Metin Çulhaoğlu Teorik Israr Politik Kararlılık

Çulhaoğlu’nun kalemi, yalnızca polemik ya da güncel yorum üretmek için değildi. Tarih, Türkiye, Sosyalizm, Sovyet Deneyinden Siyaset Dersleri, Binyıl Eşiğinde Marksizm ve Türkiye Solu, İdeolojiler Alanı ve Türkiye Örneği, Doğruda Durmanın Felsefesi gibi eserleri, Türkiye Marksizminin teorik birikimine kalıcı katkılar sundu. Akademiye hiç girmemiş bir teorisyen olarak, sorunlara Marksizm penceresinden bakmak isteyen herkes için bir fener işlevi gördü. Sovyet deneyimini ele alırken hem eleştirel hem de yapıcı bir tutum sergiledi. Türkiye solunun tarihsel sorunlarını, sınıf ilişkilerini, ideoloji alanını ve parti sorununu, dogmatik kalıplara sıkışmadan, somut gerçeklikten hareketle tartıştı. Yazıları, kuram ile siyaset arasındaki geçişkenliği sürekli vurguladı. “Doğruda durmak” onun için yalnızca bir ahlaki tercih değil, teorik ve politik bir zorunluluktu.

 Metin Çulhaoğlu Teorik Israr Politik Kararlılık

Yanlış Zamanda Doğru Yerde Duramak

16 Ağustos 2022’de Ankara’da aramızdan ayrıldığında, Türkiye sosyalist hareketi yalnızca bir yazarını, bir siyasetçisini ya da bir çevirmenini kaybetmedi. Gramsci’nin “organik aydın” diye tarif ettiği o ender insan tipini,  teoriyi yaşamın içine gömen, yaşadığı her anı örgütlü mücadeleye adayan bir devrimciyi yitirdi. Metin Çulhaoğlu, inandığı değerlerin işaret ettiği özgür ve eşit toplum hedefine doğru attığı hiçbir adımı geri almadı. Hayatının son gününe kadar örgütlü mücadelede durmayı, duruşunun zorunlu bir gereği olarak gördü.

1947’de Balıkesir’de doğdu. İlk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı, liseyi Amerika’da bitirdi. 1970’te Orta Doğu Teknik Üniversitesi Ekonomi-İstatistik Bölümü’nden mezun olduğunda, üniversite yıllarında başlayan mücadele yolu çoktan çizilmişti. 1968’de Türkiye İşçi Partisi’ne (TİP) üye oldu. 1968-1969 yıllarında ODTÜ Sosyalist Fikir Kulübü’nde yöneticilik yaptı. O yılların coşkusu, tartışması ve kararlılığı, onun sonraki bütün yaşamına damgasını vurdu. Teori ile pratiği, fikir ile örgütü, bireysel ahlak ile kolektif mücadeleyi birbirinden ayırmayan bir çizgi, o gençlik yıllarında şekillenmeye başlamıştı.

1975’ten sonra ikinci TİP’te sorumluluk aldı. Haftalık Yürüyüş dergisinde sırasıyla yazar, yazı işleri müdürü ve başyazar olarak çalıştı.

Eylül 1979’da Sosyalist İktidar dergisini çıkarmaya başladı . On bir sayı yayımlanan bu derginin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. 12 Eylül 1980 darbesi, derginin yayın hayatına son verdiği gibi, onun da özgürlüğüne el koydu. 1983-1986 yılları arasında cezaevinde kaldı. Tahliye olduktan kısa süre sonra, 1986’da Gelenek dergisi kolektifinin kuruluşuna öncülük etti. Bu hareket daha sonra partileşerek Sosyalist Türkiye Partisi’ni (STP) oluşturdu. Çulhaoğlu, o dönemde “Daha iyisini kuracağız” diyerek, Sovyetler Birliği’nin çözülüşünün yarattığı moral çöküntüyü ve “Marksizmin bittiği” iddialarını reddetti. Teorik ısrarı, politik kararlılığı ve üretkenliği, Türkiye solunun o zor yıllarında bir dayanak noktası oldu.

1993’te STP’den ayrıldıktan sonra bir grup yazarla birlikte Sosyalist Politika dergisini çıkardı. Sırasıyla Birleşik Sosyalist Parti (BSP) ve Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nin (ÖDP) kuruluşlarında yer aldı. 2001’de Sosyalist Politika grubuyla ÖDP’den ayrılarak Gelenek hareketiyle yollarını yeniden birleştirdi ve Türkiye Komünist Partisi’ne (TKP) katıldı. 2014’teki ayrışmanın ardından Halkın Türkiye Komünist Partisi’nin kuruluşunda bulundu. 2017’de yeniden kurulan Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Merkez Komitesi ve Parti Meclisi’nde görev aldı. Hayatının sonuna kadar, farklı örgüt isimleri altında da olsa, aynı temel çizgiye bağlı kaldı: örgütlü, sınıf temelli, devrimci Marksist bir siyaset.

Çulhaoğlu’nun kalemi, yalnızca polemik ya da güncel yorum üretmek için değildi. Tarih, Türkiye, Sosyalizm, Sovyet Deneyinden Siyaset Dersleri, Binyıl Eşiğinde Marksizm ve Türkiye Solu, İdeolojiler Alanı ve Türkiye Örneği, Doğruda Durmanın Felsefesi gibi eserleri, Türkiye Marksizminin teorik birikimine kalıcı katkılar sundu. Akademiye hiç girmemiş bir teorisyen olarak, sorunlara Marksizm penceresinden bakmak isteyen herkes için bir fener işlevi gördü. Sovyet deneyimini ele alırken hem eleştirel hem de yapıcı bir tutum sergiledi. Türkiye solunun tarihsel sorunlarını, sınıf ilişkilerini, ideoloji alanını ve parti sorununu, dogmatik kalıplara sıkışmadan, somut gerçeklikten hareketle tartıştı. Yazıları, kuram ile siyaset arasındaki geçişkenliği sürekli vurguladı. “Doğruda durmak” onun için yalnızca bir ahlaki tercih değil, teorik ve politik bir zorunluluktu.

Metin Çulhaoğlu, “organik aydın” kavramının Türkiye’deki en somut örneklerinden biriydi. Halkın ve işçi sınıfının dışında, onların üzerine konuşan bir entelektüel değildi. Mücadelenin içinde yetişmiş, örgütlü yaşamı bir tercih değil, bir zorunluluk olarak gören, teoriyi pratikten, düşünceyi eylemden ayırmayan bir devrimciydi. 75 yıllık hayatının neredeyse 60 yılını örgütlü bir sosyalist olarak geçirdi. Binlerce gencin, kadronun ve aydının yetişmesine katkıda bulundu. Yazıları, konuşmaları ve duruşuyla, “sosyalist aydın” olmanın ne anlama geldiğini fiilen gösterdi.

16 Ağustos 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldığında, geride yalnızca kitaplar, makaleler ve anılar bırakmadı. Geride, hâlâ canlı bir mücadele mirası bıraktı. O miras, partilerde, dergilerde, sokaklarda ve teorik tartışmalarda yaşamaya devam ediyor. Çünkü Metin Çulhaoğlu, bir adım geri basmayan, inandığı değerlere sonuna kadar bağlı kalan, özgür ve eşit bir toplum için örgütlü mücadeleyi hayatının eksenine yerleştiren bir insandı.

 Çulhaoğlu  “doğruda durmanın felsefesi”ni yaşamış bir aydının ve hiç bitmeyen bir sosyalizm mücadelesinin simgesidir. Metin Çulhaoğlu aramızdan ayrıldı. Ama onun bıraktığı miras, mücadelede yaşamaya devam ediyor.

Yayınlanmış çok sayıda kitabı bulunan Çulhaoğlu eserleri;

Tarih Türkiye Sosyalizm(Gelenek, 1988; Doruk, 1996; Yazılama, 2012)

Sovyet Deneyinden Siyaset Dersleri(1989, Gelenek Yayınları)

Solda Yürüyüş Polemiği(1991, Gelenek Yayınları)

Binyıl Eşiğinde Marksizm ve Türkiye Solu(1997, Sarmal Yayınları; 2002, YGS; 2015, Yordam Kitap)

İdeolojiler Alanı ve Türkiye Örneği(1998, Öteki Yayınevi)

Doğruda Durmanın Felsefesi: Seçme Yazılar1970-2000 (üç cilt, YGS, 2002)

Yorumlar (1)

Semra

14 saat önce / 14.08.2026

Daha iyi tanıma fırsatı için teşekkürler, kaleminiz yüreğiniz var olsun

  |   Beğenmedim 0   |   Cevapla

İlginizi Çekebilir