Datça Halkından Eski Hastanenin Özelleştirmesine Sert Tepki

Sağlık hizmeti veren yerleşkenin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirme programına alınmasına karşı, CHP Datça İlçe Başkanlığı öncülüğünde yapılan basın açıklamasına Muğla CHP Milletvekilleri Süreyya Öneş Derici, Cumhur Uzun ve Gizem Özcan yanısıra, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz, Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, belediye meclis üyeleri katılırken, Datça Demokrasi Platformu ve MUÇEP “Bırakın Doğal Kalsın” pankartı açarak destek verdi. Çok sayıda Datça’lı vatandaşın katıldığı gösteride, özelleştirme sloganlarla protesto edildi.

Datça Halkından Eski Hastanenin Özelleştirmesine Sert Tepki

Datça’nın kıyısında, son kamusal alan olan halk arasında  eski hastane olarak bilinen halihazırda Toplum Sağlığı Merkezi ve  Aile Sağlığı Merkezi olarak hizmet veren arazi, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile özelleştirme kapsamına alındı.

Sağlık hizmeti veren yerleşkenin Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından özelleştirme programına alınmasına karşı, CHP Datça İlçe Başkanlığı öncülüğünde yapılan basın açıklamasına Muğla CHP Milletvekilleri Süreyya Öneş Derici, Cumhur Uzun ve Gizem Özcan yanısıra, CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz, Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, belediye meclis üyeleri katılırken,  Datça Demokrasi Platformu ve MUÇEP “Bırakın Doğal Kalsın” pankartı açarak destek verdi. Çok sayıda Datça’lı vatandaşın katıldığı gösteride, özelleştirme sloganlarla protesto edildi.

Özelleştirmeye tepki gösteren CHP Milletvekilleri ve yerel yöneticiler burada birer konuşma yaparak  kamusal alanın özelleştirilmesine karşı birlikte mücadele vurgusu yapıldı.

Datça Halkından Eski Hastanenin Özelleştirmesine Sert Tepki

CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz, konuşmasında, “Bugün burada bir kentin hafızasına, geleceğine ve ortak yaşam hakkımıza sahip çıkmak için toplandık.

Öncelikle; Datça Demokrasi Platformu’nu, MUÇEP’i, bu mücadelede omuz omuza duran tüm sivil toplum örgütlerini, doğa ve yaşam savunucularını yürekten selamlıyorum. MUÇEP’in 10. yılını kutluyorum. Bu on yıl; doğayı savunanların, toprağa sahip çıkanların, umudu büyütenlerin on yılıdır. Ve biz bugün de, yarın da dayanışma içindeyiz.” açıklamasında bulundu.

Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Toplum Sağlığı Merkezi önünde yaptığı açıklamada “dün akbelende, bugün datçalılarla toprağımızı, havamızı ve suyumuzu korumak için burda olduklarını. halkın çıkarlarını korumak için hep birlikte yol yürüyeceklerini, gelecek nesillere yaşanılabilir bir Türkiye bırakmak için yola çıktıklarını ancak her yerde müdahaleyle karşılaştıklarını belirtti. Kamu yararını yada halkı hiç önemsemeyen bir iktidar tarafından yönetiliyoruz. diyerek mücadeleyi halkla birlikte büyüteceklerini belirtti.”

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun da konuşmasında özelleştirme uygulamalarına dikkat çekti. İktidarın her geçen yıl güvenini yitirdiğini belirterek en sonunda gelip Datça’da bir kamu arazisini özel çıkarlar ve rant uğruna elden çıkarılamaya çalışılmasına vurgu yaptı.”Özelleştirme uygulamalarının hangisinde kamunun menfatinin korunduğu ve kamu kaynaklarının ideal bir yönteme kavuşturulduğunu gördünüz mü? sorusunu soran Uzun, Kamuya ait bir malın özel çıkarlar uğruna yandaşlara devredilerek elden çıkarılmasına karşıyız. İtirazımız isyanımız bunun için. Halkın vergileriyle oluşturulan bu kamu alanlarında her vatandaşın söz hakkı var.Kamunun yararına kullanılması gerekir dedi.”

Datça Halkından Eski Hastanenin Özelleştirmesine Sert Tepki

CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan ise “kamusal alanların ranta açılacak araziler olmadığını ve hiç kisenin yatırım portfeyinde olamayacağını çok iyi bilsinler diyerek bu kararları alırken Datça halkına hiç sordunuz mu? yerel yönetime sordunuz mu? meslek odalarına ve sivil toplum kuruluşlarına sordunuz mu? cevabı çok iyi biliyoruz hayır. Anayasa’da belirtildiği üzere kamusal alanlar halkındır. Kamunun malını kamuya bırakın sözleriyle tepkisini dile getiren Özcan, özelleştirme kararının geri çekilmesi gerektiğini söyledi.” 

Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt da alanın geçmişine dikkat çekti. “Bu alan 70-80 yıldır Datça’nın sağlık hizmetini karşılayan bir yer. Yarın özel sektörün eline geçerse ne olacağını kimse bilemez” dedi. Yerel yönetimlerin yetkilerinin daraltıldığını ifade eden Kurt, alanın sosyal amaçlı kullanılabilecekken farklı bir sürece sürüklendiğini belirtti.

CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl ise Akbelende yaşananlar, Muğla çimento fabrikası, Fethiye’de maden ocağı açma çalışmaları, Göçek’te ki Osmanağa Koyu ve Dalaman’da Kille Koyu ile  Muğla’nın alanları bir saldırı içinde olduğunu belirterek birlikte mücadeleye vurgu yaptı. “Bugün de Datça’da kamu alanını sermayeye teslim etmek istiyorlar. Biz buna müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Eski Hastane önünde yapılan basın açıklamasını İlçe Başanı Sezai Öz yaptı. Öz’ün yaptığı basın açıklamasının tam metni şöyle;

“DEĞERLİ DATÇA HALKI, SEVGİLİ BASIN EMEKÇİLERİ, KIYMETLİ HEMŞEHRİLERİM…

Bugün burada bir kentin hafızasına, geleceğine ve ortak yaşam hakkımıza sahip çıkmak için toplandık.

Öncelikle; Datça Demokrasi Platformu’nu, MUÇEP’i, bu mücadelede omuz omuza duran tüm sivil toplum örgütlerini, doğa ve yaşam savunucularını yürekten selamlıyorum. MUÇEP’in 10. yılını kutluyorum. Bu on yıl; doğayı savunanların, toprağa sahip çıkanların, umudu büyütenlerin on yılıdır. Ve biz bugün de, yarın da dayanışma içindeyiz.

Aramızda bulunan kıymetli milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Ve buradan özellikle bir selam göndermek istiyorum: Akbelen’de doğasına sahip çıktığı için yargılanan Esra’ya… Bilinsin ki yalnız değildir. Bu mücadelede hiçbirimiz yalnız değiliz.

Değerli hemşehrilerim,

Geçtiğimiz günlerde 17 Mart 2026 tarihli ve 11079 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı yayımlandı. Bu karar ile Türkiye genelinde birçok ilde, Sağlık Bakanlığı’nın kullanımına tahsis edilmiş, üzerinde sağlık ocağı ve eski hastane binaları bulunan taşınmazlar özelleştirme kapsamına alındı.

Bu kararın içinde Muğla da var. Milas var, Yatağan var… ve Datça var.

Peki “özelleştirme kapsamına almak” ne demek?

Bu; bu alanların satılabileceği, kiralanabileceği, gelir ortaklığı modeliyle devredilebileceği, işletme hakkının özel sektöre verilebileceği anlamına gelir.

