Alevi Bektaşi Federasyonu: “Gözaltılarla, Baskılarla Özgürlüklerimizi Teslim Alamazsınız”

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), sosyalistlere, LGBTİ+’lara ve toplumsal muhalefete yönelik gözaltı ve operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Federasyon, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınmasını isterken, “Bugün başka toplumsal kesimlere yönelen hak ihlalleri karşısında sessiz kalamayız” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu: “Gözaltılarla, Baskılarla Özgürlüklerimizi Teslim Alamazsınız”

Alevi Bektaşi Federasyonu: “Gözaltılarla, Baskılarla Özgürlüklerimizi Teslim Alamazsınız”

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), sosyalistlere, LGBTİ+’lara ve toplumsal muhalefete yönelik gözaltı ve operasyonlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Federasyon, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınmasını isterken, “Bugün başka toplumsal kesimlere yönelen hak ihlalleri karşısında sessiz kalamayız” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu, son dönemde gerçekleştirilen gözaltı, tutuklama ve ev baskılarına ilişkin yazılı açıklama yayımladı.

“Gözaltılarla, Baskılarla Özgürlüklerimizi Teslim Alamazsınız” başlığıyla yayımlanan açıklamada, SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz’in de aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alınması ile farklı kentlerde gerçekleştirilen ev baskılarının demokratik siyaset ve örgütlenme hakkı açısından kaygı yarattığı belirtildi.

Örgütlenme ve Düşünce Açıklamak Suç Değildir

Aynı dönemde LGBTİ+ örgütleri, aktivistleri ve dayanışma ağlarına yönelik operasyon, gözaltı ve tutuklamalara da dikkat çeken Federasyon, şu ifadeleri kullandı:

“Örgütlenme hakkı suç değildir. Düşünce açıklamak suç değildir. Muhalif olmak suç değildir. Farklı kimlik ve inançlarla eşit yurttaşlık talep etmek suç değildir. LGBTİ+ olmak suç değildir.”

Hak İhlalleri Karşısında Sessiz Kalamayız

Alevilerin tarih boyunca inançları, kimlikleri ve örgütlenme hakları nedeniyle baskı, yasaklama ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığının ifade edildiği açıklamada, bu tarihsel deneyim nedeniyle diğer toplumsal kesimlerin yaşadığı hak ihlallerine karşı sessiz kalınamayacağı vurgulandı.

ABF, mücadelesinin yalnızca Alevilerin haklarıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Bizim mücadelemiz yalnızca Alevilerin değil; eşitlik, özgürlük, demokrasi ve insan hakları isteyen herkesin mücadelesidir” açıklamasında bulundu.

LGBTİ+’lara Yönelik Ayrımcılığa Tepki

Açıklamada LGBTİ+ yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini savunmanın ya da dayanışma göstermenin suç olarak değerlendirilemeyeceği belirtilerek, insanların cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimlikleri üzerinden hedef gösterilmesine, ayrımcılığa ve nefret söylemine karşı çıkıldığı ifade edildi.

Federasyon ayrıca sosyalistlerin, sendikacıların, gazetecilerin, demokratların ve toplumsal muhalefetin kriminalize edilmesine karşı olduğunu bildirdi.

ABF’den Dört Temel Talep

Alevi Bektaşi Federasyonu açıklamasında yetkililere yönelik taleplerini de sıraladı. Federasyon;

- hukuki güvencelere ve adil yargılanma hakkına saygı gösterilmesini,

- gözaltı ve tutuklamaların cezalandırma aracına dönüştürülmemesini,

- LGBTİ+’lara yönelik baskı, ayrımcılık ve nefret politikalarına son verilmesini,

- demokratik kitle örgütleri, siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşlarının örgütlenme ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınmasını istedi.

“Baskılar bizi susturamaz”

LGBTİ+ hakları için dayanışma göstermenin temel hak ve özgürlüklerin savunulması anlamına geldiğini belirten ABF, farklılıkları hedef alan ve ifade ile örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan uygulamaların toplumsal barışa zarar verdiğini savundu.

Federasyon açıklamasını, “Alevi Bektaşi Federasyonu olarak eşit yurttaşlıktan, laiklikten, demokrasi ve özgürlüklerden yana olmaya devam edeceğiz. Hiçbir kimliği, inancı, düşünceyi ve yaşam biçimini diğerinden üstün görmeyen bir Türkiye mümkündür” ifadeleriyle tamamladı.

ABF açıklamasının son mesajı ise “Baskılar bizi susturamaz” oldu.

ABF açıklamasının tam metni:

GÖZALTILARLA, BASKILARLA ÖZGÜRLÜKLERİMİZİ TESLİM ALAMAZSINIZ !

Türkiye’de demokratik siyasete, toplumsal muhalefete, sosyalistlere ve LGBTİ+’lara yönelik baskı politikalarının giderek ağırlaştığı bir süreçten geçiyoruz.

Son olarak SYKP Eş Genel Başkanı Mertcan Titiz’in de aralarında bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınması ve farklı kentlerde gerçekleştirilen ev baskınları, demokratik siyaset ve örgütlenme hakkı açısından ciddi kaygılar yaratmaktadır. 

Aynı günlerde LGBTİ+ örgütlerine, aktivistlerine ve dayanışma ağlarına yönelik operasyonlar, gözaltılar ve tutuklamalar gerçekleştirilmesi de kabul edilemez bir baskı atmosferinin oluştuğunu göstermektedir.

Örgütlenme hakkı suç değildir.

Düşünce açıklamak suç değildir.

Muhalif olmak suç değildir.

Farklı kimlik ve inançlarla eşit yurttaşlık talep etmek suç değildir.

LGBTİ+ olmak suç değildir.

Aleviler olarak tarih boyunca inancımız, kimliğimiz ve örgütlenme hakkımız nedeniyle baskı, yasaklama ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldık. 

Bu nedenle bugün başka toplumsal kesimlere yönelen hak ihlalleri karşısında sessiz kalamayız.

Bizim mücadelemiz yalnızca Alevilerin değil; eşitlik, özgürlük, demokrasi ve insan hakları isteyen herkesin mücadelesidir.

Bir toplumun güvenliği; insanları gözaltına almakla, dernekleri basmakla, sosyalistleri, sendikacıları, gazetecileri, demokratları , toplumsal muhalefeti kriminalize etmekle ve farklı kimlikleri hedef göstermekle sağlanamaz.

LGBTİ+ yurttaşların temel hak ve özgürlüklerini savunmak, onların yanında olmak ya da dayanışma göstermek suç gibi gösterilemez. 

İnsanların cinsel yönelimleri ve cinsiyet kimlikleri üzerinden hedef gösterilmesini, ayrımcılığı ve nefret dilini reddediyoruz. 

Uluslararası insan hakları kuruluşları da son operasyonlarda LGBTİ+ hak savunucularına yönelik baskının sona erdirilmesi ve gözaltındaki kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulunmaktadır.

Aynı şekilde sosyalistlerin, sendikacıların, gazetecilerin, demokratların ve toplumsal muhalefetin kriminalize edilmesine de karşıyız.

Bugün birine yapılan haksızlık karşısında susarsak, yarın aynı haksızlığın kime yöneltileceğini bilemeyiz.

Alevi Bektaşi Federasyonu olarak;

Hukuki güvencelere ve adil yargılanma hakkına saygı gösterilmesini,

Gözaltı ve tutuklamaların cezalandırma aracına dönüştürülmemesini,

LGBTİ+’lara yönelik baskı, ayrımcılık ve nefret politikalarına son verilmesini,

Demokratik kitle örgütlerinin, siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının örgütlenme ve ifade özgürlüğünün güvence altına alınmasını,

talep ediyoruz.

LGBTİ+ hakları için dayanışma göstermek, temel hak ve özgürlüklerin savunulmasıdır. 

LGBTİ+’ların yanında olmak, barışçıl bir dayanışma eylemine katılmak ya da ses çıkarmak nedeniyle insanların gözaltına alınması ve baskıya maruz bırakılması kabul edilemez. 

Farklılıkları hedef alan, insanların ifade ve örgütlenme özgürlüğünü kısıtlayan bu uygulamalar toplumsal barışa zarar vermektedir.

Alevi Bektaşi Federasyonu olarak eşit yurttaşlıktan, laiklikten, demokrasi ve özgürlüklerden yana olmaya devam edeceğiz.

Hiçbir kimliği, inancı, düşünceyi ve yaşam biçimini diğerinden üstün görmeyen bir Türkiye mümkündür.

 

Baskılar Bizi Susturamaz.

ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış