Bir gazetecinin ya da haber-yazı derleyen dergicinin, kendinden söz etmesini, kendini haber etmesini doğru bulmayanlardanım... Ama haber dünyası işte: kendinden de haber vermek zorunda kalıyor insan... Bu mecrada yazan-çizen diğer arkadaşlarımın da benzer hasletlere sahip olduğunu biliyorum. Yolumun onlarla kesişmesinden, uzun süredir onlarla olmaktan onur duyuyorum. Onlar benim sadece yazı-çizi arkadaşlarım değil. Daha da ötesi, birbirine üstünlük taslamadan, birlikte yol yürümekten mutlu olduğum, ortak akıl ve değerlerle hareket ettiğimiz, sırtımızı güvenle birbirimize dayadığımız, dayanıştığımız arkadaşlarım...
Dayanışma-Datça, yola koyulalı iki yılı buldu. Kendini solda tanımlayan yerelden, Datça'dan bir grup insan kurdu bu platformu. Kendisini bir cümle ile "Datça'da kendilerini sosyalist/komünist olarak nitelendiren bir grup kadın ve erkek yoldaşın her alanda dayanışma ihtiyacı temelinde kurulmuştur" diye tarifledi... ve "fikirde, eylemde ve sosyal yaşamda DAYANIŞMA... İnsanlığın eşitlik, özgürlük, adalet arayışında sınıfsız bir dünya için uzun yürüyüşünde küçücük bir damla olmayı hedeflemektedir" diyerek devamını getirdi, kendini tanımlarken daha en baştan.
Devrimci, demokrat, sosyalist ya da komünist... Kızıl ya da kara... hangi renk, işaret ya da kelimeyle ifade edilirse edilsin... Kendilerini solda tanımlayanların aralarındaki mesafelerin aşılması, yereldeki dayanışmanın artırılmasına adayan bir grup, kadınlı-erkekli, türklü-kürtlü, batılı-doğulu, çok dilli-dilsiz, çok dinli-dinsiz, çok cinsli-cinssiz, çok türlü-türsüz... Datçalı ya da oradan buradan Datçaya gelip sığınan bir grup insanın çabası: Dayanışma-Datça. Hemen tüm katılımcılarının farklı farklı bir sürü şapkası var başlarında... kimi şucu, kimileri bucu... kimi hem şucu, hem de bucu...
Demokrasinin yerelden yükseleceğine inanan, Datça'yı seven, Datça'ya sahip çıkanların sesi: Dayanışma-Datça aynı zamanda. Kendini solda ifade eden, mevcut hiçbir yapının karşıtı ya da alternatifi olmaya aday olmayan bir yerden seslenmeyi tercih edenlerin oluşturduğu bir dayanışma bu. Siyasi İktidara muhalif mevcutlar arasındaki rekabet yerine işbirliğini geliştirmeyi hedefleyen bir yerden bakıyoruz.. Israrla benzerlerimiz ile kavga etmekten kaçınan, kavga yerine benzerlikleri çoğaltmayı... adı üstünde kendi gibileriyle çoğalmayı, birbirini beslemeyi, aradaki mesafeleri kısaltmayı, kendisini dayanışmaya adamış bir topluluktan söz ediyoruz.
www.dayanisma-datca.org web sitesi, dayanışma-datça'nın bir yayını, haberleşme ağı olarak ortaya çıktı... sürekli yayınlanan canlı bir haberleşme, iletişim aracı. Mesleği yayıncılık olanlara sorarsanız: bir medya-ortam yani. Bizlere değen, önem verdiğimiz daha çok yerel haberlerimizi paylaştığımız biraz "gazetemsi" bir araç. Biraz biraz belki de çoğu zaman, rastladığımız ve beğendiğimiz yazıları-çizileri-görüntüleri-sesleri ya da kafamızdaki özlemleri, düşleri derlediğimiz çevrimiçi bir "dergimtrak"... Öyle büyük hedefler koymadık, kendimizi tariflerken... aramızda habercilik yaparken hem cezalar, hem de ödüller almış gazeteciler, yayıncılar var... yine de kendimize "gazete" demekten kaçındık. Senelerce dergi çıkartmış dostlarımız var aramızda... yine de kendimizi "dergi" olarak isimlendirmedik.
Uzaklarda yüksek başı dumanlı dağları izlemeyi, herkes gibi biz de sevdik... ama kendimizi o yüksek dağlarla kıyaslamaktan kaçındık. Gazetecilik-yayıncılık meslek etiğine halel getirmek bizi hep korkuttu. Başka kaynaklardan beğendiğimiz haber ya da yazıları izin alarak, iktibas etmeyi tercih ettik. İktibas ettiğimiz haberleri, yazıları üzerine kendimizden birşeyler koysak bile asıl yaratıcılarının isimleriyle zikretmeyi daima bir borç, görev bildik... Yayınlandıkları kaynakları mutlaka not ettik, linklerini okurlarımızla, takipçilerimizle paylaşmaktan memnuniyet duyduk...
Sayfamızın altında "copyleft" yazar. Soldan soldan bakan yazı-çizi-görsel-işitsel sahipleri olarak, yarattığımız her değerin/eserin, kaynak belirtilerek izin bile almadan, her yerde yayınlanmasına açık olduğumuzu baştan kabul ettik, telif haklarımızdan feragat ettik... Eserlerimizin yayılmasından, çoğaltılmasından ancak gurur duyacağımızı herkese açık ettik...
İzleyici sayımız 30binleri aşıyor... Sayfamıza toplam aylık ziyaret sayısı 50binlere yaklaşıyor
15-16 ay önce bu yayınla yola çıktığımızda, yazar-çizerlerinin sayısı bir elin parmakları kadardı. Şimdi yüzleri aştı. İlk yola çıktığımızda ayda 20-30 yazı-çiziyi derlemekte, haber etmekte zorlanıyorduk... Şimdi ayda 100'den fazla yazı-çizi ile sesleniyoruz ortamlara... Yola çıktığımız ilk aylarda aylık ziyaret sayımız 5-10binleri bulduğunda seviniyorduk... Şimdilerde 50binlere yürüyoruz... İlkelerimizi-değerlerimizi paylaşan herkese, her kesime açık olduğumuzu hep ifade ettik. Kendimiz yazdığımız kadar, yakınlarımızdakilerin, işbirliği yaptıklarımızın yazmasıyla, çizmesiyle de kıvandık... çoğalmaktan, adı üstünde dayanışmaktan hep mutlu olduk. Yüzlerce-binlerce yorum, eleştiri aldık. Olumlu yorumlarınıza çocuklar gibi sevindik. Eleştirilerinize kızmadık. Bilakis bizlere yön verdiği için onları kabullendik... Beğeni ve eleştirilerinizle hep kendimizi geliştirmeye çalıştık... Birlikte oluşturduğumuz mecraları kimselerden esirgemedik. Devrimci-demokrat değerlerimiz çizgisinde kimsenin yaymak istediklerine engel koymadık. Kara çalmak isteyenlere prim vermedik, sataşmalara yanıt vermedik... Bir zaman sonra bir yerlerde bir araya gelebileceklerimizle kapışmayı tercih etmedik... Hep birlikte çoğalmayı hedefledik...
Yeni bir hizmet: Yazılar, çiziler, videolar derken şimdi de elektronik ortamda kitaplarınızı da yayınlamaya talibiz
Web Sitemizde bir yeniliğimiz daha var... Herkese açık kaynaklarda yayınlanmış olan ya da yayınlanması için izin aldığımız hacimli eserleri de okurlarımızla buluşturmaya çalışacağız. Bunlar öyküler olur, roman olur, bülten olur, kitap olur... Her ne ise PDF ya da elektronik ortamda yaymaya hazır, tüm bu külliyatlarınızı da okumak-görmek-izlemek isteyenlere dağıtmaya, paylaşmaya niyetimiz var. Bu kitap, rapor ya da külliyatları, Menü başlığımızın altında "Dosyalar" kategorisi altında yayınlamaya niyet bağladık. Yayınlayacağımız ilk iki kitap, 6 Şubat Depremlerinde hala yaralarını saramadığımız Hatay'la ilgili olacak. 6 Şubat Depreminin üstünden yıllar geçti. Ama hep birlikte karşı durduğumuz bu düzen öyle bir düzen ki, deprem mağdurlarının üzerine basa basa zenginler zenginliklerine zenginlik kattı.
Paylaşacağımız ilk eser, Şerafettin Can Atalay ve Türkiye İşçi Partisi tarafından hazırlanan, Hatay Deprem Raporu olacak (bkz: raporun kaynak linki: TIPDepremRapor-2026.pdf https://share.google/6597kbwzcvkVBc8tR)... Raporu Web Sitemiz altında Dosyalar kategorisinden de indirebileceksiniz....
Paylaşacağımız ikinci eser, Hatay Depremzede Derneği tarafından bir basın açıklamasının ardından yayınlandı. KESK ve TTB'nin de katkıları var (bkz: Hatay Depremzede Derneği’nden ‘deprem’ raporu: ‘Bu rapor bir itirazdır, bir hesap sorma çağrısıdır’ - Son Dakika Türkiye Haberleri | Cumhuriyet). Bu Raporu da Web Sitemiz altında Dosyalar kategorisinden indirebilirsiniz...
Çıkarken paylaştığımız gibi, hep daha çok paylaşmaya çağırıyoruz...
Çıkarken deklare etmiştik (bkz: https://www.dayanisma-datca.org/hakkimizda)
"- Verili baskı ve sömürü sistemine muhalif hiçbir siyasi parti, grup, inisiyatif ya da oluşumla karşıtlık içinde olmayacağız. Hiçbir oluşumun alternatifi değiliz, anti-faşist, demokratik, sosyalist yayın hayatının bir parçası olabilmek için yola çıkıyoruz. Dikey değil yatay/aşağıdan yukarıya doğru muhalefetin parçasıyız. Ayrılık noktalarının değil, birleştiren noktaların peşinde olacağız.
- Sitemiz uluslararası sosyal, politik fikir ve araştırma dünyasının da izleyicisi ve okurlarına aktarıcısı olma çabası içinde olacaktır.
Yine bu amaçlarla,
- Yol arkadaşlarımızın/dostlarımızın eleştiri, öneri ve her türlü katkısına ihtiyacımız var. Sizleri, kendi yazılarınızı, beğendiğiniz makaleleri/araştırma sonuçlarını, haberleri/analizleri sitemizde paylaşmaya, tartışmaya...tartışmalarımızı-değerlendirmelerimizi ortamlarda çoğaltmaya... hep birlikte çoğalmaya çağırıyoruz."
Yorumlar (0)