Kararda özellikle geçen bir ifade var: “mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi veya işletme hakkının verilmesi” Yani: Mülkiyet tamamen satılmasa bile,

bu alanların 30 yıl, 40 yıl, hatta 49 yıl gibi sürelerle özel kullanıma bırakılabilmesi demektir. Kelime oyunlarına gerek yok. Bu kararname adı geçen kamu alanlarının kamunun elinden çıkması demektir. Üstelik bunun için tarih belirlenmiş. 2028 yılına kadar süre tanınmış. Yani bugün atılan bu adım, yarının satışının, yarının devrinin, yarının geri dönüşü olmayan kararlarının önünü açmaktadır.

Bu karar, o alanların kamusal kullanımda kalacağına dair hiçbir güvence bırakmamaktadır. Hiç kimse bize henüz satış mı yapıldı demesin? Bu alandaki herkes sizden daha bilgili ve ne yapmak istediğinizi biliyor yaptıklarınızdan edinilen büyük tecrübelerimiz var. Henüz satış yapılmamış olabilir…Ama satışın ve özel kullanıma açılmanın yolu sonuna kadar açılmıştır.Yani sevgili iktidar sahipleri; biz bu hikâyeyi biliyoruz.

Biz sizi tanıyoruz. Dünyanın her yerinde varsınız. Aynı hikâyeyi gördük:

Önce “değerlendireceğiz” dediler…Sonra sattılar…En sonunda halk kendi toprağına yabancı oldu.

Bu sadece bir teori değil. Bu, yaşanmış bir gerçektir. Bilenler vardır; Ataköy’de kamuya ait kıyı alanları vardı. Halkın yürüdüğü, nefes aldığı, denize ulaştığı alanlar…Ne oldu? Özelleştirme ve imar değişiklikleriyle o alanlar özel projelere açıldı. Bugün orada ne var? Oteller var, marinalar var, rezidanslar var. Halk kendi sahiline, toprağına yabancı olmuş durumda.

İşte bugün Datça’da önümüze konulan mesele tam olarak budur.

Söz konusu alan; İskele Mahallesi 593 ada 3 parselde bulunan, hepimizin “eski hastane” olarak bildiği, halen sağlık ocağının bulunduğu, adliye ve 112 Acil merkezinin yer aldığı yaklaşık 5 bin metrekarelik kamu arazisidir.

Bu alan; bir kentin hafızasıdır.

Bu alan; anılarımızdır.

Bu alan; çocuklarımızın doğduğu, büyüklerimizin şifa bulduğu,

kentle bağ kurduğumuz bir yaşam alanıdır.

Bir kent sadece binalardan ibaret değildir.

Bir kent, hafızasıyla yaşar.

O hafıza yok edilirse, kent de ruhunu kaybeder.

Bu alan, denize sıfır konumda,

“Sevgi Yolu” olarak bildiğimiz,

üzerinde yürüdüğümüz, nefes aldığımız, güneşi hissettiğimiz bir alandır.

Ve açıkça söylüyorum:

Burası kıyıda kalan son kamusal parsellerden biridir.

Eğer bu alan da halkın elinden alınırsa,

Datça’da nefes alabileceğimiz,

denize ulaşabileceğimiz,

güneşlenebileceğimiz,

yaşayabileceğimiz bir kamusal alan kalmayacaktır.

Bu sadece bir imar meselesi değildir.

Bu bir yaşam hakkı meselesidir.

Aynı zamanda bu karar;

zaten betonlaşma baskısı altında olan ilçemizde

yeni bir yapılaşma dalgasının kapısını aralamaktadır.

Bu alanın turizm ve ticaret alanına dönüşmesi demek;

bir yeşil alanın daha yok edilmesi demektir.

Bu alanın özelleştirilmesi demek;

Datçalıların kıyıdan koparılması demektir.

Ve değerli hemşehrilerim,

bugün burada konuştuğumuz mesele, sadece Datça’ya ait değildir.

Bugün Akbelen’de de aynı hikâye yazılıyor.

Önce kamuya ait bir alan belirleniyor.

Sonra “kamu yararı” yeniden tanımlanıyor.

Ardından özel kullanıma açılıyor.

Akbelen’de “enerji” dediler, ormanı aldılar. Bugün Datça’da “değerlendirme” diyorlar, toprağı almak istiyorlar.

Yöntem değişmiyor.Sadece hedef değişiyor. Ama biz de değişmiyoruz.

Dün doğayı savunduk, bugün de savunuyoruz.

Dün ağacın yanındaydık, bugün toprağın yanındayız.

Çünkü mesele bir ağaç değil, bir arsa değil…

Mesele bu ülkenin ortak geleceğidir.

Biz CHP Datça İlçe Örgütü olarak açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz:

Bu alanın halkın elinden alınmasına karşıyız.

Bu alanın yeşil alan olarak kamunun kullanımında kalmasını istiyoruz.

Bu alanın bir rant projesine dönüşmesine izin vermeyeceğiz.

Bu kararın karşısında;tüm demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanacağız.

Birlikte, omuz omuza bu mücadeleyi büyüteceğiz.

Bu alan sadece bir arsa değildir. Hele ki sizin bakış açınızla “kaynak” hiç değildir. Herşeye kaynak olarak görmemeyi öğreteceğiz size. Biz kim miyiz? Sıfatlarımızın hiçbir önemi yok Almanya’da bir dere kenarındaki evinde “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” satırlarını yazan Brecht’in sözünü belki dünya siyasi tarihinde en çok sahiplenen bir dönemin insanlarıyız. Başımızda bir platform, bir siyasi parti, bir dernek ismi olabilir biz demokrasiyi, doğayı, insan haklarını, emekçileri savunmak için bir araya gelmiş vicdan sahibi, gülümseyi bilen demokratlarız. Güler yüzümüze yenileceksiniz! Ve bu yolda, inatla adaletini paramparça ettiğiniz hukukla savşacağız. Heryerde hukuku önünüze koyacağız. Biz en fazla yağmurda, sıcakta, soğukta mitinglerde yan yana sokulan insanlarız. Düşmeyelim diye birbirimizin kolunu tutanlarız. Biz yol arkadaşlarıyız. Demokrasiyi bu ülkeye yeniden getirecek olan milletiz. 

Bizler buradan Datça’dan açıkça ilan ediyoruz: Yeşil alanlarımızı korumaya, doğamıza sahip çıkmaya, demokrasimize belki dünya tarihinde sayılıdır Datça’da tüm bileşenlerin desteği ile 194 ncü kez toplanan Adalet Buluşmasına katılan belki üçbeş kişi denilen o yaşam savunucularıyla sahip çıkacağız, unutmayın 70’lerde Hindistan’da yaşanılan Çipko hareketi tüm dünyanın çevre yasalarını yeniden gözden geçirmeye mecbur etti. Yine üç beş köylü yine şiddet içermeyen sadece ağaçlarına sarılarak bugün çevre mücadelesinin simgesi haline gelen insanlara borcumuz var, toplumsal mücadelede ismini bilmediğimiz binlerce insana borcumuz var. Evet inatla halkın haklarını savunmaya devam edeceğiz. Doğayı savunmaya devam edeceğiz. Demokrasiyi ve insan haklarını savunmaya devam edeceğiz. 

Bu mücadelede yalnız değiliz. Sivil toplum kuruluşlarımızla, meslek odalarımızla, milletin vicdanıyla birlikteyiz. Dayanışma içindeyiz. Evet kararlıyız hemde çok kararlıyız. Ve asla geri adım atmayacağız.

Genel Başkanımız Özgür ÖZEL ve Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İMAMOĞLU’nun her fırsatta dile getirdiği gibi bizler çok iyi biliyoruz. Birleşe birleşe kazanacağız! Biz başaracağız, millet kazanacak! Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! 

Hepinize teşekkür ediyorum.”

 CHP İlçe Başkanı Sezai Öz basın açıklaması sonrasında ise, yarın Pazar günü saat 13:00 de MUÇEP’in yine aynı yerde eski hastane önünde bir basın açıklaması olacağını belirterek bizler yine burada olacağız dedi.

Basın açıklaması sloganlarla son buldu. 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış