Rapor, Ege Bölgesi‘nde uzun yıllardır faaliyet gösteren Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santrallerinin Türkiye ve bölge elektrik ihtiyacı bakımından gerekli olup olmadığını; bu santralların devre dışı bırakılması durumunda ülke elektrik sisteminde, arz güvenliğinde ve Ege Bölgesi‘nin elektrik ihtiyacının karşılanmasında bir risk oluşup oluşmayacağını, tamamen resmi kuruluşlardan alınan verilere dayanarak inceliyor. Bu rapor aslında dört yıl önce aynı başlıkla yayımlanan bir raporun; güncel ve resmi teknik-bilimsel veriler ışığında yeniden ele alınarak güncellenmiş hâli...
Bilindiği gibi, Muğla'da 1980'lerden kalma üç termik santrale karşı daha en başından beri yerel ahali, ekoloji aktivistleri-yaşam savunucuları tarafından itirazlar dillendirilmekteydi. Bu santraller, Muğla'nın verimli topraklarını, havasını, suyunu yaydığı zehirli gaz ve partiküllerle kirletmekte. Termik santrallere kömür sağlamak için Muğla'nın orman varlığı madenler tarafından hızla yok ediliyor. Aslında havayı temizleyen yani karbon yutak alanı olan Muğla Ormanları altında oldukça genç ve dolayısıyla olgunlaşmamış, zor yanan linyit yatakları var. Bu ormanlar bu santrallere kömür sağlamak için hergün daha fazla yok ediliyor. Sadece ormanlar değil, yerel ahalinin tapulu topraklarına da bu santrallere kömür çıkartmak için el konuluyor, adeta işgal ediliyor. Muğla'nın suyu da bu santraller tarafından bitiriliyor, zehirleniyor. Muğlalılar en başından beri itirazlarını sürdürüyor. Mahkemeler bu itirazları dikkate alarak, 90'ların ortasında bu santrallerin kimilerinin kapatılmasına bile karar verdi. Ama bu kararlar da uygulatılmadı. Son gelinen noktada uluslararası anlaşmalar gereği kömürden çıkılması (sıfırlanması) gerekiyor. Ancak hala ayak diretiliyor... Bu rapor bir kez daha gösteriyor, birçok eşleniklerine göre termik santrallerde üretilen enerji çok daha pahallı... Verilen teşvikler yüzünden devlet kamu zararına uğratılıyor...
Alanlarında yetkin kişiler tarafından tamamen resmi kurumların verileri baz alınarak düzenlenmiş olan bu rapor, yerel ahalinin itirazlarının ne kadar da haklı olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Raporun önsözünde odalar, "Enerji, kamu kurumu niteliğindeki meslek örgütleri olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği`ne (TMMOB) bağlı Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile Makina Mühendisleri Odası`nın (MMO) ve üyelerinin temel çalışma alanlarının başında gelmektedir. Bu alandaki bilgi ve birikimin ülke ve toplum yararı doğrultusunda değerlendirilerek kamuoyuyla paylaşılması, odalarımızın öncelikli sorumluluklarındandır." diyerek raporu paylaşıma sokuyor...
Raporun birinci bölümünde söz konusu santralların devre dışı bırakılmasının Türkiye kurulu gücü ile yıllık elektrik üretim ve tüketimi açısından değerlendirilmesi yer alıyor. İkinci bölüm aynı değerlendirmeyi Ege Bölgesi ölçeğinde ele alıyor, üçüncü bölüm ise konuyu ülkenin anlık azami elektrik ihtiyacı (puant talep) bakımından inceliyor. Dördüncü bölümde bölgedeki yeni elektrik santralı projelerinin gelişimi, beşinci bölümde Türkiye enterkonnekte sistemi ve Muğla bölgesi açısından iletim altyapısının durumu ele alınıyor. Altıncı bölüm, santralların devreden çıkarılması durumunda sağlanacak çevresel, ekonomik ve sosyal faydalar ile alınması gereken önlemleri; yedinci bölüm ise santralların yakıt ihtiyacı için yürütülen madencilik faaliyetlerine ilişkin bir değerlendirmeyi içeriyor. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular bir bütün olarak özetleniyor.
Raporda yer alan tüm veriler ve değerlendirmeler tek bir gerçeğe işaret etmektedir: Yaklaşık kırk yıldır devrede olan, ekonomik verimliliğini yitirmiş ve teknolojisi eskimiş bu üç termik santralın devreden çıkarılmasının ülke ve bölge arz güvenliğine hiçbir olumsuz etkisi olmayacaktır. Aksine; kamunun yüksek fiyatlarla elektrik alma ve kapasite ödemeleri yapma yükü ortadan kalkacak, ormanlar, zeytinlikler ve tarım alanları madencilik tahribatından kurtulacak, bölge halkı yaşam alanlarına yeniden kavuşacak ve ülkemizin iklim taahhütlerine uyum yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır. Dolayısıyla meseleyi arz güvenliği ya da elektrik ihtiyacı olarak değil, kamu yararı ile şirket çıkarları arasında bir tercih meselesi olarak değerlendirmek gerekmektedir. Bu santralları ayakta tutan gerekçe teknik bir zorunluluktan öte belirli çıkar çevrelerinin sürdürmek istediği bir kazanç düzenidir.
Raporun Sonuç Bölümü şöyle sona eriyor:
Ülkemizde elektrik üretim ve iletim alt yapısı güçlüdür. Kurulu kapasite, anlık azami ihtiyacı rahatlıkla karşılayabilecek düzeydedir. Santralların yıllık üretim kapasiteleri de gerçekleşen yıllık tüketimin çok üzerindedir. Ege Bölgesi’nde de ülke geneline benzer olarak arz (üretim) kapasitesi, gerçekleşen talepten (tüketim) fazladır. Bunun yanı sıra bölgede elektrik santralı yatırımları, özellikle yenilenebilir kaynaklardan olmak üzere hız kesmeden devam etmektedir.
Ülke genelindeki enerji arzının yönetimi, TEİAŞ Yük Tevzi Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. Ege Bölgesi enterkonnekte sistem ile diğer bölgelere bağlıdır ve bu bölgeler ile yeterli miktarda elektrik enerjisi alışverişi yapma imkanına sahiptir. Bölge içindeki yerleşim merkezleri de enterkonnekte sistem ile birbirlerine bağlıdır. İhtiyaç halinde, TEİAŞ Yük Tevzi Müdürlüğü’nün üretim/tüketim dengesini esas alan yönetimi altında, ülkedeki ve/veya bölgedeki kapasite ile beslenebilir.
Bu çalışmada yer alan bilgi ve veriler, Muğla’da bulunan Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy Termik Santralları’nın elektrik üretimini durdurmaları veya sona erdirmeleri halinde durumun, gerek yıllık toplam tüketim gerek anlık ihtiyaç (puant talep) ve gerekse elektrik şebekesi sisteminin işlerliği açısından, Muğla ilini, Ege Bölgesi’ni ve Türkiye enterkonnekte sistemini olumsuz etkilemeyeceğine işaret etmektedir.
Sonuç olarak; 2025 yılı sonu somut durum ve bölgedeki gelişmeler ışığında, yaklaşık 40 yıldan fazla bir süredir devrede olan, ekonomik verimliliğini kaybetmiş ve teknolojisi eskimiş Yatağan, Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralları’nın tamamen devreden çıkarılmasının ülke arz güvenliği ve Ege Bölgesi arz güvenliğine hiçbir olumsuz etkisi olmayacaktır. Bunun yanı sıra, karbondioksit salımının azaltılması açısından ülkemize büyük yarar sağlayacaktır.
Önsöz'de "EMO ve MMO olarak bu çalışmayı, enerjinin bir rant aracı değil bir kamu hizmeti olarak görülmesi gerektiği inancıyla; halkın sağlıklı bir çevrede yaşama, ucuz ve güvenli elektriğe erişme hakkını savunmak üzere kamuoyunun bilgisine sunarız." bilgisi paylaşılarak rapor kamuya sunuluyor (bkz: Yeniköy, Kemerköy ve Yatağan Termik Santrallarının Ülke Geneli ve Ege Bölgesi Açısından Elektrik Üretimindeki ve Enterkonnekte Sistem İçindeki Yerleri).
Raporun tamamına EMO Web Sitesindeki bağlantısından ve raporla ilgili tanıtım için 10 Eylül'de sunuma da https://youtube.com/live/VFDoBklXNPo?si=tz5L21lkiKS0P_oR bağlantılarından ulaşabilirsiniz.
Yorumlar (0)