Deştin ve Bayır’da Çimento Fabrikasına Karşı Mücadele Sürüyor: Bilirkişi Raporu İçin Suç Duyurusu
Deştin Çevre Platformu, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP) Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi’nin çağrısıyla Muğla İdare Mahkemesi önünde her perşembe düzenlenen Adalet Nöbeti’nde yaşam savunucuları bugün (10 Eylül 2026) bir araya geldi.
“Muğla’yı Karanlığa Teslim Etmeyeceğiz” mottosuyla gerçekleştirilen nöbette, çevre davalarında yaşanan gelişmelere tepki gösterilirken, yaşam alanlarının ve doğal varlıkların korunması için mücadeleye devam edileceği vurgulandı.
Gündem Fethiye’nin haberinde yer alan iddialar ışığında; söz konusu keşif raporunun hazırlanmasında görev alan Keşif Heyeti, süreçte Muğla Çimento A.Ş. danışmanı olarak adı geçen Remzi Seyfioğlu ve Muğla Çimento A.Ş. sahibi Cemal Karakurt hakkında resmi olarak suç duyurusunda bulunuldu.
Gündem Fethiye muhabiri ve Haber Müdürü Hülya Çetinkaya’nın gündeme getirdiği iddiaların ardından Muğla Çevre Platformu’da (MUÇEP) alanda bir basın açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada; Muğla Çimento A.Ş. ile Nif Krom ocağı projelerine ilişkin dava dosyalarında yer alan dijital belgelerin ayrıntılı biçimde incelenmesini istedi.
MUÇEP, söz konusu dijital izlerin nasıl ve hangi koşullarda bilirkişi raporlarına yansıdığının belirlenmesi ve konunun adli makamlar tarafından araştırılması çağrısında bulundu.
MUÇEP tarafından yapılan açıklamada, Muğla Çimento A.Ş. davasında mahkemeye sunulan 87 sayfalık bilirkişi raporunun dijital dosya bilgilerinde, bilirkişi heyeti dışında bulunan Mehmet Remzi Seyfioğlu’nun “yazar/hazırlayan” olarak göründüğü ileri sürüldü. Platform, Seyfioğlu’nun projenin ÇED sürecinde şirket tarafıyla teknik danışmanlık bağlantısı bulunduğunu iddia ederek, söz konusu dijital kaydın bilirkişi raporunun hazırlanma süreci açısından açıklığa kavuşturulması gerektiğini savundu.
MUÇEP açıklamasında, bilirkişi raporlarında ortaya çıktığı ileri sürülen dijital izlere ilişkin tartışmanın ardından yapılan bazı değerlendirmelere de tepki gösterildi.
Açıklamada, “Skandalın belgeleriyle teşhir edilmesine rağmen, asıl sermaye çevrelerinin kirli paralarıyla beslenen ve gücü arkalarına alan kiralık kalemlerin, hak savunucularını karalamaya yönelik takındığı telaşlı tavrı ibretle izliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Bilirkişi Raporlarının Bağımsızlığı Araştırılsın
Muğla’nın Menteşe ilçesine bağlı Deştin ve Bayır mahallelerinde yapılması planlanan çimento fabrikasına karşı yürütülen hukuki mücadelede yeni bir gelişme yaşandı. Çevre Platformları, ÇED Olumlu kararına karşı açılan davaya sunulan son bilirkişi keşif raporunun bilimsel dayanaktan yoksun ve şaibeli olduğu iddiasıyla resmi suç duyurusunda bulundu.
Muğla’da Deştin ve Bayır mahallelerini yakından ilgilendiren çimento fabrikası projesine karşı bölge halkının hukuki ve çevresel mücadelesi devam ediyor. Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi tarafından adliye önünde gerçekleştirilen Adalet Nöbeti ve basın açıklamasında, son bilirkişi keşif raporuna ilişkin ciddi itirazlar dile getirildi.
Çevre örgütleri, ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada hazırlanan son bilirkişi raporunun bilimsel ölçütlerden uzak olduğunu ve raporun masa başında hazırlanmış, projenin önünü açmaya yönelik bir belge niteliği taşıdığını hatırlattı.
Bilirkişi Raporuna İlişkin Suç Duyurusu Yapıldı
Yapılan açıklamada, söz konusu rapora imza atan keşif heyeti ile kamuoyuna yansıyan iddialarda adı geçen Remzi Seyfioğlu ve Muğla Çimento A.Ş. sahibi Cemal Karakurt hakkında resmi suç duyurusunda bulunulduğu belirtildi.
Çevre örgütleri, suç duyurusunun raporun hazırlanma sürecine ve raporda yer alan değerlendirmelere ilişkin ciddi şüpheler nedeniyle yapıldığını ifade etti.
Açıklamada ayrıca, son dönemde kamuoyuna yansıyan ve Gündem Fethiye tarafından haberleştirilen iddiaların da sürece ilişkin soru işaretlerini artırdığı savunuldu.

Yaşam Savunucuları Yürütmenin Durdurulmasını İstiyor
Çimento fabrikasına ilişkin ÇED Olumlu kararına karşı açılan davanın önemine dikkat çeken çevre örgütleri, mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı verilmesini talep etti.
Basın açıklamasında, doğa ve yaşam alanları üzerinde geri dönüşü mümkün olmayan sonuçlar doğurabilecek bir projenin hukuki süreç tamamlanmadan ilerlemesinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı.
Çevre örgütleri, mahkemenin bilirkişi raporuna ilişkin itirazları ve kamuoyuna yansıyan iddiaları dikkate alarak süreci değerlendirmesi gerektiğini belirtti.
“Sizin Rantınız, Bizim Zeytinimizden Değerli Değildir”
Adliye önündeki açıklamada bölgenin doğal varlıklarına dikkat çekilirken, özellikle zeytinlikler, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanlarının korunması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, “Sizin rantınız, bizim zeytinimizden değerli değildir” sözleriyle projenin bölge üzerindeki olası etkilerine tepki gösterildi.
Deştin, Bayır ve çevre mahallelerde yaşayanların yıllardır projeye karşı mücadele verdiği belirtilirken, hukuki sürecin sonuna kadar sürdürüleceği mesajı verildi.
Çevre örgütleri, bilirkişi raporuna ilişkin iddiaların aydınlatılmasını, sorumluların hukuki süreç içerisinde hesap vermesini ve ÇED Olumlu kararına karşı açılan davada yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep etti.
Deştin Çevre Platformu, MUÇEP Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi, açıklamalarını “Haklıyız, kazanacağız” ve “Muğla’yı karanlık sermayeye teslim etmeyeceğiz” sözleriyle tamamladı.
Yorumlar (0)