Son 13 Yılda 852 Çocuk İşçi Hayatını Kaybetti.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), çocuk iş cinayetlerine ilişkin raporunu yayımladı. Raporda, 2013 yılından bu yana en az 852 çocuk işçinin çalışırken hayatını kaybettiği kaydedildi.
İSİG, Çocuk işçiliğine, sanal bağımlılığa, uyuşturucuya, kumara, şiddete ve çetelere karşı mücadeleye vurgu yaparken, Urfa ve Kahramanmaraş’ta okul saldırılarında hayatını kaybeden çocuklara dikkat çekti.
Raporda, 24 Ocak kararları ve 12 Eylül darbesi ile hayata geçirilen neoliberal politikalar sonucunda ‘çocuk işçiliğinin kitleselleştirilmesi’ özellikle son 20 yılda uygulanan yoksullaştırma ve eğitim politikaları ile birlikte yükselişe geçtiğini belirterek, Çocukların MESEM başta olmak üzere çeşitli uygulamalarla çalışma hayatına dahil edildiği ve bu sürecin “eğitim” adı altında meşrulaştırıldığı ifade edildi.
Son Yıllarda Çocuk İşçi Ölümlerinde Artış Var
İSİG, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon çocuğun tarım, inşaat, hizmet ve sanayi gibi sektörlerde çalışma hayatı içinde olduğunu belirterek, bir çok sektörde ise güvencesiz koşullarda çalıştırıldığı belirtti.
Raporda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre yıllık çocuk işçi ölümlerinin 13-14 civarında olduğu hatırlatılırken, İSİG’in kayıtlarına göre bu sayının çok daha yüksek olduğu belirtildi. Buna göre son yıllarda yıllık çocuk işçi ölümlerinin 60’ın üzerine çıktığı, 2024’te 71, 2025’te ise 94 çocuğun yaşamını yitirdiği açıklandı.
Çocuk işçiliği ile mücadelede son olarak şunlar ifade edildi:
1- Çocuk işçiliği yasaklanmalıdır. Çocukları erken yaşta işgücüne iten tüm uygulamalara son verilmelidir.
2- Eğitim parasız ve bilimsel bir temelde yeniden yapılandırılmalıdır, özel okullar kamulaştırılmalıdır. Ailelerin çocuklarını çalışmaya mecbur bırakan koşullar ortadan kaldırılmalı, ücretsiz beslenme, ulaşım ve barınma gibi önlemler devlet tarafından sağlanmalıdır. Bu noktada eğitime bütçeden ayrılan pay artırılmalıdır.
3- Bizler, mesleki eğitime değil, çocukların ailelerinin maddi durumuna göre geleceklerinin belirlenmesine, çocuk yaşta işçileştirilmesine karşıyız. Çocuklarımızın hayatları yetenekleri ve eğilimlerine göre şekillenmelidir.
Tabi sadece talep ederek bu sorunlar düzelmez. Emek ve gençlik örgütlenmelerinin öncülüğünde güncel sorunlar üzerinden oluşacak ortak yaklaşımların öne çıkarılacağı, toplumun bütün kesimlerini kapsayabilecek ‘çocuk işçiliği ile mücadele’ ekseninde ‘koordinatif bir ilişki ağı’ geliştirilmelidir.
Yorumlar (0)