Datça’nın En Güzel Ablası Neriman Argat Bizlere Veda Etti

Neriman Argat, yaşadığı çağa karşı duyarlı, sorgulayan ve sorumlu bir kadın sanatçıydı. Sanatı yalnızca estetik bir uğraş olarak görmedi; çağına tanıklık eden, eleştiren ve iyileştirmeye çalışan bir duruş olarak kullandı. Türkiye’nin sanat ortamında, özellikle son yıllarda sanatçılara verilen desteğin sınırlı olmasına rağmen kendi yolunu çizdi. Kalabalık alkışlar peşinde koşmadı; samimi ve onurlu bir hayatı tercih etti. Datça gibi doğanın ve sükûnetin hâkim olduğu bir yerde yaşamayı seçmesi de tesadüf değildi. Orada denizin ve rüzgârın sesiyle iç içe, kendini yeniden besledi ve hayata veda etti.

 Datça’nın En Güzel Ablası Neriman Argat Bizlere Veda Etti

 

İnsan Kalarak Yaşanmış Bir Ömür

Ülkemiz, tarih boyunca sanatçılarına ve sanatına yeterince değer vermemekle anılır. Bu değer bazen spot ışıklarının uzağında, sessiz sedasız ve mütevazı hayatlarla örülür; ama derin izler bırakır. İşte böyle bir hayatı, Datça’nın huzurlu topraklarında sessizce noktalayan Neriman Argat, sanatın ve insani sorumluluğun güzel bir örneği olarak aramızdan ayrıldı.

Neriman Argat, yaşadığı çağa karşı duyarlı, sorgulayan ve sorumlu bir kadın sanatçıydı. Sanatı yalnızca estetik bir uğraş olarak görmedi; çağına tanıklık eden, eleştiren ve iyileştirmeye çalışan bir duruş olarak kullandı. Türkiye’nin sanat ortamında, özellikle son yıllarda sanatçılara verilen desteğin sınırlı olmasına rağmen kendi yolunu çizdi. Kalabalık alkışlar peşinde koşmadı; samimi ve onurlu bir hayatı tercih etti. Datça gibi doğanın ve sükûnetin hâkim olduğu bir yerde yaşamayı seçmesi de tesadüf değildi. Orada denizin ve rüzgârın sesiyle iç içe, kendini yeniden besledi ve hayata veda etti.

Ülkemizin sanat ve sanatçıya verdiği değer maalesef hâlâ tartışmalı bir konudur. Bir yandan zengin bir kültürel mirastan ve usta sanatçılardan söz edilir; diğer yandan maddi zorluklar ve ilgisizlik birçok sanatçının omuzlarına ağır bir yük bindirir. Neriman Argat gibi isimler, işte bu sessiz ama en güçlü sembollerden biriydi. Çünkü sanat, popülerlikten değil; samimiyetten, sorumluluktan ve derinlikten doğar.

Argat’ın hayata bakışı, “çağına karşı sorumlu insan” tanımını en iyi şekilde karşılıyordu. Dünyadan geçen her bireyin bir iz bırakması gerektiğini düşünüyordu. Belki de en çok, çevresine kattığı enerjiyle, sevgisiyle ve duruşuyla iz bıraktı. Datça’nın sakin sokaklarında, denize karşı geçirdiği günler hem ilham kaynağı hem de vedaya hazırlık oldu. Sessiz sedasız ayrılışı, belki de en büyük mesajıydı: Sanat, gürültüde değil, derinlikte yaşar.

Neriman Argat bu dünyadan geçip gitti ama geride bıraktığı duruşu, düşünceleri ve ilhamı, Datça’nın rüzgârında ve insanların yüreklerinde yaşamaya devam edecek. Ona minnetle ve saygıyla…

 

Komşusu meslektaşı Uğur Sönmez’in Gözünde Neriman Argat

Hem kadın olmak, hem sanatçı olmak, hem muhalif olmak hem de ezilenden yana olmanın getirdiği kavganın rol modeli olmak… Ama bütün bu kavgaların içinde, çocuk yaşta ağır aşağılanmalara maruz kalmışken, hayatının sonuna kadar kalbinde sevgiyi koruyabilmek, bütün kavgalarını nefrete değil sevgiye dönüştürebilmek gerçekten kolay değil.

O bunu kelimelerle anlatmadı; hep yaşamıyla, pratikleriyle, gündelik hayatıyla gösterdi. Çok özel bir insanı kaybettik. Annemi kaybettiğim kadar derinden üzüldüm ama aslında insanlığın kaybettiği değere daha çok üzüldüm. Büyük bir değer kaybettik.

Daha ne kadar şey yazabilirim, onun adına ne söyleyebilirim bilmiyorum… Yanındaki komşusunun tıkırtısını duyup “Acaba yaşıyor mu, uyku apnesi var diye” diye endişelenecek kadar nazik ve sevgi dolu kalabilmek… Zor bir çocukluk ve gençlikten gelip, onca kaybına rağmen “insan” kalabilmek… İşte bu çok daha değerli. Başka ne söyleyebilirim ki?

Güle Güle  Neriman Argat

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış

İlginizi Çekebilir