, bizim de irademizdir. İşçinin nasırlı elleriyle büyüttüğü bu hak mücadelesini kendi mücadelemiz kabul ediyor ve zafer kazanılana dek sesimizi onların sesine katacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz. Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”

 Datça Demokrasi Platformu

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış