Datça'da 33 Düş Yolcusu Anıladı
Datça Demokrasi Platformu, 210. Adalet Nöbeti kapsamında 11 yıl önce Suruç’ta katledilen 33 düş yolcusunu andı. Amfi Park’ta düzenlenen anmada, yitirilen gençlerin isimleri tek tek okundu. Her bir ismin ardından toplananların toplu olarak “burada” yanıtının, ardından saygı duruşu gerçekleştirildi.
Platform adına basın açıklamasını Mikail Akbalık yaptı. Konuşmasında adalet arayışının, barışın ve demokrasinin önemine vurgu yapan Akbalık, Suruç’un unutulmayacağını ve katliamın hesabının sorulacağını belirtti. Datça Demokrasi Platformu’nun pankartı ile katledilen gençlerin fotoğraflarının yer aldığı dövizler ve isimlerinin yazılı olduğu pankartlar, katılımcılar tarafından taşındı.
Anma, Suruç’ta kaybedilen canların anısını yaşatmanın yanı sıra, Türkiye’de adalet ve demokrasi mücadelesinin hâlâ sürdüğünün güçlü bir hatırlatıcısı oldu.
Basın açıklaması;
Suruç’un 33 Düş Yolcusu: Unutmayacağız, Affetmeyeceğiz!
Sevgili dostlar, değerli basın emekçileri,
20 Temmuz 2015… Tarihimizin en karanlık sayfalarından birine, 33 genç insanın kanıyla yazılan o acımasız gün. Suruç’ta, Kobani’ye çocuklara kalem, defter ve umut götürmek üzere yola çıkan düş yolcuları, bir vahşetin ortasında aramızdan koparılıp alındı. Onların hayallerine, gelecek tasavvurlarına, çocukların gözlerindeki ışığa kan bulaştırıldı. O kalemler artık sadece kağıda değil, bu ülkenin vicdanına da yazıyor: Affetmeyeceğiz.
Her günü bir düş avcılığıyla geçen ülkemiz, maalesef katliamlar tarihiyle anılır oldu. Roboski’den, Gezi’den, Ankara Garı’ndan, Madımak’tan süzülen acılar, Suruç’ta bir kez daha buluştu. 33 genç yürek toprağa verildi. Ama o topraklar, sadece bedenleri değil, aynı zamanda umudu da bağrına bastı. Bugün milyonlarca düş yolcusu, aynı yollarda, aynı ideallerle yürüyor. Çünkü 33 düş yolcusu bu ülkeyi düşsüz bırakmadı; aksine, her birimizin içinde yeni bir ateş yaktı.
Onlar, barışın, kardeşliğin, eşitliğin ve özgürlüğün peşindeydiler. Çocuklara kalem götürüyorlardı; çünkü inanıyorlardı ki en güçlü silah bilgidir, en kalıcı devrim eğitimdir. O kalemleri kana bulayanlar, aslında bir halkın aydınlanma iradesini hedef aldı. Ama yanılıyorlar. Bir kalemi kırabilirsiniz, bir umudu bir süreliğine gölgeleyebilirsiniz; fakat milyonlarca kalbin aynı ritimde attığı bir düşü asla yok edemezsiniz.
Bütün katliamlar gibi Suruç katliamı da üzeri örtülmek, unutturulmak, zaman aşımına uğratılmak isteniyor. Dosyalar raflara kaldırılıyor, gerçek failler korunuyor, adaletin sesi kısılıyor. İşte tam da bu noktada haykırıyoruz: Buna izin vermeyeceğiz! Çünkü Suruç’un hesabı sorulmadan, bu ülkede ne gerçek bir barış ne de gerçek bir adalet olabilir.
Datça Demokrasi Platformu olarak diyoruz ki:
33’lerin anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Onların düşleri bizim pusulamız, acıları bizim öfkemiz, mücadeleleri bizim yolumuzdur. Gece gündüz, her koşulda, her yerde o düşü gerçekleştirmek için çalışacağız. Çünkü biz biliyoruz: Ölenler değil, unutanlar ölür. Biz unutmayacağız.
Suruç için adalet, Suruç için mücadele!
33’ler ölmedi, her birimizde yaşıyor!
Datça Demokrasi Platformu
Yorumlar (0)