Kürt Tarihinin Öncü Kadını: Şarezur’un Taçsız Kraliçesi Adile Xanim

Erkek egemen siyasal ve toplumsal düzenin kadınları kamusal hayatın dışında tutmaya çalıştığı bir dönemde Adile Xanim, Caf aşiretinin yönetiminde söz sahibi oldu; aşiret meclislerine katıldı, yabancı diplomatlarla görüştü ve Halepçe ile Şarezur bölgesinin tarihinde iz bıraktı. Onun hikâyesi yalnızca güçlü bir aşiret liderinin değil, Kürt tarihindeki kadın önderlik geleneğinin de dikkat çekici örneklerinden biridir.

Kürt Tarihinin Öncü Kadını: Şarezur’un Taçsız Kraliçesi Adile Xanim

Kürt Tarihinin Öncü Kadını: Şarezur’un Taçsız Kraliçesi Adile Xanim

Erkek egemen siyasal ve toplumsal düzenin kadınları kamusal hayatın dışında tutmaya çalıştığı bir dönemde Adile Xanim, Caf aşiretinin yönetiminde söz sahibi oldu; aşiret meclislerine katıldı, yabancı diplomatlarla görüştü ve Halepçe ile Şarezur bölgesinin tarihinde iz bıraktı. Onun hikâyesi yalnızca güçlü bir aşiret liderinin değil, Kürt tarihindeki kadın önderlik geleneğinin de dikkat çekici örneklerinden biridir.

Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın farklı parçalarında savaşlar, göçler, aşiret mücadeleleri, merkezi devletlerle yaşanan çatışmalar ve toplumsal dönüşümler kadar, bu süreçlerde öne çıkan kadınların hikâyeleri de bulunuyor.

Ancak tarihin egemen anlatısı çoğu zaman erkeklerin isimlerini kayda geçirdi. Kadınların toplumsal, siyasal ve kültürel hayattaki rolleri ise ya geri planda bırakıldı ya da bütünüyle görünmez hale geldi.

Bu nedenle Kürt tarihine kadınların izinden bakmak, yalnızca unutulmuş isimleri hatırlamak değil; tarihin eksik bırakılmış bir bölümünü yeniden görünür kılmak anlamına geliyor.

Bu kadınlardan biri de Adile Xanim, diğer adıyla Adile Caftır.

Bir Aşiret Konfederasyonunun Kadın Lideri

Adile Xanim'in yaşamı, Kürt tarihinin önemli aşiret yapılanmalarından biri olan Caflarla iç içe geçti.

Caflar, Şarezur ve çevresinde geniş bir toplumsal etkiye sahip, birçok kola ayrılan büyük bir aşiret konfederasyonu olarak biliniyordu. Adile Xanim'in tarihsel önemini artıran unsurlardan biri de böylesine güçlü ve erkek egemen bir yapılanmanın yönetiminde etkili bir konuma ulaşmasıydı.

Adile Xanim, Baban hanedanıyla bağlantılı bir aileden geliyordu. Erdelan bölgesinde doğduğu, daha sonra ailesiyle birlikte İran'da yaşadığı ve Caf lider ailesinden Osman Paşa ile evlenerek Halepçe'ye yerleştiği aktarılmaktadır.

Fakat onu tarihte görünür kılan yalnızca mensup olduğu aile ya da yaptığı evlilik değildi.

Adile Xanim, zamanla kendi siyasal ağırlığını oluşturdu.

Eşinin ve ailesinin yönetimde bulunduğu yıllarda dahi aşiret işlerinde etkili olduğu; eşinin ölümünün ardından ise yönetimde çok daha belirleyici bir konuma geldiği anlatılmaktadır.

Erkeklerin Dünyasında Söz Sahibi Bir Kadın

  1. yüzyılın başları Ortadoğu açısından büyük kırılmaların yaşandığı bir dönemdi.

Osmanlı İmparatorluğu çözülüyor, Birinci Dünya Savaşı bölgenin siyasal haritasını değiştiriyor, İngiltere başta olmak üzere emperyal güçler Mezopotamya üzerinde hâkimiyet kurmaya çalışıyordu.

Kürt coğrafyası da bu büyük hesaplaşmanın merkezlerinden biriydi.

Adile Xanim tam da böyle bir dönemde siyasal bir aktör olarak ortaya çıktı.

Aşiret meclislerine katılması, bölgedeki yöneticiler ve yabancı temsilcilerle görüşmesi, toplumsal anlaşmazlıkların çözümünde rol üstlenmesi ve Halepçe'nin yönetiminde etkili olması onu döneminin sıra dışı kadınlarından biri haline getirdi.

Onun Tarihsel Önemi Burada Yatıyor:

Adile Xanim yalnızca güçlü bir erkeğin eşi ya da dul kalan bir aşiret liderinin mirasçısı olarak değil, kendi adına söz söyleyen bir kadın olarak tarih sahnesinde yer aldı.

Kürt Tarihinin Öncü Kadını: Şarezur’un Taçsız Kraliçesi Adile Xanim

Halepçe'nin Dönüşümünde Kadın Eli

Adile Xanim'in etkisi yalnızca aşiret siyasetiyle sınırlı değildi.

Döneme ilişkin bazı İngiliz kaynaklarında onun Halepçe'nin gelişmesindeki rolüne özellikle dikkat çekilir. Yerleşimin büyümesi, tarımsal alanların geliştirilmesi, bağ ve bahçelerin oluşturulması ve yerel yönetimin düzenlenmesi onun yönetimiyle ilişkilendirilmiştir.

Bu anlatımların önemli bir bölümünün dönemin İngiliz görevlileri tarafından kaleme alındığını ve dolayısıyla sömürge yönetiminin bakışını da taşıdığını unutmamak gerekir.

Buna rağmen farklı kişilerin gözlemlerinin ortaklaştığı nokta açıktır:

Adile Xanim, dönemin Şarezur-Halepçe siyasetinde görmezden gelinemeyecek kadar etkili bir figürdü.

Gertrude Bell'in Gözünden Adile Xanim

Adile Xanim'la karşılaşan isimlerden biri İngiliz siyasal görevlisi ve arkeolog Gertrude Bell'di.

Bell'in anlatımlarında Adile Xanim güçlü kişiliği, ağırbaşlılığı ve yönetme yeteneğiyle öne çıkar.

İngiliz subayı ve siyasi görevlisi Ely Bannister Soane da Halepçe'de bulunduğu döneme ilişkin anlatılarında Adile Xanim'in bölgedeki otoritesine ve kentin gelişmesindeki rolüne dikkat çekmiştir.

Cecil J. Edmonds ise daha sonraki anlatımlarında onu “Şarezur'un taçsız kraliçesi” olarak nitelendirmiştir.

Rus doğubilimci ve diplomat Vladimir Minorsky'nin de 1913 yılında Halepçe'de Adile Xanim'la görüştüğü aktarılmaktadır.

Bütün bunlar, onun yalnızca yerel bir aşiret figürü olmadığını; dönemin bölgeyle ilgilenen diplomatik ve siyasal çevrelerinin de dikkatini çeken bir lider olduğunu gösteriyor.

Savaş Yıllarında Adile Xanim

Birinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki karmaşık dönemde Adile Xanim'in İngilizlerle ilişkileri de tarihsel kaynaklarda yer aldı.

Savaş sırasında bazı İngiliz askerleri ve görevlilerine yardım ettiği, bu nedenle İngilizler tarafından kendisine bir unvan verildiği aktarılmaktadır.

Bu ilişkileri dönemin güç dengelerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değildir.

Çünkü Osmanlı'nın çözülüş döneminde Kürt aşiretleri, Osmanlı yönetimi, İran, İngiltere ve bölgedeki diğer güçler arasında son derece karmaşık ilişkiler bulunuyordu.

Adile Xanim'in liderliği de tam olarak bu karmaşık siyasal ortamın içerisinde şekillendi.

Bir fotoğraf karesinden daha fazlası

Bugün Adile Xanim'in fotoğraflarına baktığımızda karşımıza geleneksel kıyafetleri içerisinde vakur bir kadın çıkar.

Fakat o fotoğrafı yalnızca geçmişten kalmış folklorik bir görüntü olarak okumak eksik olur.

Başındaki örtü yalnızca bir süs değildir.

Duruşu yalnızca bir fotoğraf karesi değildir.

O görüntünün arkasında aşiret meclislerinde söz söyleyen, diplomatik görüşmeler yapan, toplumsal anlaşmazlıklara müdahil olan ve erkek egemen bir dönemde siyasal otorite kurabilmiş bir kadın vardır.

Kadınların Görünmeyen Tarihi

Adile Xanim'in hikâyesinin bugün hâlâ önem taşımasının nedenlerinden biri de budur.

Kadınların tarih içerisindeki varlığı çoğu zaman savaşların, devletlerin, hanedanların ve erkek liderlerin gölgesinde anlatıldı.

Oysa kadınlar yalnızca tarihin tanıkları olmadılar.

Yöneten, direnen, örgütleyen, üreten ve toplumsal hayatın yönünü değiştiren aktörler de oldular.

Adile Xanim bunun erken dönem örneklerinden biridir.

Onu bugünün siyasal kavramlarıyla tanımlamak yerine, yaşadığı dönemin koşulları içerisinde değerlendirmek gerekir. O bir aşiret toplumunun içinden çıkmış, gücünü büyük ölçüde o toplumsal yapının içerisinden edinmişti.

Fakat aynı zamanda kendisine çizilen sınırların ötesine geçerek erkeklerin egemen olduğu siyasal alanda bağımsız bir otorite oluşturmayı başarmıştı.

Bu nedenle Adile Xanim'in mirası yalnızca Caf aşiretinin tarihi değildir.

Halepçe'nin, Şarezur'un ve Kürt kadınlarının toplumsal tarihinin de bir parçasıdır.

Bir Kadın, Bir Lider, Bir Tarih Tanığı

Adile Xanim 1924 yılında Halepçe'de yaşamını yitirdi.

Aradan yaklaşık bir yüzyıl geçti.

İmparatorluklar yıkıldı, sınırlar değişti, Kürtlerin yaşadığı coğrafya büyük savaşlara ve toplumsal dönüşümlere sahne oldu.

Fakat kadınların görünürlük, eşitlik ve kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olma mücadelesi farklı biçimlerde devam etti.

Adile Xanim'in hikâyesi de bu uzun tarihsel hafızanın içinde yaşamayı sürdürüyor.

Çünkü bazı insanlar yalnızca yaşadıkları dönemin tanığı olmazlar.

O dönemin hafızasına dönüşürler.

Adile Xanim; bir kadın, bir lider ve bir tarih tanığıydı.

Ve bugün onun hikâyesini yeniden hatırlamak, Kürt tarihini yalnızca erkeklerin hikâyelerinden ibaret görmeyen başka bir tarih okumasının kapısını aralamaktır.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış

İlginizi Çekebilir