Adalet Bakanlığından Savcılıklara “ Cinsiyetsizleştirme” Talimatı

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderildiği belirtilen 14 Eylül 2026 tarihli yazıda, çocukların ve gençlerin “genel ahlaka aykırı” içeriklerden korunması gerekçesiyle savcılıklardan kapsamlı soruşturmalar yürütmeleri istendi. Yazının en dikkat çekici bölümünde ise “çocukları ve gençleri cinsiyetsizleştirmeye teşvik eden faaliyetlerin” araştırılması talimatına yer verildi. Düzenlemenin LGBTİ+ örgütlenmeleri, ifade ve örgütlenme özgürlüğü açısından nasıl uygulanacağı tartışma yaratabilecek nitelikte.

Adalet Bakanlığından Savcılıklara “ Cinsiyetsizleştirme” Talimatı

Adalet Bakanlığından Savcılıklara “ Cinsiyetsizleştirme” Talimatı

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderildiği belirtilen 14 Eylül 2026 tarihli yazıda, çocukların ve gençlerin “genel ahlaka aykırı” içeriklerden korunması gerekçesiyle savcılıklardan kapsamlı soruşturmalar yürütmeleri istendi. Yazının en dikkat çekici bölümünde ise “çocukları ve gençleri cinsiyetsizleştirmeye teşvik eden faaliyetlerin” araştırılması talimatına yer verildi. Düzenlemenin LGBTİ+ örgütlenmeleri, ifade ve örgütlenme özgürlüğü açısından nasıl uygulanacağı tartışma yaratabilecek nitelikte.

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderdiği belirtilen “Ailenin, Gençlerin ve Toplumun Genel Ahlaka Aykırı ve Olumsuz Etkileyen İçerik ve Oluşumlardan Korunması” konulu yazıda, savcılıklardan bu kapsamdaki ihbar ve şikâyetleri gecikmeden değerlendirmeleri istendi.

14 Eylül 2026 tarihini taşıyan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek imzasıyla gönderildiği görülen belgede Anayasa, Türk Ceza Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu, 5651 sayılı Kanun ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere atıfta bulunuldu.

“ Cinsiyetsizleştirme” İfadesi Dikkat Çekti

Belgenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, savcılıklara yönelik 10 maddelik talimatın dördüncü maddesi oldu.

Bu maddede özellikle çocukları ve gençleri “cinsiyetsizleştirmeye teşvik eden faaliyetlerin” çeşitli “araç suçlar” kullanılarak gerçekleştirilebileceği ileri sürülerek, bu faaliyetlerin arkasındaki amaç ve yöntemlerin araştırılması istendi.

Yazıda, suç şüphesi bulunması halinde savcılıkların derhal harekete geçmesi talep edildi.

Ancak belgede “cinsiyetsizleştirme” kavramının hukuki tanımına yer verilmemesi ve hangi somut faaliyetlerin bu kapsamda değerlendirileceğinin açık biçimde belirtilmemesi, uygulamanın kapsamına ilişkin önemli bir tartışma alanı oluşturuyor.

Dijital İçeriklere Erişim Engeli Gündemde

Bakanlık yazısında internet yayınlarına ilişkin de savcılıklara talimat verildi.

“Aileyi, çocukları ve gençleri hedef alan, genel ahlaka aykırı veya gelişimlerini zedeleyici” olduğu değerlendirilen internet yayınları hakkında 5651 sayılı Kanun kapsamında içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesine yönelik işlemlerin yapılması istendi.

Savcılıklardan ayrıca dijital delillerin hızla tespit edilmesi ve muhafaza altına alınması, gerekli durumlarda koruma tedbirlerinin uygulanması talep edildi.

Organize Yapılanma ve Mali Soruşturma Vurgusu

Belgede söz konusu faaliyetlerin “organize bir yapılanma” biçiminde gerçekleştirilmesi halinde örgütlü suçlara ilişkin mevzuatın uygulanması da istendi.

Faaliyetlerden suç geliri elde edildiğine ilişkin emare bulunması durumunda ise eş zamanlı mali soruşturma yürütülmesi talimatı verildi.

Soruşturmalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı ve kolluk kuvvetleri arasında koordinasyon kurulması da talep edildi.

Çocukların Korunması İçin Özel Tedbirler

Yazının önemli bir bölümü çocukların cinsel istismar ve müstehcen içeriklerden korunmasına ayrıldı.

Çocukların kullanıldığı müstehcen içeriklerin üretilmesi ve yayılmasıyla ilgili soruşturmaların uzman Cumhuriyet savcılarınca yürütülmesi; kapsamlı dosyalarda birden fazla savcının görevlendirilmesi istendi.

Mağdur çocukların soruşturma sırasında yeniden örselenmemesi için ifadelerinin özel usuller çerçevesinde alınması ve gerekli koruyucu tedbirlerin gecikmeden uygulanması gerektiği belirtildi.

Temel Haklar Açısından Tartışma Yaratacak

Çocukların cinsel sömürü ve istismardan korunması devletin hem ulusal mevzuattan hem de uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülükleri arasında bulunuyor. Ancak belgede çocukların cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarıyla birlikte “cinsiyetsizleştirmeye teşvik” şeklinde hukuki sınırları açıkça tanımlanmamış bir kavramın kullanılması, uygulamanın kapsamı açısından ayrı bir tartışmayı beraberinde getiriyor.

Özellikle “genel ahlak”, “cinsiyetsizleştirme” ve “oluşumlar” gibi ifadelerin savcılıklar tarafından nasıl yorumlanacağı önem taşıyor.

Bu nedenle uygulamanın yalnızca Türk Ceza Kanunu'nda açıkça suç olarak düzenlenmiş fiillere mi yöneleceği, yoksa LGBTİ+ hakları alanındaki dernek, platform, yayın ve etkinliklerin de soruşturmaların konusu haline gelip gelmeyeceği önümüzdeki süreçte yakından izlenecek.

Ülke Genelindeki Soruşturmalar Bakanlığa Bildirilecek

Belgeye göre ülke genelini ilgilendiren olaylarda başlatılan soruşturmalara ilişkin bilgiler Cumhuriyet başsavcıları tarafından Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilecek.

Kamuoyunun bilgilendirilmesinin gerekli görüldüğü durumlarda ise başsavcılıkların basın sözcülüğü ve medya iletişim büroları aracılığıyla açıklama yapması öngörülüyor.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış