Demokratik Çözümler Otoriter Rejimlerin Gölgesinde Filizlenmiyor

HTŞ yönetimi, on binlerce Kürt ailesine “dönün” demiş, ancak gerekli güvenlik tedbirlerini almamıştır. Silahsız sivil halk, cihatçı grupların keyfine ve saldırılarına terk edilmiştir. Bu, entegrasyon değil; açık bir tehdit ve sindirme politikasıdır. Karşılıklı adımların atılmadığı, güvenliğin sağlanmadığı bir süreç barışa değil, yeni gerilimlere ve kan dökülmesine yol açar.

Demokratik Çözümler Otoriter Rejimlerin Gölgesinde Filizlenmiyor

 

Suriye’de Kürtlerin Geri Dönüşlerine  Karşı Planlı Şiddet

 

Suriye sahası bir kez daha, “entegrasyon” adı altında dayatılan tek yanlı sürecin ne kadar tehlikeli ve sahte olduğunu kanıtladı. Yedi yıl sonra topraklarına dönmek isteyen Kürt aileler, Serêkani’de HTŞ yanlısı silahlı cihatçı grupların planlı saldırısına uğradı.

Söz konusu olay, ani bir gerilim ya da tesadüfi bir çatışma değildir. Dönüş konvoyunun önü silahlı cihatçılar tarafından kesilmiş, silahsız ve savunmasız Kürt ailelere ateş açılmış, onlarca kişi yaralanmış, maddi kayıplar yaşanmıştır. Amaç açıktır: Halkı korkutmak, geri dönüş iradesini kırmak ve Kürtlerin kendi kentlerine dönmesini engellemek.

HTŞ yönetimi, on binlerce Kürt ailesine “dönün” demiş, ancak gerekli güvenlik tedbirlerini almamıştır. Silahsız sivil halk, cihatçı grupların keyfine ve saldırılarına terk edilmiştir. Bu, entegrasyon değil; açık bir tehdit ve sindirme politikasıdır. Karşılıklı adımların atılmadığı, güvenliğin sağlanmadığı bir süreç barışa değil, yeni gerilimlere ve kan dökülmesine yol açar.

Demokratik Çözümler Otoriter Rejimlerin Gölgesinde Filizlenmiyor

HTŞ rejimi ve ona bağlı çeteler, Suriye’de farklı kimlik ve inançlara sahip topluluklara terör estirmeye devam ediyor. Bu saldırılar bir kez daha göstermektedir ki, demokratik çözümler otoriter rejimlerin gölgesinde filizlenemez. Tek yanlı dayatmalar, zorla “uyum” iddiaları ve silahlı grupların serbest bırakılması, kalıcı barışın önündeki en büyük engeldir.

Suriye’de yaşananlar bize ısrarla hatırlatıyor: Gerçek entegrasyon, güvenliğin karşılıklı sağlanması, halkların iradesine saygı ve demokratik çözümlerle mümkündür. Aksi takdirde, her “dönüş” çağrısı yeni bir saldırıya, her vaat yeni bir hayal kırıklığına dönüşecektir. Serêkani saldırısı, bu gerçeğin en son ve en acı örneğidir.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış