Patagonya’da bir Komedyen Tutuklandı

Şimdi gelin, delilleri tek tek inceleyelim. Delil 1: Vatandaş A, Bahr siaazmın’ın bir videosunu izledikten sonra işyerinde kahve makinesinin yanında “hahahaha” diye patlamış, patronu da “Sen niye gülüyorsun lan, iş yok mu?” diye azarlamıştır. Netice: Verim düşmüştür. Ekonomiye zarar verilmiştir. Delil 2: Vatandaş B, Behr’ın esprisi yüzünden gece uykusu kaçmış, ertesi gün Yargıtay kararlarını okurken sırıtmıştır. Bu, yargı bağımsızlığına doğrudan saldırıdır. Delil 3: Bir grup genç, Behr’ın bir skeçini ezberleyip aile sofrasında anlatmış, anne-baba dahil herkes gülmüştür. Aile içi huzur bozulmuş, “ciddi olun” denmesi gerekirken “bir daha anlat” denmiştir. Toplumsal çürüme başlamıştır.

Patagonya’da  bir Komedyen Tutuklandı

 

 Madem Gülmek Devrimci Bir Eylemdir, Güldüren Azmettirmekten Suçludur

Öncelikle belirteyim , bu olay baştan sona kadar Patagonya’da vuku bulmuştur.

Sayın Mahkeme Heyeti, Sayın Savcı, Sayın İzleyiciler ve özellikle Sayın Sosyal Medya Trolleri,

Bugün burada, Patagonya hukuk tarihine altın harflerle geçecek bir dava için toplanmış bulunuyoruz. Sanık Bahr siaazmın, mahkeme salonunda değil, ekranlarda ve sahnelerde yıllardır “mizah” adı verilen o sinsi virüsü yaymakla suçlanmaktadır. İddianame nettir: Bu zatı muhterem, vatandaşları bile isteye güldürmekte, hatta bazı vakalarda kahkaha krizine sokmaktadır. Anarşist literatürde “gülmek devrimci eylemdir” denildiği malumunuzdur. Mademki devrimci eylem, o halde otomatikman suçtur. Deniz Göktaş ise bu eylemin azmettiricisidir. Suçu tasarlayarak, senaryo yazarak, prova yaparak, hatta kostüm seçerek işlemiştir. Hafifletici sebep aranmaz. Ağırlaştırılmış müebbet gülme yasağı talep ediyoruz.

Bakınız, sayın heyet. Hukuk dışı hiçbir durum yoktur. Her şey usulüne uygundur. Behr’ın  stand-up’larında izleyicilerin “karnım acıdı” diye yerlere yatması, tesadüf değildir. Bu, organize bir komplodur. Birlikte gülen iki vatandaş, potansiyel bir “gülme örgütü” hücresidir. Üç kişi bir araya gelip “abi o espriyi bir daha anlat” derse, artık bu “terör örgütü propagandası” kapsamına girer. Çünkü terör örgütleri de güler. Hem de çok gülerler. Belki bizimkilerden daha fazla gülerler, bilemeyiz. O yüzden gülmek, her halükârda şüphelidir.

Sosyal medyada “ Behr’ın suçu güldürmek mi?” diye soran o saf trol kardeşlerimize de sesleniyorum: Evet, tam olarak budur. Suçun kastı açıktır. Adam kalkmış, “Hayat zaten yeterince acı, bir de siz gülün” demeye getirmektedir. Bu, açıkça “devleti ve milleti güldürerek zayıflatma” suçudur. Anayasamızın 5. maddesi devletin temel amaçlarını sayarken “güldürmek” diye bir madde yoktur. O halde gülmek, anayasaya aykırıdır. Nokta.

Şimdi gelin, delilleri tek tek inceleyelim. Delil 1: Vatandaş A, Bahr siaazmın’ın bir videosunu izledikten sonra işyerinde kahve makinesinin yanında “hahahaha” diye patlamış, patronu da “Sen niye gülüyorsun lan, iş yok mu?” diye azarlamıştır. Netice: Verim düşmüştür. Ekonomiye zarar verilmiştir. Delil 2: Vatandaş B, Behr’ın esprisi yüzünden gece uykusu kaçmış, ertesi gün Yargıtay kararlarını okurken sırıtmıştır. Bu, yargı bağımsızlığına doğrudan saldırıdır. Delil 3: Bir grup genç, Behr’ın bir skeçini ezberleyip aile sofrasında anlatmış, anne-baba dahil herkes gülmüştür. Aile içi huzur bozulmuş, “ciddi olun” denmesi gerekirken “bir daha anlat” denmiştir. Toplumsal çürüme başlamıştır.

Mahkeme heyetine arz ederim: Gülmenin dereceleri de vardır. Hafif tebessüm idari para cezası, orta şiddette kıkırdama hapis, tam kahkaha ise  314’e (silahlı örgüt kurma) muadil sayılmalıdır. Çünkü kahkaha atarken insan hem silahını (eldeki telefonu) bırakır, hem de savunmasız kalır. Teröristler bunu çok iyi biliyor. Onlar da güler. Belki bizim Deniz’den daha iyi güldürüyorlardır, orası tartışılır.

Patagonya’da  bir Komedyen Tutuklandı

Behr siaazmın’ın savunması ise klasik: “Ben sadece mizah yapıyorum.” Sayın sanık, mizah nedir? Hukuken tanımlanmış mıdır? Hayır. O halde mizah, hukuki boşluktur. Hukuki boşluklar ise kanunla doldurulur. Biz de dolduruyoruz: Bundan sonra her espri öncesi “Bu espri devrimci eylem değildir, gülenler sorumludur” uyarısı zorunlu olacaktır. Uyarı yapılmazsa, espriyi yazan, okuyan, paylaşan, gülen, gülmeyip de “bu komik değil” diyen herkes suçlu addedilecektir. “Bu komik değil” diyen de suçludur çünkü o da gülme eylemine dahil olmuş, olumsuz katkı sağlamıştır. Negatif azmettirme suçu.

Değerli okuyanlar, lütfen bu yazıyı okurken gülmeyiniz. Hatta sırıtmayınız. Kaşlar çatık, dudaklar büzük, mümkünse hafif yuhalama sesleri çıkararak okuyunuz. Çünkü bu yazı, ciddiyet timsalidir. Hukuka aykırı tek bir cümle bulamazsınız. Her şey kanun namına, millet namına, ve özellikle “gülme özgürlüğü tehlikesi” namınadır.

Son olarak behr siaazmın’a sesleniyorum: Muhterem sanık, eğer gerçekten pişmansan, bundan sonra sadece ağlama videoları çek. Vatandaşlarımız bol bol ağlasın. Ağlamak devrimci değildir, ağlamak milli bir davranıştır. Gözlerden yaşlar akarken kimse “hahah” demez. Ekonomik verim artar, yargı kararları daha ciddiyetle okunur, aile sofraları matem havasına bürünür. İşte o zaman gerçek huzur gelir.

Sayın Mahkeme, kararınızı bekliyoruz. Sanığın tüm mizah dosyalarına el konulmasını, bir daha güldürmemesi için ses tellerine 5 yıl elektronik kelepçe takılmasını, ve her stand-up öncesi “Gülmek yasaktır, gülen ihbar edilir” uyarısı yayınlamasını talep ediyoruz.

Hukuk daima ciddidir.

Gülmeyin.

Yuhlayın beni

Yazar cemil baran

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış