Temel ve Anayasal Haklarımızdan Çevre Hakkı

Geçtiğimiz günlerde zeytin ağaçlarının sökümü ve köylülere ait arazilerin madene açılması için girişimlerini hızla sürdüren enerji/maden şirketine karşı durmak için Akbelen civarında yaşayan yerel halk Milas, Bodrum ve tüm Muğlalılarla birlikte ortak toplantılar için çağrılar yapmıştı. Toplantıların ilki 3 Ocak 2026, Milas Evlendirme Salonunda yapıldı. İlk toplantıda çevrecilere dönük suçlamalar nedeniyle hararetli tartışmalar yaşandı. Muğla'daki ekoloji örgütleri bu suçlamalara karşı ortak imza ile bir basın açıklaması yayınladı...

Temel ve Anayasal Haklarımızdan Çevre Hakkı

3 Ocak'ta Akbelen'de tapulu arazilerinin kamulaştırılması ve yurtlarından edilme tehdidine karşı bir araya gelmek amacıyla Milas'ta siyasi parti ve kitle örgütlerine açık bir toplantı yapıldı. Toplantı çağrısına Milas'ta giderek yaygınlaşan ekolojik saldırılara karşı en geniş birlikteliği oluşturmak amacıyla çıkılmıştı. Milas Evlendirme Salonunda yapılan toplantıda, Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un konuşması sırasında “geçmiş dönemde çevreci görüntüsü altında başka güçlerin uşaklığını yapan kimseler olduğunu ve bunun net olarak bilindiğini söylemesi ile ortam gerildi. Topuz konuşmasının devamında Akbelende mücadele edenleri kast ederek, “bu oluşuma her durumda destek vereceğini" açıkladı... "ancak bu tip insanların bu yapının içinde olmaması gerektiğini düşünüyorum diyerek çekincesini de dile getirdi. Yaşam Savunucularına dönük bu ifadeler nedeniyle ortam daha gerildi. Yaşam savunucularından, bu sözlerin Akbelen direnişinin yıllardır sahada olan kesimlerini hedef aldığı yönünde değerlendirmeler olmuştu (bkz: https://dayanisma-datca.org/akbelen-de-agaclar-sokulurken/)

Bu tartışmaların ardından Muğla'da yaşam alanlarının savunulması için ortaklaşan platform, dernek ve stk'ların birlikte imzaladığı Fevzi Topuz'un bu sözlerini kınayan bir basın açıklaması geldi.

Açıklama, önce Fethiye Ekolojik Yaşam Derneği tarafından yayınlandı ve ardından Muğla Çevre Platformunda örgütlü yaşam savunucularının çabası ile aralarında Akdeniz Yeşilleri Derneği, Betçe Demokrasi Platformu, Dağ Taş Aş Bizim Platformu, Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği, Datça Demokrasi Platformu, Dayanışma Datça
Deştin Çevre Platformu, Fethiye Ekolojik Yaşam Derneği, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Güllük Koruma Platformu, Kent Politikaları Derneği, Kıyıda (Kıyı Hareketleri Dayanışma Ağı), Kıyılar Halkındır İnisiyatifi Fethiye, Muğla Su İnisiyatifi, Şezlongsuz Datça İnisiyatifi, Yeryüzü Canları Derneği gibi örgütlerin de imzasıyla basına verildi (bkz: Çevre Hakkı; Anayasal Temel Bir Haktır… – MUÇEP – Muğla Çevre Platformu).

Ekoloji örgütleri yaptıkları açıklamada, şunları ifade etti:


Basına ve Kamuoyuna

Milas Belediye Başkanı Sayın Fevzi Topuz’un, çevre mücadelesi yürüten yurttaşlara ve sivil toplum örgütlerine yönelik olarak “para karşılığı eylem yaptıkları” yönündeki beyanı; hiçbir kanıta dayanmadığı gibi zor şartlar altında var olmaya çalışan çevre mücadelesini, toptan hedef alan bir yaklaşım olup, aynı zamanda kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşımaktadır. Bu söylemin, çevre hakkını ve yurttaş katılımını savunması beklenen bir muhalefet partisi belediye başkanı tarafından dile getirilmiş olması ise, onu politik ve etik açıdan daha da sorunlu ve vahim kılmaktadır.

Ne yazık ki bu söylem yeni değildir. Türkiye çevre mücadelesi tarihinde bu tür ithamların sistematik biçimde nasıl üretildiğini ve ne tür işlevler gördüğünü gösteren çok sayıda örnek vardır. Bu bağlamda, Bergama köylü hareketine karşı altın madenciliği şirketleri lehine geliştirilen söylem ve operasyonları konu alan Özer Akdemir tarafından kaleme alınan “Kuyudaki Taş” adlı çalışmada; çevre mücadelesini itibarsızlaştırmaya yönelik olarak kullanılan dilin nasıl kurgulandığı, hangi aktörlerin bu oyunda rol aldığı ve kamuoyunun nasıl yönlendirilmeye çalışıldığı ayrıntılı biçimde ortaya konulmaktadır.

Dolayısıyla bugün çevre mücadelesine yöneltilen “para karşılığı eylem yaptıkları” ithamı; bireysel bir dil sürçmesi değil, çevre hareketini toplumsal meşruiyetinden koparmayı hedefleyen, eski ve bilindik bir söylem kalıbının yeniden dolaşıma sokulmasından ibarettir.

Bir kamu görevlisinin; yurttaşların anayasal haklarını kullanmasını kriminalize eden, sivil toplumu töhmet altında bırakan ifadelerden özellikle kaçınması gerekir. Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un görevi; anayasal çerçevede gerçekleştirilen hak arama yollarını hedef göstermek değil, aksine bu yolların meşruiyetini tanımak, korunmasını sağlamak ve yurttaşların bu hakları fiilen kullanabilmesini desteklemektir.

Çevre hakkı; Anayasa’nın 56. maddesiyle güvence altına alınmış temel bir haktır. Bu hak kapsamında yapılan barışçıl, meşru ve kamusal nitelikli itirazlar; ne ticari bir faaliyettir, ne de çıkar karşılığı yürütülen bir “eylemcilik”tir. İfade edilenin tersine, bu mücadele; yaşam alanlarını, suyu, toprağı, havayı ve ortak geleceğimizi koruma iradesinin bir ifadesidir.

Çevre mücadelesi veren yaşam savunucuları olarak; çevre mücadelesini karalamaya yönelik bu açıklamayı reddediyor, kınıyor ve Sayın Başkan’ı sözlerinin sorumluluğunu almaya, kamuoyunu yanıltan bu ithamı geri çekmeye ve özür dilemeye çağırıyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Akdeniz Yeşilleri Derneği
Betçe Demokrasi Platformu
Dağ Taş Aş Bizim Platformu
Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği
Datça Demokrasi Platformu
Dayanışma Datça
Deştin Çevre Platformu
Fethiye Ekolojik Yaşam Derneği
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği
Güllük Koruma Platformu
Kent Politikaları Derneği
Kıyıda (Kıyı Hareketleri Dayanışma Ağı)
Kıyılar Halkındır İnisiyatifi Fethiye
Muğla Çevre Platformu
Muğla Su İnisiyatifi
Şezlongsuz Datça İnisiyatifi
Yeryüzü Canları Derneği

Haber ibo.a.bo

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış