Gazeteci Hüseyin Aykol’u Kaybettik

Gazeteci Yazar Hüseyin Aykol, 73 yaşında yaşamını yitirdi. 14 Ekim’den bu yana Ankara Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi görmekteydi. Aykol gazetecilikte "Özgür Basın" geleneğinin 35 yıllık emekçisiydi. Özgür Gündem, Yeni Yaşam gazetelerini çıkartan-yazar/çizer/haberci kadrosunda yer aldı. Yarım asırlık gazetecilik yaşamında hep ifade özgürlüğü ve insan hakları için mücadele etti. Üniversite öğrencisi iken 1981 yılında Ankara’da gözaltına alındı, 45 gün boyunca işkence gördü. Birçok kez daha gözaltına alındı. 10 yıl kadar çeşitli cezaevlerinde tutuklu kaldı. Aykol'un katledilen gazeteci arkadaşlarını yazdığı son kitabı: "Özgür Basın Tarihi" idi.

Gazeteci Hüseyin Aykol’u Kaybettik

Özgür Basın Geleneğinin Duayen Gazetecisi Hüseyin Aykol’u Kaybettik

Gazeteci Yazar Hüseyin Aykol, 14 Ekim’den bu yana tedavi gördüğü Ankara Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 73 yaşında yaşamını yitirdi. Özgür Basın geleneğinin 35 yıllık yılmaz emekçisi olan Aykol, Özgür Gündem ve Yeni Yaşam gibi gazetelerin kadrosunda yer aldı. Yaklaşık yarım asırlık gazetecilik yaşamında ifade özgürlüğü ve insan hakları mücadelesi yürüten Aykol, birçok kez gözaltına alındı. Kısa süreli çıkış ve girişleriyle 10 yıl kadar çeşitli cezaevlerinde tutuldu. Üniversite öğrencisi iken 1981 yılında Ankara’da gözaltına alınmış, 45 gün boyunca işkence görmüştü.

Dayanışma Datça olarak,  ailesine, yol arkadaşlarına, yıllardır “içeriden” köşesini hazırladığı Yeni Yaşam Gazetesi emekçilerine baş sağlığı diliyoruz.

Bugüne kadar üç bin civarında öğrenci yetiştiren duayen gazeteci Hüseyin Akyol’u eşi Nuray Çevirmen Bianet'te şöyle anlatıyor.

Hüseyin Aykol 1956 yılında Manisa’nın Salihli ilçesinde Poyrazdamları köyünde doğdu.

Aslında dededen varlıklı olmalarına rağmen aile sonradan yoksullaştı, babası geçimlerini sağlamak amacıyla bakkalcılık, çiftçilik dâhil olmak üzere birçok iş yaptı.

İlkokul öğretmeninin desteği ile İzmir Koleji’ni burslu olarak kazandı ve yatılı olarak okudu. Koleji bitirdikten sonra üniversite sınavlarına girdi ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandı. Ankara’ya geldi. Üniversite ikinci sınıfta sol mücadele ile tanıştı, gençlik derneklerine girdi. O dönemde devrimci arkadaşları ile tanışma fırsatı oldu. Yapılan seçimle öğrenci derneği başkanı olarak seçildi. Tıp Fakültesi’nin ilk yılı sorunsuz geçse de 2. sınıfta kaldı. Üçüncü sınıfta ise artık Tıp Fakültesi’nde okuyamayacağını anladı. Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne geçmeyi istediğini ailesine açıkladı. Karar olumlu karşılanmadı. Ancak üniversite sınavına tekrar girdi, daha yüksek bir puanla Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni kazandı. 

Aynı zamanda kendi masraflarını çıkarmak için dönemin solcu yayınevlerinden Ser Yayınevi’nde çalışmaya da başladı. Kolejde okumuş olduğundan İngilizcesi oldukça iyiydi. Yayınevinde çeviri yaptı, redaksiyon işlerine destek oldu.

Hatta, 1978’de bir kaç çeviri kitabı da çıktı. Çok genç olmasına rağmen çeviri kitaplarından dolayı Türkiye Yazarlar Sendikası’na üye oldu.

45 Gün İşkence Gördü

Üniversite öğrencisi iken 1981 yılında Ankara’da gözaltına alındı, 45 gün boyunca işkence gördü. Tutuklanarak Mamak Askeri Cezaevi’ne gönderildi ve o dönemde adeta bir cehennemi yaşattıkları yerde yine işkenceye maruz kaldı. Çıktıktan sonra faaliyetlerine İzmir’de devam etti. Birçok kez gözaltına alındı. Tekrar tutuklandı.  6 yıl 8 ay daha ceza aldı. Kısa süreli çıkış ve girişlerle 10 yıl kadar çeşitli cezaevlerinde tutuldu.

Üç Bin Civarında Öğrenci Yetiştirdi

Kürt Medyası’nda onda en büyük izi Musa Anter bıraktı. Musa Anter’e karşı sevgisi ve saygısı inanılmaz bir boyutta. Bugüne kadar üç bin civarında öğrenci yetiştirdi.

En heyecanla yaptığı işlerde biri, cezaevlerinden kendisine gelen mektupları cevaplandırdığı, sorunları aktardığı, hapishanelerdeki insanların sesi ve soluğu olan içeriden köşesini yazmak.

Cezaevinden Mektup Gelmeyince Yüzü Asılır

Cezaevlerinden mektup gelmediği günler onun için kara günlerdir ve kahrolur, bütün gün suratı asık bir vaziyette olur. Ama tek bir mektup bile onu mutlu etmeye yeter. Hapishanedekilerin onun için ayrı bir önemi var.

Hapishanelerden kendisine kitap tanıtımları, hikâyeler, şiirler, yakınlarını kaybedenler için taziye mesajları, karikatürler, resimler, denemeler, anılar yani kağıda dökülebilecek ne varsa gelir. Hepsine tek tek cevap verir mutlaka hiç aksatmadan.”

Aykol’un Yayınlanmış Kitapları

“Genelde dünya haberleri editörlüğü yapmış olsa da kimi gazetelerde genel yayın yönetmenliği görevini de üstlenen Aykol’un çok sayıda çeviri ve telif eserleri bulunmaktadır.

Aykol, 2024 yılında katledilen yoldaşlarının anısına “Özgür Basın Tarihi” adlı kitabı kaleme aldı, Özgür Basın’ın 34 yıllık serüvenini anlattı. Aykol’un aynı zamanda kendi analizlerinden oluşan “Haber Basınından İslamcı Medyaya” adlı bir kitabı da var. Aykol’un bunların yanı sıra “Ayrılığın İçinden Geçerken”, “Aykırı Kadınlar: Osmanlı’dan Günümüze Devrimci Kadın Portreleri” ve “İlginç Zamanlarda Yaşamak” kitapları bulunuyor. “Sol Örgütler Sağ ve İslamcı Örgütler”, “Baskı Grupları: Bizi Kimler Yönetiyor?”, “Modern Propaganda ve Modern Ajitasyon”, “Refah Partisi’nin Tarihsel Gelişimi”, “Gizli MİT’in Açık Tarihi”, “CIA, Gladyo, Mafya Çete”, “Ortadoğu Denkleminde Türkiye-İsrail İlişkileri” ve “Çerkes Ethem/Gerçek Yaşam Öyküsü” başlıklı araştırmalara imza atan Aykol, ayrıca çok sayıda çeviri esere de imza attı.”

Anısına saygıyla

bkz: https://bianet.org/yazi/omru-cezaevinde-gecen-gazeteci-huseyin-aykol-21…

bkz: https://t24.com.tr/haber/gazeteci-huseyin-aykol-yasamini-yitirdi,1287668

 

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış