Mehdi Zana Yoğun Bakımda

Sonra 12 Eylül geldi. Ve Mehdi Zana, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nin karanlık koridorlarına götürüldü. On bir yıllık şanlı direniş… O zindanda bedenler kırıldı, iradeler sınandı; ama teslimiyet kabul edilmedi. İşkencenin, yalnızlığın, ölümün gölgesinde insan onuru ayakta tutuldu. O direniş, sadece bir adamın değil, bir halkın hafızasına kazındı.

        Mehdi Zana  Yoğun Bakımda

    

    Terzi, Sosyalist, Direnişçi, Göçmen Başkan Yoğun Bakımda

12 Eylül öncesi Diyarbakır’ın sosyalist  belediye başkanı. Halkın oyunu, bağımsız bir aday olarak, o dönemin tüm engellerine rağmen alan; şehrin sokaklarında, belediye meclisinde Kürtçenin sesini yükselten; yoksulun, emeğin, kimliğin yanında duran bir isim. Terzilikten siyasetin en zor cephesine yürümüş, 1977’de Diyarbakır’ı yönetmeye başlamış bir adam.

                                                         Mehdi Zana  Yoğun Bakımda

Sonra 12 Eylül geldi. Ve Mehdi Zana, Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nin karanlık koridorlarına götürüldü. On bir yıllık şanlı direniş… O zindanda bedenler kırıldı, iradeler sınandı; ama teslimiyet kabul edilmedi. İşkencenin, yalnızlığın, ölümün gölgesinde insan onuru ayakta tutuldu. O direniş, sadece bir adamın değil, bir halkın hafızasına kazındı.

Serbest kaldığında ise başka bir ceza başladı: göçmen yaşamın zorlukları. Yıllarca sürgün, yabancılık, hasret… İsveç’in soğuk sokaklarında, memleketinin sıcaklığını arayan bir ömür. Geri döndüğünde bile, geride bıraktığı yılların izi silinmedi.

Bugün o efsane isim yoğun bakımda. KOAH’ın ağır yüküyle mücadele ediyor. Yakınları, zaman zaman hafıza kaybı yaşadığını söylüyor. Beden yorulmuş olabilir; ama o isim, o direniş, o duruş hâlâ dimdik ayakta.

Mehdi Zana sadece bir belediye başkanı değildi.

O, Diyarbakır’ın vicdanıydı.

5 No’lu’nun sarsılmaz direnişiydi.

Sürgünde bile teslim olmayan bir iradeydi.

Bugün onun için eşitlik ve özgürlükten  yana  her kesin iyi dilekleri yükseliyor.

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış