Öğretmenler Ödev verdi, Dersimiz, Direniş

Özel sektör öğretmenleri, uzun zamandır güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve tekelleşmiş holding okullarının baskısı altında eziliyor. Eğitim, bir ticari meta haline getirilirken, öğretmenler de ucuz emek gücü olarak görülmeye başlandı. Mülakat mağduru öğretmenler ise KPSS gibi objektif sınavlarda başarılı olmalarına rağmen, keyfi mülakat süreçleriyle kamuda göreve atanamıyor. Bu sistem, liyakati değil sadakati ödüllendiriyor; eğitimde nitelikli insan gücünü değil, ideolojik ve siyasi yakınlığı öne çıkarıyor. Her iki grup da ortak bir talepte birleşiyor: Eğitim kamusal bir hak olmalı, öğretmenler güvenceli ve insanca yaşayabilecek ücretlerle çalışmalı.

Öğretmenler Ödev verdi, Dersimiz, Direniş

Eğitimin Vicdanı Sokaklarda

Türkiye’nin eğitim emekçileri, yıllardır süren sistematik sorunlara karşı bir kez daha seslerini yükseltmek için bir araya geldi. Yedi gündür açlık grevinde olan özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler, taleplerini duyurmak amacıyla bir yürüyüş düzenlemek istedi. Ancak bu barışçıl girişim, önce polis ablukasıyla engellendi, ardından biber gazı ve şiddetli müdahaleyle karşılaştı. Bu saldırı, yalnızca öğretmenlere değil, kamusal eğitimin geleceğine ve toplumsal adalete vurulmuş bir darbedir.

Özel sektör öğretmenleri, uzun zamandır güvencesiz çalışma koşulları, düşük ücretler ve tekelleşmiş holding okullarının baskısı altında eziliyor. Eğitim, bir ticari meta haline getirilirken, öğretmenler de ucuz emek gücü olarak görülmeye başlandı. Mülakat mağduru öğretmenler ise KPSS gibi objektif sınavlarda başarılı olmalarına rağmen, keyfi mülakat süreçleriyle kamuda göreve atanamıyor. Bu sistem, liyakati değil sadakati ödüllendiriyor; eğitimde nitelikli insan gücünü değil, ideolojik ve siyasi yakınlığı öne çıkarıyor. Her iki grup da ortak bir talepte birleşiyor: Eğitim kamusal bir hak olmalı, öğretmenler güvenceli ve insanca yaşayabilecek ücretlerle çalışmalı.

Taban maaş hakkı ve mülakat sisteminin kaldırılması, bu mücadelenin iki temel ayağını oluşturuyor. Taban maaş, özel sektördeki sömürüyü frenleyecek, öğretmenlerin mesleki onurunu koruyacak bir adımdır. Mülakatın ilgası ise kamuda adaleti yeniden tesis edecek, genç ve başarılı öğretmenlerin önünü açacaktır. Öğretmenler, “Eğitim holdinglere teslim edilemez” diyerek, eğitimin kamusal niteliğini haykırıyor. Bu ses, yalnızca kendi hakları için değil, çocuklarımızın geleceği için de yükseliyor.

Öğretmenler Ödev verdi, Dersimiz, Direniş

 Öğretmenlerin Açlık Grevi Sürüyor

Polisin barışçıl bir yürüyüşe müdahalesi, Türkiye’de kamu görevlilerinin ve emekçilerin hak arama mücadelesine yönelik genel tutumun açık bir yansımasıdır. Açlık grevinde olan eğitimcilerin sağlık durumları her geçen gün kötüleşirken, devletin önceliği talepleri dinlemek yerine gazla, copla susturmak olmamalıdır. Bu müdahale, vicdanları yaralamakta ve toplumda derin bir öfke biriktirmektedir. Çünkü öğretmenler, toplumun en temel taşlarıdır; onların sesi kısıldığında, geleceğin aydınlığı da kararmaya başlar.

  Öğretmenlerin bu mücadelenin yanında olmak  emekten dayanışmadan yana olmak demektir. Tekelleşmiş eğitim anlayışına karşı, kamusal ve nitelikli bir eğitim sisteminin inşası için öğretmenlerle omuz omuza durulmalı. Taban maaş hakkı tanınana, mülakat sistemi tamamen kaldırılana ve eğitimde liyakat, güvence ile adaleti hâkim kılınıncaya dek direnmeleri ülkenin demokratikleşmesinin bir parçası olarak önemli bir yer tutacaktır.

Öğretmenlerin açlık grevinin, topluma yüklediği görevi  dayanışma içinde olmalarıdır .  Geleceğimizi emanet ettiğimiz bu emekçilerin sesini duymak, hepimizin insani ve ahlaki sorumluluğudur. Bu mücadele, sadece bir grup öğretmenin mücadelesi değil; eşit, özgür ve adil bir toplum özleminin ta kendisidir.

Bu direnişin ışığı sönmeyecek. Talepler karşılanana kadar sokaklar, meydanlar ve kalpler öğretmenlerle dolu olmaya devam edecek.

Öğretmenlerin Talepleri ve Eğitim Sistemindeki Yapısal Sorunlar ve Özeleştirmenin Sonuçları

Türkiye’de özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenler, çalışma koşulları ve atama süreçlerindeki sorunlara dikkat çekmek amacıyla eylem düzenliyor. 7 gündür açlık grevinde olan grup, Özel Sektör Öğretmenlerinin Durumunu ve taleplerini kamuoyuna duyurmak için planlanan yürüyüşte polis ablukası ve biber gazı müdahalesiyle karşılaştı.

Özel okullarda çalışan yaklaşık 200 bine yakın öğretmen, güvencesiz istihdam ve düşük ücretlerle çalışıyor. Kamudaki kadrolu öğretmen maaşları 2026 itibarıyla yeni başlayanlar için yaklaşık 62.000-66.000 TL, ortalama 71.000 TL seviyesindeyken, özel sektörde birçok öğretmen asgari ücret veya biraz üzerinde ücret alıyor (ortalama ücretli öğretmen maaşı 28.000-32.000 TL bandında).

Sendikalar ve öğretmen örgütleri, “taban maaş hakkı” ile özel sektör öğretmenlerinin maaşlarının kamudaki eşdeğerlerine göre belirlenmesini talep ediyor. Bu düzenleme, eşit işe eşit ücret ilkesini sağlamayı ve holding tipi okullardaki rekabetçi düşük ücret politikasını sınırlamayı hedefliyor.

Öğretmenler Ödev verdi, Dersimiz, DirenişMülakat Mağduru Öğretmenler

KPSS’de başarılı olan ancak mülakat süreci nedeniyle ataması yapılmayan öğretmenler de eylemlerde yer alıyor. 2024-2025 atamalarında 20 bin kontenjan için mülakat uygulandı. Bakanlık, mülakat nedeniyle yaklaşık 1.100 öğretmenin sıralamasının değiştiğini belirtirken, mağdur öğretmenler ve sendikalar bu sayının 1.600-5.000 arasında olduğunu savunuyor. KPSS puanı yüksekken mülakatta düşük puan alanlar, kontenjan dışında kaldı.

Mülakat sisteminin %50 KPSS + %50 mülakat olarak uygulanması, liyakat tartışmalarını artırdı. Mağdurlar, mülakatın kaldırılması ve ek atama talebinde bulunuyor.

Genel Veriler

  • Kamuda yeni atanan öğretmen maaşı (Ocak 2026): 62.000-66.000 TL (ek ders hariç).
  • Uzman öğretmen: 77.000-81.000 TL.
  • Özel sektörde ücretli öğretmenler (30 saat): 30.000 TL civarı.
  • Atama bekleyen ve özel sektöre yönelen öğretmen sayısı yüz binleri buluyor.

Öğretmenler, eğitimin kamusal niteliğinin korunması, güvenceli istihdam ve taban maaş uygulaması taleplerini dile getiriyor. Eylemler, hem özel sektördeki sömürü iddialarını hem de kamudaki atama adaletsizliğini gündeme taşıyor. Talepler karşılanana kadar açlık grevi ve benzer protestoların devam etmesi bekleniyor.

Bu süreç, Türkiye’de öğretmen istihdamı, ücret politikaları ve eğitimde liyakat tartışmalarının özeti niteliğindedir. Veriler, kamusal ve özel sektör arasındaki ücret farkının belirgin olduğunu göstermektedir.

Öğretmenler Ödev verdi, Dersimiz, Direniş

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış