Muğla'da Orman Sınırları Değişti

Cumhurbaşkanı Kararıyla Türkiye genelinde 27 ilde belirlenen bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Kararın Muğla ayağı Fethiye, Köyceğiz, Menteşe, Milas ve Ortaca’yı kapsıyor. Datça ise karar kapsamındaki ilçeler arasında bulunmuyor. 17 Eylül 2026 tarihli ve 33373 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11787 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, Türkiye genelinde 27 ilde belirli alanların orman sınırları dışına çıkarılmasını öngörüyor. Kararın 16 Eylül’de imzalandığı ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Ek 16’ncı maddesine dayandığı bildiriliyor.

Muğla'da Orman Sınırları Değişti

Muğla'da orman sınırları değişti, düzenlemede Datça yer almadı... Ama orman varlığı zengin olan Muğla'da ormanlar büyük tehlike altında... 

Muğla’da Ormanlar Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle "Arsa" Oldu

Cumhurbaşkanı Kararıyla Türkiye genelinde 27 ilde belirlenen bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Kararın Muğla ayağı Fethiye, Köyceğiz, Menteşe, Milas ve Ortaca’yı kapsıyor. Datça ise karar kapsamındaki ilçeler arasında bulunmuyor.

17 Eylül 2026 tarihli ve 33373 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11787 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, Türkiye genelinde 27 ilde belirli alanların orman sınırları dışına çıkarılmasını öngörüyor. Kararın 16 Eylül’de imzalandığı ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Ek 16’ncı maddesine dayandığı bildiriliyor.

Muğla’da 5 İlçe, 7 Mahalle Düzenleme Kapsamında

Kararın eklerindeki kroki ve koordinatlara ilişkin yayımlanan ayrıntılara göre Muğla’da Fethiye-Hisarönü, Köyceğiz-Toparlar, Menteşe-Akkaya ve Akçay, Milas-Çam ve İsmetpaşa ile Ortaca-Merkez mahallelerindeki belirli alanlar düzenleme kapsamında.

Özellikle Ortaca’daki alanın büyüklüğü dikkat çekiyor. Yayımlanan teknik belgelerde Merkez Mahallesi'ndeki iki bölümün 462 bin 846,18 ve 5 bin 399,80 metrekare olduğu, toplam alanın yaklaşık 468 bin 246 metrekare (46,82 hektar) olduğu aktarılıyor. Köyceğiz Toparlar’daki beş bölümün toplamı ise yaklaşık 5 bin 130,69 metrekare.

Datça Karar Kapsamında Değil

Kararın Muğla açısından önemli ayrıntılarından biri de Datça’nın listede bulunmaması. Kararda Muğla’dan beş ilçe yer alırken Datça’ya ilişkin bir alan belirtilmiyor.

Kararda ayrıca orman sınırları dışına çıkarılan alanların iki katından az olmamak üzere, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki veya Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazların Orman Genel Müdürlüğüne orman tesis edilmesi amacıyla tahsis edilmesi hükmü bulunuyor.

27 İl Karar Kapsamında

Düzenleme Muğla ile sınırlı değil. Afyonkarahisar’dan Uşak’a kadar toplam 27 ilde, yalnızca karar ekindeki kroki ve koordinatlarla belirlenen alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı.

Muğla’da 5 İlçe Karar Kapsamında

11787 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Türkiye'nin 27 ilinde bazı alanlar orman sınırları dışına çıkarıldı. Muğla’da Fethiye, Köyceğiz, Menteşe, Milas ve Ortaca’daki belirli alanları kapsayan düzenlemede Datça yer almadı.

 

Muğla'da Orman Sınırları Değişti

 

Orman Mühendisi Cihan Erdönmez'in X hesabından konuyla ilgili paylaşımında da dikkat çektiği gibi: "Bugün yayımlanan 11787 Sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla toplam 4 bin 300 hektar orman alanı, 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun Ek 16'ncı maddesine göre orman sınırları dışına çıkarıldı. Ek 16'ncı madde kanuna 2018 yılında girmişti. Bu madde yoluyla bugüne kadar orman sınırları dışına çıkarılan orman alanı miktarı 5 bin hektarın biraz üzerindeydi. Bu kararla bir seferde en yüksek miktarda orman alanı orman sınırları dışına çıkarılmış oldu. Bugünkü kararla orman sınırları dışına çıkarılan alanların 3 bin 882 hektarı Ankara Kızılcahamam'da. Ek 16'ncı madde orman sınırları dışına çıkarılan alanın en az iki katı hazine arazisinin OGM'ye verilmesini ve bu arazilerin orman yapılmasını öngörüyor. Buna karşılık ilgili kararlarda nerelerin OGM'ye verildiğine dair bir bilgi bulunmadığı gibi OGM'den de bu konuya ilişkin kamuyu bilgilendiren bir açıklama yapılmıyor. Fakat OGM tarafından açıklanan ağaçlandırma istatistiklerine bakıldığında, 2021-2025 yılları arasındaki beş yılda yapılan toplam orman dışı ağaçlandırma miktarı 3 bin 192 hektar. Yani beş yılda yapılan ağaçlandırma sadece Kızılcahamam'da orman sınırları dışına çıkarılan alandan daha az.

Bilindiği gibi bir orman alanının orman sınırları dışına çıkarılmasıyla kaybedilen ekosistem hizmetlerini orman olmayan bir alanı ağaçlandırarak orman yapmak yoluyla dengelemek için çok uzun yıllara ihtiyaç var. Ayrıca, orman olmaya uygun olan hazine arazilerini ormanlaştırmak zaten devletin anayasal görevi. Bunu yapmak için orman olan bir yeri orman sınırları dışına çıkarmak da gerekmiyor. 

Bugünkü BirGün gazetesindeki çıkan habere göre (bkz: OGM koridorlarında dolaşıyor: Ormanların ölüm fermanı ‘taslağı’), "karbon yutak ormanı" kılıfıyla devlet ormanları 49 yıllığına özel sektöre açılmasına dönük bir de yasa taslağı hazırlanmış durumda. BirGün Gazetesinin ulaştığı Doç. Dr. Erdönmez, bu taslakla ormanların tapu hariç özelleştirildiğini ve kazananın şirketler olacağını belirtti.

BirGün Gazetesinde çıkan habere göre, kamuya ait ormanlar,  alınıp satılan ve devredilen ticari varlıklar haline getirilecek. Maden ruhsatları ve rant projeleriyle halihazırda delik deşik edilen doğa, bu kez yeşil ambalajlı bir metalaştırma hamlesiyle kuşatılacak. 23 madde ve üç bölümden oluşan yönetmelik taslağında, şirketler ormanlardan sağlanan karbon tutumunu kredilendirerek piyasalarda serbestçe satabilecek. Bununla da yetinilmeyerek sahadaki bakım ve seyreltme çalışmalarından elde edilen odun ve orman ürünleri, OGM’nin onayıyla şirketlerce ticari pazarın konusu yapılabilecek. OGM ise bu satışlardan "Karbon Geliri Payı" alarak doğayı korumak yerine piyasa talanının finansal ortağına dönüşecek. Taslağı değerlendiren Doç. Dr. Erdönmez, yönetmeliğin amacına ilişkin, “Hem ormancılık ve iklim politikası bakımından karbon tutumunu artırmak hem de özel finansmanı ve karbon kredisi mekanizmalarını bu sürece dâhil etmek olarak okunabilir” dedi.

Yönetmeliğin bir diğer sakıncası ise tek tip ağaçlandırmaya da davet çıkartılması, Orman Genel Müdürlüğünün daha önce de Orman arazileri içinde tek tip ağaçlandırma yaptığı plantasyon çalışmaları vardı ve bu çalışmalar da uzman ormancılar tarafından biyoçeşitliliğin azaltılması olarak değerlendirilmekteydi...

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış