Küba, ABD Tehditlerine Karşı Direneceğini Sertçe Vurguladı
Küba Cumhuriyeti, 17 Nisan 1961’de ABD destekli Kübalı sürgün paralı askerlerin Domuzlar Körfezi’ne (Playa Girón) düzenlediği ve ağır bir yenilgiyle sonuçlanan işgal girişiminin 65. yıldönümünde Washington’a karşı net bir mesaj verdi.
Hükümetin yayınladığı açıklamada “Domuzlar Körfezi bugün de ve sonsuza kadar!” sloganıyla başlayan metinde, “Devrim uğruna canını vermeye hazır tek bir kadın veya erkek olduğu sürece, zaferi biz kazanacağız” vurgusu öne çıktı.
Küba, son dönemde ABD’nin enerji ablukasını yoğunlaştırarak 60 yılı aşkın süredir uyguladığı ekonomik ambargoyu daha da sertleştirdiğini belirtti. Bu politikayı “soykırımcı” olarak nitelendiren hükümet, ambargonun maddi ve insani maliyetinin “tüm zamanların en büyük imparatorluğu” için büyük bir utanç kaynağı olduğunu ifade etti. Uluslararası toplumun neredeyse tamamının her yıl kınadığı bu ablukanın, Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen devam ettiğini ve ABD halkının çoğunluğu tarafından bile reddedildiğini hatırlattı.
Açıklamada, Küba halkının kıtlık ve günlük zorluklara rağmen en onurlu direniş örneklerini sergilediği belirtildi. Hükümet, ülkeyi itibarsızlaştırmak amacıyla yürütülen “iftira kampanyası”nı eleştirdi ve egemen medyanın yalan, abartı ve karalamalarla dolu bir savaş yürüttüğünü söyledi. ABD’nin Küba’yı “ulusal güvenlik tehdidi” veya “terörizmi destekleyen devlet” olarak göstermesini ise “yalancı bahaneler” olarak reddetti.
Tarihi bir referansla 6 Nisan 1960 tarihli Lester Mallory Muhtırası’na dikkat çekildi. Bu belgede, Küba ekonomisini zayıflatmak, açlık ve çaresizliği tetikleyerek hükümeti devirmek için “mümkün olan tüm araçların” kullanılması açıkça hedefleniyordu. Küba, güncel baskıların da aynı mantığın devamı olduğunu savundu.
Açıklamada ayrıca ABD’nin bölge ülkelerine Küba ile diplomatik ilişkileri kesmeleri ve Kübalı sağlık çalışanlarını sınır dışı etmeleri yönündeki baskılarına yer verildi. Buna karşılık Meksika, Rusya, Çin, Vietnam gibi ülkelerden ve “Bizim Amerikamız” Konvoyu gibi sivil girişimlerden gelen desteğin önemi vurgulandı. José Martí’nin “Bugün Küba ile birlikte ayağa kalkan, sonsuza dek ayağa kalkar” sözü anımsatılarak, bu dayanışmanın sembolik değeri öne çıkarıldı.
Küba, “damarlarında Mambí’lerin ve isyancıların kanı akan” bir ulus olarak, vatanını “Amerikan takımyıldızında sıradan bir yıldız” haline getirmeyeceğini, egemenliğini ve sosyalizmini “Vatan ya da Ölüm!” sloganı altında kararlılıkla savunacağını ilan etti. Venezuela’da katıledilen 32 Kübalı savaşçı ile yakın zamanda engellenen terörist sızma girişimi de bu kararlılığın somut örnekleri olarak hatırlatıldı.
Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel Bermúdez’in 16 Nisan’da yaptığı ulusal ve uluslararası seferberlik çağrısı desteklenerek şu sözler yinelendi:
“Devrim için canını vermeye hazır bir kadın veya bir erkek olduğu sürece, zaferi biz kazanacağız!”
“Devrimimizin sosyalist karakteri geçmişin bir ifadesi değil, bugünün kalkanı ve geleceğin garantisidir!”
Fidel Castro’nun 100. doğum yılına denk gelen bu yılki anmada, Küba hükümeti tarihi mirasını ve devrim kahramanlarını onurlandırdığını belirterek, barışçıl ancak kararlı bir halk olarak her türlü tehdide karşı hazır olduklarını bir kez daha gösterdi.
Domuzlar Körfezi, 65 yıl sonra bile Küba Devrimi için sembolik bir zafer olmaya devam ediyor. Ada, aynı kararlılıkla egemenliğini ve sosyalist sistemini korumaya hazır görünüyor.
Yorumlar (0)