Friedrich Engels Eylemle Örülmüş Bir Yaşam

Karl Marx ile Paris’te başlayan ve ömür boyu süren yoldaşlıkları, dünya tarihini değiştiren bir fikir birlikteliğine dönüştü. Marx’ın Kapital’i yazabilmesi için hem maddi hem manevi yükü omuzlayan Engels, dostunun vefatının ardından yarım kalan devasa notları sabırla toparladı. Eserin ikinci ve üçüncü ciltlerini yayına hazırladı. Highgate Mezarlığı’nda Marx’ın tabutu başında söylediği o unutulmaz sözler hâlâ kulaklarda çınlar: “Gelmiş geçmiş en büyük düşünür düşünmeye son verdi.” Bu söz, iki büyük zekânın sarsılmaz bağının en somut nişanesiydi. Engels, Marx’ın gölgesinde kalmayı kabul etti; çünkü mesele kişisel şöhret değil, sınıfın kurtuluşuydu.

Friedrich Engels  Eylemle Örülmüş Bir Yaşam

 

 Çağları Aşan Bir Miras

5 Ağustos 1895’te Eastbourne açıklarında denize dökülen küller, yalnızca bir bedenin sonunu değil, bir çağın vicdanını ve aklını taşıyan büyük bir zekânın fiziksel varlığını da sonlandırdı. Friedrich Engels, arkasında kuru bir teorik külliyat bırakmadı. Adanmışlıkla, erdemle ve amansız bir mücadeleyle örülmüş, yaşanmış bir hayat bıraktı. bugün, proletaryanın ve bilimsel sosyalizmin bu büyük mimarının ölümsüzlük yıl dönümü. Onu anmak, yalnızca bir ismi hatırlamak değil; sınıf mücadelesinin, insan onurunun ve tarihsel sorumluluğun ne demek olduğunu yeniden kavramaktır.

Engels, burjuva bir ailenin mirasçısı olarak dünyaya geldi. Manchester’ın dumanlı fabrikalarında, dokuma tezgâhlarının gürültüsünde, kendi sınıfının sunduğu konforlu yaşamı, ziyafetleri ve ayrıcalıkları gördü. Oysa o, bu ayrıcalıkları reddetti. Kendi sınıfının “ziyafet sofrası”ndan kalkıp, ezilenlerin safına geçti. Bu geçiş, romantik bir heves ya da geçici bir vicdan azabı değildi. “Bir gram eylem, bir tonluk kuramdan daha değerlidir” ilkesini kendi bedeninde yaşadı. Aklını, emeğini, servetini ve varlığını doğrudan işçi sınıfının mücadelesine adadı. Teorik empati kurmakla yetinmedi; pratik bir yoldaşlık kurdu.

Karl Marx ile Paris’te başlayan ve ömür boyu süren yoldaşlıkları, dünya tarihini değiştiren bir fikir birlikteliğine dönüştü. Marx’ın Kapital’i yazabilmesi için hem maddi hem manevi yükü omuzlayan Engels, dostunun vefatının ardından yarım kalan devasa notları sabırla toparladı. Eserin ikinci ve üçüncü ciltlerini yayına hazırladı. Highgate Mezarlığı’nda Marx’ın tabutu başında söylediği o unutulmaz sözler hâlâ kulaklarda çınlar: “Gelmiş geçmiş en büyük düşünür düşünmeye son verdi.” Bu söz, iki büyük zekânın sarsılmaz bağının en somut nişanesiydi. Engels, Marx’ın gölgesinde kalmayı kabul etti; çünkü mesele kişisel şöhret değil, sınıfın kurtuluşuydu.

Ama Engels yalnızca bir “yardımcı” değildi. Yoldaşlarının ona taktığı unvanla “General”, 1848 devrimlerinde bizzat barikatlara çıktı. Askeri yeteneğini sahada kanıtladı. Ancak onun eylemciliği, sanattan ve hayattan kopuk bir katılık taşımıyordu. Yirmi beş dili inceleyecek kadar tutkulu bir dilbilimciydi. Gençliğinde ilahiler besteleyecek kadar müzikle ilgili bir estetikçiydi. Karikatürler çizen, edebiyatı ve iyi bir şarabı takdir eden canlı bir ruhtu. Barikatlarla, teorik metinlerle, dilbilgisiyle ve sanatla aynı anda nefes alan nadir entelektüellerden biriydi.

Onun en keskin gözlemlerinden biri hâlâ geçerliliğini koruyor: “Köle ancak bir kez satılır, proleter ise kendisini günbegün, saat be saat satmak zorundadır.” Bu cümle, kapitalizmin çıplak yüzünü, sömürü mekanizmasının günlük ve sürekli karakterini en yalın haliyle ortaya koyar. Engels, özel mülkiyeti, sınıf ayrıcalıklarını ve sömürü ilişkilerini teşhir ederken alçakgönüllülüğünü hiç kaybetmedi. Eyleme dönük aklı, net duruşu ve insan onuruna duyduğu derin saygı, bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.

Yitirişimizin yıl dönümünde, ismi ve yapıtları çağlar boyunca varlığını sürdürecek olan büyük usta Friedrich Engels’i saygı ve özlemle anıyoruz. Onun bıraktığı miras, kitap raflarında tozlanmak için değil; yaşanmak, tartışılmak ve sürdürmek içindir. Çünkü Engels’in hayatı bize şunu hatırlatır: İnsan olmak, adaletsiz bir sisteme karşı savaşmaktan geçer. Ve bu savaş, teorinin ötesinde, eylemin kendisidir.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış