Emperyalizme Karşı Halkın Direniş İradesi
Küba, son günlerde dünya kamuoyunun dikkatini bir kez daha üzerine çekti. Hükümet, sivillere silah dağıtımına başladığını ve olası bir yabancı işgale karşı ülke çapında acil durum planlarını devreye soktuğunu duyurdu. Bu adım, Havana yönetiminin sadece savunma önlemleri almakla kalmadığını, aynı zamanda Küba halkının tarihsel direniş geleneğini canlandırdığını gösteriyor. Emperyalizm karşısında kurbanlık koyun olmayacaklarını ilan eden Kübalılar, mazlum halkların haklı davasıyla omuz omuza direnişe hazırlanıyor.
Tarih boyunca Küba, bağımsızlığını ve egemenliğini kanıyla savunan bir halk olarak anıldı. 1959 Devrimi’nden bu yana, ABD’nin onlarca yıllık ambargosu, işgal girişimleri ve ekonomik savaşlarına rağmen ayakta kalmayı başardı. Domuzlar Körfezi çıkartması gibi doğrudan müdahalelere karşı halkın gösterdiği kahramanca direniş, bugün de ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Fidel Castro’nun önderliğinde başlayan bu mücadele, Tüm Halkın Savaşı doktriniyle şekillenmişti. Bu doktrin, sadece düzenli ordunun değil, her vatandaşın, her fabrikanın, her sokağın savunulmasını öngörüyordu. Bugün yeniden aktive edilen milis güçleri ve sivil silahlanma, işte bu geleneğin güncel bir yansımasıdır.
Rejim Değişikliği Retoriği
Son dönemde ABD ile ilişkilerde yaşanan gerginlikler, bu hazırlıkları zorunlu kılıyor. Trump yönetiminin Küba’ya yönelik tehditkar tutumu, Guantanamo üssündeki askeri varlığı güçlendirmesi ve Raul Castro gibi devrim simalarına yönelik iddialar, Havana’da alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Venezuela merkezli Versión Final gibi kaynakların aktardığına göre, ABD’nin adanın yakınlarına askeri yığınak yapması üzerine Küba hükümeti, sivil gönüllülere silah dağıtımını hızlandırdı ve acil durum tatbikatlarını başlattı. Bu, bir panik değil; aksine, proaktif bir savunma stratejisidir. Küba, emperyalizmin “rejim değişikliği” retoriği altında gizlenen işgal emellerine karşı, halkını örgütlüyor.
Küba Halkı İçin Direniş Bir Gelenektir
Küba halkının direniş geleneği, sadece askeri bir mesele değildir. Bu, onurlu bir duruştur. Yıllardır ambargo altında ezilen, tıbbi malzeme ve gıda sıkıntısı çeken bir halk, yine de sosyalist kazanımlarından vazgeçmiyor. Eğitimde, sağlıkta ve eşitlikte elde ettiği başarılar, emperyalizmin dayattığı neoliberal model karşısında bir alternatif oluşturuyor. İşte bu yüzden Küba, mazlum halkların sembolü haline geldi. Filistin’den Latin Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya birçok halk, Küba’nın uluslararası dayanışmasını ve anti-emperyalist tutumunu takdir ediyor. Bugün sivillere dağıtılan silahlar da bu dayanışmanın bir parçası: “Biz yalnız değiliz, ama kendi gövdemizle direneceğiz” mesajı taşıyor.
Sokak Sokak Direniş Hazırlığı
Emperyalizm karşısında kurbanlık koyun olmayacaklarını söyleyen Kübalılar, haklı bir öfkeyle hareket ediyor. Tarih, Vietnam’da, Cezayir’de, Angola’da ve Nikaragua’da gösterdi ki; işgalciler, halkın topyekûn direnişi karşısında yenilgiye uğramaya mahkumdur. Küba’nın coğrafi konumu, Karayipler’deki stratejik önemi ve devrimci mirası, onu kolay bir hedef olmaktan çıkarıyor. Bir milyon civarında milis gücüyle desteklenen bu hazırlık, herhangi bir işgalin çok yüksek maliyetli olacağını gösteriyor. Sokak sokak, ev ev mücadele; modern gerilla taktikleriyle birleştiğinde, konvansiyonel ordulara karşı etkili bir caydırıcılık yaratır.
Çağırı Dayanışmaya Dair
Bu süreçte Küba’nın çağrısı sadece kendi halkına değil, tüm ilerici güçlere yöneliktir. Emperyalizmin yeni saldırı dalgası karşısında uluslararası dayanışma şarttır. Latin Amerika’daki kardeş ülkeler, Mazlum dünya halkları, bütün devrimci oluşumlar ve anti-emperyalist hareketler, Küba’ya sahip çıkmalıdır. Çünkü Küba’nın düşüşü, sadece bir ada devletinin değil, sömürüye karşı yükselen tüm seslerin susturulması anlamına gelecektir.
Küba halkı, bir kez daha tarih yazmaya hazırlanıyor. Silahlanan elleri, aynı zamanda barış ve adalet için kalkan olmuş eller olacaktır. Emperyalizmin savaş çığırtkanlığına karşı, mazlumların haklı direnişiyle cevap veriyorlar. Bu direniş, sadece Küba’nın değil, tüm ezilenlerin onur mücadelesidir. Gelecek nesiller, bugün Havana’da, Santiago’da ve tüm adada örgütlenen bu iradeyi saygıyla anacaktır.
Yorumlar (0)