Komünizm Tehlikesi ve Trump

Trump emperyalist egemen sınıfların, iliklerine işlemiş korkusunu- ‘duvarın yıkılmasından’ sonraki süreçte bir süredir yatıştığı düşünülen korkusunu- Amerika Birleşik Devletlerinin 4 Temmuz’u işaretleyen kuruluş yıldönümünde, ülkelerinin kurucu başkanlarının anıtı önünde veciz ifadelerle dile getiriyor. ‘Trump ‘ucuz politika’ yapıyor, ne alaka bugünün abd’siyle komünizm tehlikesi’ basitliğine düşmemek gerekiyor. Bu söylemin popülist bir yanı olduğu iddia edilebilir, tabii ki. Denilebilir ki sonbahar aylarında yapılacak ara seçimlere yönelik bir propaganda retoriği. Ancak küflenmiş, ‘propaganda retorikleri müzesinden’ bula bula çatışmanın en derinden yaşandığı yılların ‘komünizm tehlikesi’ söylemini parlatıp halkların önüne koyması yeterince manidar değil mi?

Komünizm Tehlikesi ve Trump

"Karl Marx'a sadık olabilirsiniz ya da Amerika'ya sadık olabilirsiniz. Komünist olabilirsiniz ya da vatansever olabilirsiniz. İkisi birden olamazsınız… Mirasımız hakkında Marksist yalanlar yayanlara, çocuklarımıza çalıntı topraklarda yaşadığımızı ya da kahramanlarımızın zalim olduğunu söyleyenlere gelince; onlar geçmişimize iftira atmaktan çok daha kötüsünü yapıyor. Onlar geleceğimize saldırıyorlar. Buna izin vermeyeceğiz" 

Donald Trump

Ne kadar aşina olduğumuz bir söylem değil mi? Hele belli bir yaşın üstünde olanlarımız çok iyi hatırlayacaklardır. İç ve dış düşmanlar retoriğiyle bezeli en popüler hedefi komünizm ve komünistler olan ve hergün aralıksız üstümüze boca edilen propagandayı. On yıllardır ülkemiz halklarını komünizm tehlikesiyle korkuttular. Bu coğrafyanın insanlarına yönelik en büyük kötülükleri komünizme karşı mücadele adı altında meşrulaştırmaya çalıştılar. Emekçi direnişlerini, gençlik hareketlerini ezerken, aydınları susturmaya çalışırken, kanlı darbeler tezgahlarken  en popüler slogan komünizm tehlikesiydi. Yine o dönemi yaşamış olanlar gayet iyi hatırlayacaktır ki, bu propaganda sloganın merkezi emperyalist odak Amerika’ydı. Darbeler düzenleyen, para militer faşist örgüler kurduran ve finanse eden Amerikan emperyalizmi.

Trump  emperyalist egemen sınıfların, iliklerine işlemiş korkusunu- ‘duvarın yıkılmasından’ sonraki süreçte bir süredir yatıştığı düşünülen korkusunu- Amerika Birleşik Devletlerinin 4 Temmuz’u işaretleyen kuruluş yıldönümünde, ülkelerinin kurucu başkanlarının anıtı önünde veciz ifadelerle dile getiriyor. ‘Trump ‘ucuz politika’ yapıyor, ne alaka bugünün abd’siyle komünizm tehlikesi’ basitliğine düşmemek gerekiyor.  Bu söylemin popülist bir yanı olduğu iddia edilebilir, tabii ki. Denilebilir ki sonbahar aylarında yapılacak ara seçimlere yönelik bir propaganda retoriği. Ancak küflenmiş, ‘propaganda retorikleri müzesinden’ bula bula çatışmanın en derinden yaşandığı yılların ‘komünizm tehlikesi’ söylemini parlatıp halkların önüne koyması yeterince manidar değil mi? Ama on yıllardır dünya jandarmalığı yapan emperyalist süper devletin şimdiki başkanı olarak, insanlığa karşı her türlü cürüm ve yıkımın sorumlusu kendine özgü faşist söylemleriyle ve pratiğiyle temayüz eden başkanı olarak, neden oldukları insanlığın derin yoksulluğu, yıkımı, sebep oldukları kan ve ateşle harladıkları kurulu düzenin sonlu olduğunu pekala biliyor. Er ya da geç bu haksız, adaletsiz, kanlı düzenlerinin başlarına yıkılacağını biliyor. Eşyanın/insanın tabiatına aykırı bu düzenlerinin önünde sonunda tarihin derinliklerine gömüleceğini aklına getirmiyor olabilir mi? Ezeli ve ebedi korkuları bu. O on yıllarca ABD halkının bilinç altına nakşettiklerini düşündüğü ve hala etkisini koruduğuna inandığı hafızanın derinliklerine konuşuyor. .

Nereden mi biliyor? Kendi halklarının, aynı zamanda başka ülkelerin halklarının bastırılamayan direnişinden biliyor. Uçak gemilerinin, gelişmiş füzelerinin bile etkisiz kaldığı yenilgilerin kendisinde yarattığı ruh haliyle konuşuyor. ‘Duvar’ yıkıldıktan sonra ‘tarihin sonu’ ilan etmişlerdi. Oysa halkların direnişi sürgit devam ediyor. En büyük ve popüler şehirleri Newyork’un sosyalist bir aday tarafından kazanılmış olmasından korkuyor. Faşist ve üniformalı militanlarına karşı Amerikan halkının direnişinden korktu. Yaklaşan seçimlerden korkuyor. Üstelik ne ilginçtir, dünya çapında sağa kayışın yaşandığı bir düzlemde korkuyor.

Komünizm tehlikesi

1848 yılı şubat ayında yayınlanan ve Karl Marks ve Friedrich Engels tarafından kaleme alınan ‘Komünist Manifesto’, ‘Avrupa’nın üzerinde bir hayalet dolaşıyor, Komünizm hayaleti’ ikonik cümlesiyle başlar. Ve şöyle devam eder:

“…Tüm toplumların bugüne kadarki tarihi sınıf savaşımlarının tarihidir…sözün kısası ezenler ile ezilenler sürekli karşı karşıya gelmişler, her seferinde ya toplumun tümden bir devrimci dönüşüme uğramasıyla ya da çatışan sınıfların ortak yıkımıyla sonuçlanan, kimi zaman gizliden gizliye kimi zaman açıktan açığa, ama dur durak bilmeyen bir savaşım içinde olmuşlardır”.

Komünizm Tehlikesi ve Trump

Evet ezenler ve ezilenler, sömürenler sömürülenler oldukça, emperyalistler kanlı savaşlar tezgahlamaya devam ettiği sürece; savaş baltaları toprağın derinliklerine gömülene kadar, sınıflar ortadan kalkana kadar, kapitalist sömürünün neden olduğu doğanın yıkımı durdurulana kadar bu büyük uyum ve özgürlük dünyası ‘tehlikesi’ devam edecek. Trump’a ve bilcümle, egemene şimdiden geçmiş olsun.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış

İlginizi Çekebilir