CHP'ye haksızlık (mı) ediliyor?..

Akademisyen ve yazar Murat Sevinç, bugün, diken.com.tr'de yazısında "CHP'ye haksızlık ediliyor" demiş: "Biraz insaf. Vallahi beyler bayanlar, CHP’nin kuşkusuz hataları oldu, fakat bugüne dek ne Kürt siyasetçi ve seçmeni ‘itlaf edilmesi gereken haşerat’ ifadesiyle tanımlamaya yeltendi, ne de barış imzacısı meslektaşlarımın odalarının kapısına çarpı atanlar CHP’liydi. Herkes hafızasını yitirmedi. Evet, biraz insaf."

CHP'ye haksızlık (mı) ediliyor?..

"Faşizm kendisi gibi düşünmeyen herkese düşmandır"... Tersinden okursak, "kendisi gibi düşünmeyen herkese düşmanlık faşizmdir" de diyebiliriz; hadi biraz yumuşatırsak da "kendisi gibi düşünmeyen herkese düşmanlığın faşizmden farkı yoktur" diyelim... En azından, kendinden farklı düşünene düşmanlık beslemek açık bir sekterlik, bağnazlık, daha kibarcası fanatizmdir. Demokrasiye giden yol da oradan geçmez. Açık, net ve kesin olan bu...

Önü arkası, öncülleri ve ardılları, gerekçeleri, getirisi ve götürüsü görmezden gelinip konjonktürel bir politik karardan dolayı, iktidarın hedefindeki, zindan ve kapatılma tehditlerine karşı birlikte mücadele dışında bir silahı ve güvencesi olmayan bir siyaseti gömmek de -kibarca- insafsızlık değil midir?..

Murat Sevinç de bunları demiş... Barış ve demokratikleşme mücadelesi bu kadar kolay harcanmamalı!..

Akademisyen ve yazar Murat Sevinç, bugün, diken.com.tr'de yazısında "CHP'ye haksızlık ediliyor" demiş. Sevinç yazısında "Bir tercih yapıldığında, tercih edilmeyenlerin sonuçlarını görmek ihtimal olmaktan çıkar. CHP’nin kararından pişmanlık duyup duymayacağını yaşayarak göreceğiz. Eğer bundan sonrasını iyi yönetirse pişmanlık bir yana, sürece çok daha anlamlı katkılar sunabileceği kanısındayım" diyor ve "CHP bir düşünce kulübü ya da iyi kalpli insanlar derneği değil, bir siyasi parti. Komisyona katılmaya karar verdi ve ilk günden itibaren diğer partilerle uyumlu çalıştı. Son birkaç güne dek unutulmaya yüz tutmuş komisyonun kurulması-çalışma yöntemi dahil her konunun nasıl olması ve oyunun hangi sınırlar içinde oynanması gerektiğine AKP-MHP koalisyonu karar verdi. TBMM’deki çoğunluğu bugüne dek hiçbir konuda muhalefetle uzlaşma gereği duymamış, bir önergeyi dahi kabul etmemiş iktidar blokundan söz ediyoruz. Otur dediklerinde oturacaksın kalk dediklerinde kalkacaksın ve bunun adı ‘siyaset’ ya da ‘uzlaşma’ olacak. Bir parti, “Haydi İmralı’ya” diyecek ve kalanı onun peşine takılacak; neden, bir aklı fikri, seçmeni, siyaseti, programı yok mu diğer partilerin?" diye soruyor. 

Sevinç yazısında süreç ve komisyonun son dönemdeki işleyişini değerlendirirken de CHP'nin komisyondan çıkmak istemediğini, sorunun çözümü için elinden geleni yapacağını dile getirdiğini vuruluyor ve CHP'nin "sürekli hırpalanırken, cumhurbaşkanı adayı-belediye başkanları tutukluyken, kapatma davası dedikoduları yapılırken sürece destek verdiğini" belirtiyor. Buna karşılık, süreci organize edenlerin ‘demokrasi’ sözcüğünü ağzına dahi almadığını ve kimi kalemlerin, biz ölümlülere "sanki normal bir tutummuş gibi, anayasasında ‘demokrasi’ yazan bir ülkenin ‘bir ara’ demokratikleşebileceğini müjdelediğini" hatırlatırken, yazısını şöyle tamamlıyor: "Biraz insaf. Vallahi beyler bayanlar, CHP’nin kuşkusuz hataları oldu, fakat bugüne dek ne Kürt siyasetçi ve seçmeni ‘itlaf edilmesi gereken haşerat’ ifadesiyle tanımlamaya yeltendi, ne de barış imzacısı meslektaşlarımın odalarının kapısına çarpı atanlar CHP’liydi. Herkes hafızasını yitirmedi. Evet, biraz insaf."

Murat Sevinç'in yazısının tamamını bu linkten okuyabilirsiniz: https://www.diken.com.tr/chpye-haksizlik-ediliyor/

Yazar murat sevinç
Yayına hazırlayan can çınar

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış