TTB: “Çocuklarımızın Sermayeye Ucuz İşçi Olması Uygulamalarına Son Verilmeli”

Türk Tabipler Birliği “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” kapsamında yaptığı açıklamada, çocukları sağlıklarından, geleceklerinden ve hatta yaşamlarından mahrum eden çocuk işçiliğine dikkat çekerek, çocuk işçiliğine son verilmesi çağrısı yaptı.

TTB: “Çocuklarımızın Sermayeye Ucuz İşçi Olması Uygulamalarına Son Verilmeli”

TTB: “Çocuklarımızın Sermayeye Ucuz İşçi Olması Uygulamalarına Son Verilmeli”

Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü, her yıl 12 Haziran tarihinde çocuk işçiliğinin küresel ölçekte önlenmesi ve toplumsal farkındalığın artırılması amacıyla anılmaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından ilk kez 2002 yılında ilan edilen bu gün, çocukların eğitim, sağlık ve güvenli bir çocukluk yaşama haklarını savunmayı hedefler.

Dünya genelinde yaklaşık 160 milyon çocuk hâlâ çocuk işçiliği altında yaşamaktadır. 

Türk Tabipler Birliği “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü” kapsamında yaptığı açıklamada, çocukları sağlıklarından, geleceklerinden ve hatta yaşamlarından mahrum eden çocuk işçiliğine dikkat çekerek, çocuk işçiliğine son verilmesi çağrısı yaptı.

Dünyada 160 Milyon Çocuk İşçi Var

TTB açıklamasında, ILO 2021 verilerine göre dünya genelinde toplam 160 milyon çocuk (5-17 yaş)  işçinin çalıştığını hatırlatarak,"bu çocukların yaklaşık yarısı sağlıklarını, güvenliklerini ve ahlaki gelişimlerini olumsuz etkileyen tehlikeli durumlara maruz kalmaktadır" dendi. 

TÜİK 2019 yılı verilerine göre; ülkemizde 5-17 yaş arasında 720.000 çocuğun hizmet, tarım ve sanayi sektörlerinde çalışmakta olduğu rapor edilmiştir. Bu durum ülkedeki 5-17 yaş arası çocukların %4,4’ünün ekonomik faaliyetlerde yer aldığı anlamına gelmektedir. Yine TÜİK’in 2023 raporuna göre; 15-17 yaş grubunun işgücüne katılma oranı 2020’de %16,4 iken, 2023’te %22,1’e yükselmiştir. Kayıt dışı ekonomi ve Mesleki Eğitim Merkezleri’ndeki (MESEM) çocuklar da dikkate alındığında bu sayı 4 milyonu bulduğuna dikkat çekti.

Çocuk İşçi Ölümleri Her Yıl Artarak Devam Etmektedir

Açıklamada, bu artışın ekonomik krizler ve yoksulluğun çocukları örgün eğitimden uzaklaştırarak çalışma hayatına yönlendirdiği, bu durumun da çocuk işçi ölümlerinin artmasına sebep olduğu belirtildi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre; 2024 yılında 71 çocuk işçi iş kazasında ölürken bu sayı, 2025 yılında 94’e ulaşmıştır. denildi.

13 Yılda 852 Çocuk İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybetti

İSİG Meclisi verilerine göre, 2013-2026 yılları arasında en az 852 çocuk iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği belirtilirken, ⁠Türkiye’de ortaöğretim kademesinde 1,5 milyona yakın çocuk örgün eğitimin dışında. ⁠“Mesleki eğitim” kılıfı altında 560 bini aşkın çocuk sanayide, atölyelerde ve şantiyelerde ucuz işgücü olarak kullanılıyor. ⁠MESEM, kamu kaynaklarının sermayeye aktarılmasıyla finanse ediliyor. ⁠“İstihdam teşviki” adı altında kamu kaynaklarından sermayeye aktarılan miktar 7,1 milyar TL’yi aştı. ⁠MESEM öğrencilerinin %53,6’sı işyerinde fiziksel veya psikolojik şiddet görüyor. ⁠MESEM uygulaması yoksulluğu bir kaynak olarak kullanarak çocukları denetimsiz işyerlerine, psikolojik-fiziksel şiddete, uzun saatleri bulan mesailere, güvencesizliğe ve geleceksizliğe mahkûm ediyor. ⁠MESEM kapsamında 18 çocuk, iş cinayetlerinde yaşamını kaybettiğine vurgu yapıldı.

Çocuk İşçiliğini Önlemek Devletin Görevidir

Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapmasında yapılan açıklamanın devamında "Çocuk işçiliğinin temel nedenleri, yoksulluk, eğitime erişim zorlukları, işsizlik, iç ve dış göçler, ucuz işgücü talebi ve yetersiz denetimlerdir. Çocuk işçiliği “normal” veya “kaçınılmaz” değildir, olmamalıdır. Çocukları sağlıklarından, potansiyellerinden ve geleceklerinden mahrum eden çocuk işçiliğini önlemek devletin, kamunun görevidir. “ denildi.

Çocuklarımızın Sermayeye Ucuz İşçi Olması Uygulamalarına Son Verilmeli

Açıklamanın sonunda şu ifadelere yer verildi: “Çocuk işçinin ufacık gelirine bile muhtaç yoksul ailelere sosyal yardımlar artırılmalı, yetişkinlere istihdam sağlanarak çocukların çalışmak zorunda kalması önlenmelidir. Örgün eğitim yaygın, ücretsiz ve kaliteli olmalıdır, yoksul çocuklara burs verilmeli ve tüm öğrencilerimize en azından günde bir öğün yemek desteği verilmelidir. Ayrıca mevsimlik tarım işçilerinin çocukları için özel eğitim uygulamaları gündeme alınmalıdır. Ve tabi ki işyerleri etkin ve düzenli olarak denetlenmeli ve çocuk işçi çalıştıran işverenlere ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır. MESEM aracılığıyla çocuklarımızın sözde mesleki eğitim denilerek sermayeye ucuz işçi olması uygulamalarına derhal son verilmeli ve çocuklarımıza, okullarındaki modern atölyelerde, öğretmenleri gözetiminde çağdaş, bilimsel bir mesleki eğitim sunulmalıdır."  

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış