Şilili halk ozanı Víctor Jara’nın 1973’te öldürülmesiyle ilgili olarak aranan son isim de yakalandı. Peki, adalet gerçekten sağlandı mı? Her zaman umuttan ve barıştan yana olan Víctor Jara’nın gitarından yükselen ezgiler adalet mücadelesinde yankılanmaya ve yol göstermeye devam edecek
Víctor Jara (1932-1973)
“Şarkımla rahatsız ediyorsam eğer, bunu duymak istemeyen birini, emin olun ki o bir gringo’dur”
Bu sözler, Şilili devrimci müzisyen Víctor Jara’nın 1969 tarihli şarkısı “A desalambrar”a ait. Şarkıda “Sökün telleri, sökün çitleri! Toprak bizimdir!” diye sesleniyor, Jara. Ve gerçekten de gringo’ları rahatsız ediyor bu sözlerl
“Gringo”, Latin Amerika’da özellikle ABD’liler veya yabancı sömürgeci güçler için kullanılan bir ifade. Misal, Şili’de 11 Eylül 1973’te sosyalist Salvador Allende hükümetinin kanlı bir askerî darbeyle devrilmesinde ve General Augusto Pinochet liderliğindeki cuntanın iktidara gelmesinde kilit rol oynayan dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger da bir gringo.
Darbeden birkaç gün sonra “Haydi şimdi gitarını çal da görelim!” diye alay ederek Víctor Jara’nın parmaklarını kıran ve onu Şili Stadyumu’nda kurşuna dizenler yerel cuntacılardı. Fakat ABD devlet arşivlerinden, özellikle de Ulusal Güvenlik Arşivi (National Security Archive) tarafından yayımlanan gizliliği kaldırılmış belgelerden öğrendiğimize göre, darbenin esas mimarları Henry Kissinger ve ekibiydi. Hiçbir şüpheye veya komplo teorisine mahal vermeyecek şekilde, darbenin fikirsel ve lojistik temellerini gringo’lar atmıştı.
Darbe gecesi üniversitesinde öğrencilerle direniş nöbetine katılan, ertesi sabah gözaltına alınan ve işkence gördükten sonra öldürülen Víctor Jara, diktatörlüğün en sembolik kurbanlarından biri olarak görülüyor. Kurşuna dizilerek katledildiği stadyum, bugün onun adını taşıyor: Estadio Víctor Jara.

Víctor Jara Stadyumu’nda ona adanmış bir duvar resmi
Geçtiğimiz günlerde, Victor Jara cinayetinden aranan son isim de yakalandı. Emekli Albay Nelson Haase Mazzei, 2023’te Jara’nın öldürülmesinden suçlu bulunarak gıyabında 25 yıl hapis cezasına çarptırılan sekiz eski askerden biriydi. Bundan önce, Haziran 2016’da Florida’daki bir jüri, eski Şili ordusu subayı Pedro Barrientos’u Jara’nın cinayetinden sorumlu tutmuştu. Ekim 2023’te ABD’den sınır dışı edilen ve Şili’ye getirilen Pedro Barrientos, 30 yıl ABD’de özgürce yaşadıktan sonra nihayet cezaevine gönderilmişti.
Temmuz 2018’de ise sekiz emekli subay, Jara’nın katledilmesinden dolayı 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak sanıklar bu karara itiraz ederek temyize gittiler ve davayı üst mahkemelere taşıdılar. Ağustos 2023’te Şili Yüksek Mahkemesi, sanıkların temyiz başvurularını reddederek 2018’deki mahkûmiyet kararını kesin ve nihai olarak onayladı. Hatta cinayete ilaveten insan kaçırma suçlarından da ceza eklenerek toplam cezaları 25 yıla çıkarıldı. Bu tarihten itibaren kaçak olan Nelson Haase’nin 25 Temmuz 2026’da Şili’nin güneyinde yakalanarak cezaevine gönderilmesiyle yarım yüzyıldan uzun süren adalet mücadelesi sonuçlanmış oldu.

1972’de Joan ve Víctor Jara, kızları Manuela ve Amanda ile birlikte; 2018’de ise aynı pozda, Víctor olmadan
Peki, adalet gerçekten sağlandı mı? Víctor Jara’nın eşi Joan Jara, hayatının tam elli yılını adalet arayışı içinde geçirdi. 12 Kasım 2023’te, 96 yaşında hayata gözlerini yumduğu güne kadar mücadelesini sürdürdü. Tıpkı askerî cuntanın öldürdüğü 3 binden fazla insanın yakını gibi. Bugün bile, öldürülenlerden binden fazlasının cenazesine ulaşılabilmiş değil.
Kuşkusuz, darbeyle gerçek bir yüzleşme gerçekleşmeden adaletten söz etmek mümkün olmayacak. Her zaman umuttan ve barıştan yana olan Víctor Jara’nın şarkıları da bu süreçte yol göstermeye devam edecek.

Joan Jara (1927-2023)
“Yeni Şarkı” (Nueva Canción) hareketinden bugüne
Şilili halk ozanı Víctor Jara’nın müziğe ilgisi küçük yaşlarda başladı. 1932’de, Şili’nin bir köyünde, yoksul bir ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya gelmişti. Annesi düğünlerde, vaftiz törenlerinde ve cenazelerde şarkı söylüyordu. Nesilden nesile aktarılan halk şarkılarıydı bunlar.
Víctor Jara, 1957’de Şili Üniversitesi Korosu’na tenor olarak girdi ve orada Şili protest/folk müziğinin kurucusu Violeta Parra ile tanıştı. 1958’de Şili’nin en önemli folklor gruplarından biri olan Cuncumén’e katıldı. Ülkeyi gezerek otantik halk şarkılarını derledi ve grubun solistliğini yaptı. 1961’de Cuncumén grubuyla birlikte Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa’yı kapsayan uzun bir turneye çıktı, yüz binlerce kişiye şarkı söyledi.
“Bizi anlatmayan müziklerden bıkmıştık” diyen Jara, dünyanın dört bir yanında verdiği konserlerde herkesi kendi içine bakmaya ve dünyayı yeni gözlerle görmeye teşvik edecek sözler yazmanın önemini keşfetti. Kendi ifadesiyle, “şefkatin, özgürlüğün ve mutluluğun neler yapabildiğini” görmüştü. Neden şarkı söylediğini şöyle açıklıyordu:
“Doğduğum günden beri ülkemde adaletsizlik, yoksulluk ve toplumsal sefalet gördüm. Sanırım tam da bu yüzden halk için şarkı söyleme ihtiyacı duydum. İnsanın yaşamı boyunca özgürleşmesi ve adalet için çalışması gerektiğine gönülden inanıyorum.”
“Yeni Şarkı” (Nueva Canción) hareketi, işte bu gereksinimden doğdu. Hareketin temelleri, 1950’ler ve 1960’ların başında, Şili’nin kırsal bölgelerini gezerek unutulmaya yüz tutmuş otantik halk müziğini, ağıtları ve geleneksel ritimleri toplayan Violeta Parra tarafından atıldı. Violeta Parra’ya göre müzik eğlenceden ibaret değildi. Müzik, köylünün, işçinin ve ezilen halkın gerçek yaşanmışlıklarını yansıtan yaşayan bir kültürdü.
Víctor Jara, 1972
1969’da Şili Katolik Üniversitesi tarafından düzenlenen 1. Yeni Şili Şarkısı Festivali (Festival de la Nueva Canción Chilena) bu kültürün yerleşmesinde önemli bir dönüm noktası oldu. Víctor Jara bu festivalde “Plegaria a un labrador”(Bir çiftçiye dua) şarkısıyla birincilik kazandı. “Ayağa kalk ve bak ellerine, büyümek için kenetle onu kardeşinin eline” diyordu bu şarkıda Jara. “Yeni Şarkı” akımının marşına dönüşen bu şarkı, işçilere ve köylülere baskıya karşı birlik çağrısı yapıyor ve “Âmin!” diye sona eriyordu.
Halkın yoksulluğunu ve adalet arayışını konu alan bu şarkılar, 1970 seçimlerinde Salvador Allende’nin liderliğindeki Unidad Popular (Halk Birliği) koalisyonunun ve toplumsal dönüşümün kültürel sesi haline geldi.
“Yeni Şarkı” hareketi, 1973’teki askeri darbeyle fiziksel olarak baskılanmış ve üyeleri katliam ve sürgünle dağıtılmış olsa da toplumsal direniş, kimlik ve estetik hafızasını bugünlere miras bıraktı.
“Şili Kışı” olarak da bilinen 2019’daki toplumsal patlamada (Estallido Social), Santiago sokaklarında yüz binlerce genç, Víctor Jara’nın “El derecho de vivir en paz” (Barış içinde yaşama hakkı) ve “Plegaria a un labrador” şarkılarını elektrik gitarlar, rap düzenlemeleri ve kitle korolarıyla yeniden haykırdı.

2019’daki protestolarda “El derecho de vivir en paz” söylenirken
Quilapayún ve Sergio Ortega tarafından “Yeni Şarkı” dalgası içinde bestelenen “El pueblo unido jamás será vencido”(Örgütlü bir halkı hiçbir kuvvet yenemez), dünya genelinde tüm hak arayışı eylemlerinin ortak evrensel marşı haline geldi. 2019’da Santiago’daki İtalya Meydanı’nda (Plaza Italia) binlerce kişinin tek bir ağızdan bu şarkıyı söylediği ve “İşte halk ayağa kalkıyor mücadelede” diye haykırdığı anlar, şimdiden toplumsal mücadele hafızasına kazındı.
Bu kolektif haykırış, Jara’nın ve diğer devrimci ozanların gitarlarından yükselen ezgilerin, adaletsizliğe karşı sürekli yankılanacak bir çağrı olduğunu gözler önüne seriyor.
Víctor Jara’nın Vietnam Savaşı döneminde şair Ho Chi Minh’e ve Vietnam halkına ithafen yazdığı, günümüzde evrensel bir barış marşına dönüşen “El derecho de vivir en paz” (Barış içinde yaşama hakkı) ile bitirelim:
“Ho Amca, şarkımız saf bir sevginin ateşidir; güvercinlikte bir güvercindir, zeytinlikte bir zeytin dalı. Evrensel şarkıdır bu, zafere ulaştıracak zincirdir, barış içinde yaşama hakkını”
datça-dayanışma için yayına hazırlayan: cengizhan güngör
Yorumlar (0)