

Biz köylerimizden, topraklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz!
MİLAS’IN ZEYTİNİNİ, ONURUNU, GELECEĞİNİ SAVUNMAK İÇİN BURADAYIZ!
Bizler Milas’ın köylüleri, üreticileri ve yurttaşlarıyız.
Yüzyıllardır bu topraklarda zeytin yetiştiriyoruz. Zeytin bizim geçimimizdir, kültürümüzdür, çocuklarımıza bırakacağımız mirastır.
Bugün burada, Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sahip çıkmak için toplandık.
Anayasaya aykırı bir kanun ve kanunda yer alan, adrese teslim koordinatlar yoluyla Milas’ımız sınırsız, vahşi bir madencilik faaliyetiyle yok edilmek isteniyor.
15 Eylül 2025 tarihinden beri anayasaya aykırı bir şekilde Milas’ımızda zeytinler talan ediliyor. Binlerce zeytinimiz ve verimli topraklarımız, geri dönüşü olmayan bir yıkıma maruz bırakılmış durumda. 10 Ocak 2026 tarihinde yayınlanan acele kamulaştırma kararıyla da köylerimiz yok edilmek, köylülerimiz göç etmek zorunda bırakılıyor.
Defalarca bu yıkımın karşısında durduk. Defalarca kurumları, kurum temsilcilerini, siyasi partileri köylerimize davet ettik. Dinamitlerle çatlayan evlerimizi, bir işgal gücü gibi topraklarımıza girip zeytinlerimizi talan eden, faaliyetleri göstermek istedik.
Yıkıma sürüklenen hayatlarımızı görüp sesimiz duyulsun istedik.
Zeytini koruması gereken kurumlar susuyor.
Üreticiyi savunması gerekenler sessiz kalıyor.
Topraklarımızı ve zeytinlerimizi savunmak isterken yalnız bırakılıyoruz.
Ve bir şirket istediği için herşey olabiliyor. Yasa değişiyor, anayasayı korumak isteyen köylüler gözaltına alınıyor, muhtarlar köylere düşman hale geliyor, kurumlar susuyor veya bu şirketin talimatlarını uygulayan birer araç haline geliyor.
Milas’ın zeytini tehdit altındayken, bizi duymayan kurumlar bu şirketle iç içe, yan yana, Ramazan ayında iftar dedikleri eli kanlı bir sofrada buluşabiliyorlar.
Biz buraya bunun için geldik.
Defalarca davet etmemize rağmen üç maymunu oynayan Milas Ziraat Odası’na, Milas Ticaret ve Sanayi Odası’na ve Milas İlçe Tarım Müdürlüğü’ne soruyoruz:
Milas’ın zeytini sökülürken siz neredesiniz?
Bu toprakların üreticisi yalnız bırakılırken neden sessizsiniz?
Milas’ın zeytinine, tarımına, çiftçisine sahip çıkmayacaksanız, kimin yanında duracaksınız?
Bir şirketin mi?
Milas’ın zeytini sadece bir ürün değildir. Bu toprakların kimliğidir.
Bugün zeytin giderse, yarın Milas gider. Bugün köylü giderse, bu topraklar YK Enerji şirketinin çiftliği haline döner. Milas’ı bir şirketin rantına, kârına, insafına terk edecek bir pozisyonda olmak bu topraklara yapılmış ihanet olur.
Bu yanlış yoldan geri dönün. Milas’a ihanet etmekten vazgeçin. Anayasaya uyun. Bir şirkete değil, yurttaşlara hizmet edin!
Biz köylüler olarak buradan açıkça söylüyoruz:
Milas’ın zeytini sahipsiz değildir. Milas sahipsiz değildir.
Bu toprakların gerçek sahipleri bu topraklarda yaşayan insanlardır.
Hiç kimse Milas’ın zeytinini şirketlere teslim edemez.
Hiç kimse köylünün toprağını yok sayamaz.
Biz buradayız.
Milas’ın zeytinine, toprağına, onuruna ve geleceğine sonuna kadar sahip çıkacağız!
Zeytin bizimdir.
Toprak bizimdir.
Milas bizimdir.

Köylülerin etkinliğine Muğla İl ve Milas, Bodrum, Datça İlçe Teşkilatlarından da katılan CHP'liler de bir açıklama yayınladı. CHP tarafından yapılan açıklama ise:
MİLAS ZEYTİNİNE DOKUNMAYIN!
Bugün Milas’ta; Partimizin Yüksek Disiplin Kurulu Üyesi Remzi Kazmaz, CHP Milas İlçe Başkanımız Zühra Dönmez ve CHP Bodrum İlçe Başkanımız Tuna Işın ile birlikte üreticilerimiz, köylülerimiz ve yurttaşlarımızla bir araya geldik.
Milas’ın zeytinlikleri için yükselen haklı itirazı yerinde dinledik, bu mücadelede üreticilerimizin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ettik.
Mesele yalnızca birkaç parsel arazi değildir.
Mesele; binlerce yıllık üretim kültürünün, köylünün emeğinin ve bu toprakların en kadim miraslarından biri olan zeytin ağacının geleceğidir.
Bugün karşımızda hukukun istisnai bir aracı olan acele kamulaştırmanın, yargı süreci tamamlanmadan uygulanmak istenmesi gibi ciddi bir sorun vardır.
Acele kamulaştırma; savaş ve afet gibi olağanüstü durumlar için öngörülmüş bir yetkidir.
Yargı kararı beklenmeden uygulanması ise hukuki denetimi fiilen devre dışı bırakmak anlamına gelir.
Oysa; Anayasa’nın 35. maddesi mülkiyet hakkını,
44 ve 45. maddeleri ise toprağın ve tarımın korunmasını güvence altına alır.
3573 sayılı Zeytincilik Yasası da zeytinliklerin korunmasını açıkça emreder.
Bu nedenle açıkça ifade ediyoruz: Yargı süreci tamamlanmadan Milas zeytinlikleri üzerinde alınan acele kamulaştırma kararları kabul edilemez.
CHP İl Başkanımız Nail KIZIL yönetiminde Muğla Cumhuriyet Halk Partisi olarak; üreticinin emeğinin, köylünün toprağının ve zeytin ağacının yanında olmaya devam edeceğiz.
Bugün bu haklı mücadelede yan yana olduğumuz tüm üreticilere, yurttaşlara ve zeytin mücadelesinin simge isimlerinden Nejla Işık’a da kararlılığı için teşekkür ediyoruz.
Zeytin yalnızca bir ağaç değildir. Bu toprakların hafızasıdır. ????

Datça'da ise Berkin Elvan Anıtı önünde her Salı Adalet ve Barış Buluşmalarında toplanan Datçalılar da, bu Salı, 191. Adalet ve Barış Buluşmasında, yıllar önce verilen yargı kararlarının uygulanarak, termik santrallerin kapatılması ve adil geçişin bir an önce başlatılmasını istediler... Milaslı köylülerin basın açıklamasını Datça'da da seslendirerek Milaslı Hak Savunucularına desteklerini açıkladılar...
Yorumlar (0)