57 Bin Göçmenin Basıncı Karşısında Emperyalist Merkezin Paniği

Ceuta’daki akın, göç meselesinin yalnızca bir sınır sorunu olmadığını, emperyalist merkezlerin siyasetini, güvenlik doktrinlerini ve toplumsal dengeyi derinden etkileyen yapısal bir kriz haline geldiğini bir kez daha gösterdi. Önümüzdeki dönemde göç, Avrupa’nın ve Atlantik ötesi aktörlerin gündemini uzun süre ve yoğun biçimde meşgul edeceğe benzemektedir.

  57 Bin Göçmenin Basıncı Karşısında Emperyalist Merkezin Paniği

 

    Göç Karşısında Emperyalizmin Dökülen Makyajı  

Ceuta’daki göçmen akını, İspanya’nın kuzey Afrika’daki küçük enklavını kısa sürede Avrupa’nın en sıcak kriz noktasına dönüştürdü. Son 48 saatte yaklaşık 69 bin 500 kişinin Fas’tan geçmeye çalıştığı tahmin edilirken, ölü sayısı 67’ye yükseldi.

İspanya hükümeti sert tedbirlere başvurdu. Başbakan Pedro Sánchez, olayı “toprak ihlali” olarak nitelendirerek Ceuta’ya ek polis, sivil muhafız ve askeri birlik sevk etti. Tarajal sınır kapısına bariyerler kurulmaya başlandı, dalgakıranlara şamandıra yerleştirileceği ve düzensiz göçmenlerin geri gönderileceği açıklandı. Yetkililer, geçişlerin büyük ölçüde azaldığını belirtse de teyakkuz halinin devam ettiğini vurguladı.

Kriz hızla Avrupa’ya yayıldı. İtalya, İspanya ile Schengen uygulamasını geçici olarak askıya aldı. Yolcuların pasaport kontrolünden geçmesi gerekecek. Başbakan Giorgia Meloni, görüntüleri “çarpıcı” bulduğunu söyleyerek İspanya’nın Schengen’den çıkarılması çağrısında bulundu. Finlandiya da bu talebe destek verdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise görüntüleri “kabul edilemez” nitelendirerek tehlikeli geçişlerin derhal durdurulması gerektiğini vurguladı.

Yirmi iki ülke, AB liderlerine ortak mektup göndererek kontrolsüz kitlesel geçişlere izin verilmemesi gerektiğini savundu. İspanya ve Fas’ın geri gönderme çalışmalarından duyulan memnuniyet dile getirilirken, acil bir içişleri bakanları toplantısı talep edildi. ABD’de Beyaz Saray, Avrupa’yı “aşırı solcu göç politikalarının sonuçları” konusunda uyardı. İngiltere’de de yetkililer gelişmeleri “endişe verici” bulduklarını açıkladı.

Ceuta’daki akın, göç meselesinin yalnızca bir sınır sorunu olmadığını, emperyalist merkezlerin siyasetini, güvenlik doktrinlerini ve toplumsal dengeyi derinden etkileyen yapısal bir kriz haline geldiğini bir kez daha gösterdi. Önümüzdeki dönemde göç, Avrupa’nın ve Atlantik ötesi aktörlerin gündemini uzun süre ve yoğun biçimde meşgul edeceğe benzemektedir.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış