Köylülerin Ebedi Savaşçısı
Meksika’nın kararlı devrimcilerinden Emiliano Zapata, 8 Ağustos 1879’da Morelos eyaletinin küçük bir köyü Anenecuilco’da dünyaya geldi. Yoksul bir köylü ailesinin dokuzuncu çocuğu olarak büyüyen Zapata, henüz 17 yaşındayken babasını kaybetti. Ailesine bakmak zorunda kalan genç Zapata, at yetiştiriciliğiyle geçimini sağlamaya çalışırken kendisini toprak sahipleriyle köylüler arasındaki amansız çatışmanın ortasında buldu. Büyük malikâneler (haciendalar), köylerin ortak topraklarını gasp ediyordu. Zapata, köy savunma komitesine katıldı ve 1909’da komitenin başkanlığına seçildi. Bu tarihten itibaren köylülerin haklarını savunmak için toprak işgallerine öncülük etti. Onun için adalet, toprağın asıl sahiplerine, yani emek veren köylülere dönmesi demekti.
1910’da Porfirio Díaz’ın uzun süreli diktatörlüğüne karşı başlayan Meksika Devrimi, Zapata’nın hayatını tamamen değiştirdi. Francisco I. Madero’nun çağrısına kulak veren Zapata, güneyde Ejército Libertador del Sur (Güney Kurtuluş Ordusu) adlı köylü gerilla kuvvetlerini kurdu. Sloganı çok netti: “Tierra y Libertad” – Toprak ve Özgürlük. Madero iktidara geldikten sonra verdiği toprak reformu sözünü tutmayınca Zapata büyük bir hayal kırıklığına uğradı. 28 Kasım 1911’de Ayala kasabasında yayınladığı ünlü Plan de Ayala, devrimin en radikal manifestolarından biri oldu. Bu planda Madero’yu devrime ihanet etmekle suçlayan Zapata, toprakların eski sahiplerine iade edilmesini, haciendaların dağıtılmasını ve gerçek bir tarım reformunu talep etti. Plan, sadece Morelos köylülerinin değil, tüm Meksika’nın ezilenlerinin sesi haline geldi.
Madero’nun düşüşünden sonra Victoriano Huerta’nın kanlı diktatörlüğü döneminde Zapata direnişini sürdürdü. 1913-1914 yıllarında Pancho Villa ile kurduğu ittifak, devrimin kuzey-güney cephesini güçlendirdi. Bir ara Zapata-Villa güçleri Mexico City’yi bile ele geçirdi. Ancak ABD’nin de desteğini arkasına alan Venustiano Carranza’nın liberal hükümeti karşısında zorlandılar. Carranza, toprak sahiplerine yakın duruyor ve Zapata’nın radikal taleplerini kabul etmiyordu. Zapata ise Morelos’u adeta bir gerilla üssüne çevirmiş, 1917’de bölgeyi yeniden kontrolü altına almıştı. Köylü ordusu, modern silahlara karşı bile inatla direniyordu.
Ne yazık ki bu onurlu mücadele, 10 Nisan 1919’da trajik bir komployla sona erdi. Carranza hükümeti, Zapata’yı ortadan kaldırmak için General Pablo González’e emir verdi. González’in adamı Albay Jesús Guajardo, sahte bir ittifak teklifiyle Zapata’yı Chinameca’daki Hacienda de San Juan’a davet etti. Zapata, on adamıyla birlikte at sırtında haciendaya girdiğinde borazanlar çaldı ve saygı gösterisi yapıldı. Üçüncü borazan sesiyle birlikte saklanan askerler ateş açtı. Zapata ve adamları kurşun yağmuruna tutuldu. Henüz 39 yaşındaydı. Cesedi Cuautla’ya götürülerek sokak ortasında teşhir edildi, ancak bu görüntü bile Zapata’nın efsanesini bitiremedi.
Zapata’nın ölümüyle Güney Kurtuluş Ordusu zayıflasa da fikirleri yaşamaya devam etti. 1917 Meksika Anayasası’na giren toprak reformu hükümleri büyük ölçüde onun mücadelesinin meyvesiydi. Bugün Meksika’da hâlâ “¡Zapata vive, la lucha sigue!” (Zapata yaşıyor, mücadele devam ediyor) sloganı yankılanıyor. O, yalnızca bir gerilla lideri değil; yoksul köylünün, yerlilerin ve ezilenlerin sembolü haline geldi. Morelos’taki küçük köyünden çıkan bu adam, adaletsizliğe karşı verdiği savaşla Latin Amerika’nın ve dünyanın birçok yerindeki toprak hareketlerine ilham kaynağı oldu.
Emiliano Zapata’nın hayatı, toprağın ve özgürlüğün uğruna verilen mücadelenin en güzel örneklerinden biridir. Onun gibi devrimci önderler unutulmaz; çünkü onlar, sadece bir dönemi değil, bir ideali temsil ederler.
Yorumlar (0)