Son On Üç Yılda 1267 Maden İşçisi Hayatını Kaybetti
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü’nde “Ölenler için yas tut, kalanlar için mücadele et” diyerek 2013-2025 yılları arasında madenenlerde hayatını kaybeden maden işçilerinin verilerini açıkladı.
Raporda, son 13 yılda 1267 maden işçisinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği ifade edildi. Yaşamdan koparılan 1267 maden işçisinin sendikalılık oranına da dikkat çeken İSİG, ölen işçilerin 403’ünün yani yüzde 31,8’inin sendikalı, 864’ünün ise yüzde 68,2’sinin sendikasız olduğunu vurguladı.
AKP Döneminde Madenler Özel Sektöre Açıldı
2000’li yıllarda Türkiye’nin madencilik politikasına değinen İSİG, “AKP’li yıllarda madencilik sektörünün GSYH içindeki ve ihracattaki payı artarken, madencilik alanındaki sermaye birikim stratejisi daha agresif ve daha talancı bir görünüme kavuştu. 2013 yılında Başbakanlık görevi sırasında Erdoğan “Bütün bu maden işlerini kendime bağladım. Ne olursa olsun ister mermer ister altın ister bakır ister çinko, bizzat göreceğim dedim” sözleriyle birikim rejimindeki aks değişiminin işaretini verdi. Türkiye kapitalizminin agresif büyüme stratejisi doğrultusunda başta 3213 sayılı Maden Kanunu en az 20 kez değiştirilirken, çok sayıda yönetmelik değişikliği yapıldı. Son olarak 16 Ocak’ta Resmi Gazete’de “Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Rödövans İhale ve Uygulama Yönetmeliği” ile EÜAŞ imtiyaz alanındaki maden sahalarının rödovans yöntemiyle özel sektöre açılmasına ilişkin düzenleme yapıldı. AKP’li yıllarda madencilik sektörünün GSYH içindeki ve ihracattaki payı artarken, madencilik alanındaki sermaye birikim stratejisi daha agresif ve daha talancı bir görünüme kavuştu. 2013 yılında Başbakanlık görevi sırasında Erdoğan “Bütün bu maden işlerini kendime bağladım. Ne olursa olsun ister mermer ister altın ister bakır ister çinko, bizzat göreceğim dedim” sözleriyle birikim rejimindeki aks değişiminin işaretini verdi. Türkiye kapitalizminin agresif büyüme stratejisi doğrultusunda başta 3213 sayılı Maden Kanunu en az 20 kez değiştirilirken, çok sayıda yönetmelik değişikliği yapıldı. Son olarak 16 Ocak’ta Resmi Gazete’de “Elektrik Üretim Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Rödövans İhale ve Uygulama Yönetmeliği” ile EÜAŞ imtiyaz alanındaki maden sahalarının rödovans yöntemiyle özel sektöre açılmasına ilişkin düzenleme yapıldığını” belirtti.
Yeraltında ezilenler yeryüzüne seslenirler / Madenler bizim derler
Düşük ücretler, aşırı-yoğun-fazla çalışma, sosyal güvencesizlik, çok tehlikeli ve işkolundaki risklerle orantısız bir şekilde önlemsiz çalıştırılma, yeterli beslenememe, borç kıskacı ve evimizden uzak çalışma, göçe mecbur edilme cenderesi altında; patronun iki dudağının arasındaki keyfi koşullarda istemiyoruz. İnsan onuruna yakışır bir ücret, çalışma saati ve sağlık-güvenlik ortamında çalışmak istiyoruz. Madenler kamulaştırılsın, sendikal irademize karışılmasın ve işçi denetimi sağlansın istiyoruz. Diğer yandan iş cinayetleri, ağır yaralanmalar ve meslek hastalıkları ile canımıza kasteden sermaye düzeninin, madencilik sahalarında yaşayan tüm halk ve canlılar; suyunu, havasını, ciğerlerini, yaşam alanlarını kaybetmesin istiyoruz. İşte bu yüzden “üreten biziz yöneten de biz olacağız” diyoruz…
Son On Üç Yılda Maden Ocaklarında 1267 İş Cinayeti!
İSİG Raporunda, yüzde 91’ini ulusal basından; yüzde 9’unu ise işçilerin mesai arkadaşları, hemşehri dernekleri, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiği bilgilere dayanarak tespit ettiğini, son on üç yılda 1267 maden işçisi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti belirtildi.



Yorumlar (0)