Akın Atauz, yaşarken çok insana dokunup, çok insan biriktirenlerdenmiş. Azdır böylesi.
Onu anlatan ilk kelime Direnmek:
Hatırladığım kadarıyla ilk karşılaşmamız 80’lerin sonu olsa gerek. Çalıştığım şirket Güvenpark’a göz dikmiş Ankaralı bir sermayedar’a aitti. Onlarsa Ankara’nın Güvenpark’ını vermemek için direnişteydiler. MNG’den 3-5 kişi yanlarına desteğe giderdik… Akın ve arkadaşları, her şeyden önce direnişçiydi. Galiba onu anlatan anahtar kelime: onun Ankaralılığı, ODTÜlülüğü kadar ama asıl olarak “direnişçiliği” idi…
Ankara ve ODTÜ:
Aramızda 20 yıl varmış. O ODTÜ’ye 1961’de girmiş, ben 1980’de. Benim de küçük bir bölümüne katkı verdiğim “ODTÜ Tarih Direniyor” (NotaBene Yayınları, Derleyen: Yalçın Bürkev, ISBN:9786059679763, 1. Baskı, 2016, 605 sayfa) kitabında, ikimiz de ODTÜ’yü kendi gözlüklerimizle anlatmıştık. O kitabın daha ilk başlarında ODTÜ’nün kuruluşunu ve eğitim tarihimizde aslında bir ray değiştirme arayışı olduğunu anlatırken, ben kitabın sonlarında 1980 darbesinden sonra değişen ODTÜ’yü ve Öğrenci Dernekleriyle devam eden gençlerin mücadelesini anlatmıştım.
Kitapta kendini tanıtırken “hep Ankara’da yaşadı” diye anlattığını hatırlarım; bir de direnmenin yollarını sürekli olarak yeniden keşfetmesi gerektiğine işaret etmesini... Direnmeyi ODTÜ’de öğrenmişti. ODTÜ ve Ankara, onun yaşamında hep belirleyiciydi!
Ve elbette Gazete Solfasol
Bir süre sonra Ankara’nın Gayrıresmi Gazetesi Solfasol’da da buluştuk. Bir süre ortak idealler peşinde Ankara için yazdık-çizdik, gezdik-dolaştık, toplaştık-söyleştik, gazete katladık… Eşitlik için, Özgürlük için, Adalet için, iki defa sol olduğu için Solfasol’da anlattık olan bitenle, nasıl olmasını istediğimizi: özlemlerimizi…
Datça’dan Akbelen Direnişine:
Geçen yıl yolumuz bir başka direniş alanında, Akbelen’de kesişti. Datça’dan Muğla Çevre Platformu olarak yaptığımız organizasyona uzun zamandır Datçada da yaşayan biri olarak Akın Hoca da katılmıştı. Direnişin 3. Yılında bir otobüs dolusu yaşam savunucusu ile birlikte Akbelen’e gittik. Elinde yine not defteri, direnişin şenlikle kutlandığı Akbeleni: yaşam alanları için direnenleri yazdı, uzun zamandır yazdığı Yeşil Gazete'de; geçtiğimiz sene izniyle dayanışma-datça'da da yayınlamıştık (bkz: https://www.dayanisma-datca.org/direnis-bir-senliktir/).
Ardından kaldırılan kadehler:
Ölümünün ve Cunda'da uğurlanışının ardından Datça’da da çoğu ODTÜ’lü ve Ankaralı 8-10 kişiyle toplandık... Okuldan arkadaşları, komşuları, mücadele ve yaşam dostları, birlikte onu yad ettik. Gelemeyen yaşdaşı okul arkadaşları, mesajlar yolladı. Okul günleri ya da komşuluk anılarını anlattı, anlatanlar… Her anıdan, her mesajdan sonra onun anısına kadehlerden bir yudum daha alındı.
Gelenlerden biri ardında bıraktığı hazineleri: yazdıklarını-çizdiklerini, defterlerini-kitaplarını anlattı. Bir başkası nasıl entelektüel bir insan olduğunu belirtti. Bir başkası eşitliğe verdiği önemden dem vurdu. Başka biri asla haksızlığa gelemediğine uzun uzun işaret etti. Uzaklardan tanıyan bir izleyicisi, uzaktan tanıyanları bile nasıl etkilediğine dikkatleri çekti. Sadece biriktirdiği bilgiler, geliştirdiği fikirlerin ötesinde aktivist kişiliğinden, bir sürü yükü bir hamal gibi yüklenmesinden de söz edildi…
Ardından çokça kadeh kaldırıldı. Hani nasıl derler onun gibi anılmak nasip olsun kalanlara!
Not:
Akın hakkında, bir web sitesi düzenledi arkadaşları: https://akinatauz.com/ ... Ara ara ziyaret etmekte sayısız yarar var...
Bugün de anısına toplandı Ankaralı dostları. Solfasol Ankara'nın Gayrıresmi Gazetesi canlı yayınladı programı, izlemek isteyenler için bağlantısını da buraya bırakmış olayım: https://www.facebook.com/GazeteSolfasol/videos/2192915051236098
Yorumlar (0)