Datça'dan Karşı Yalıya gönderilecek Melodi Var
Pandemi rüzgarları dünyanın dört bir yanını kasıp kavururken, Göç Senfonisi’nin ilk notaları Datça’nın Palamutbükü sahillerinde hayat buldu. Sokağa çıkma yasağının gölgesinde doğan bu eser, kısıtlamaların gevşediği günlerde düzenlendi ve Avrupa’nın sahnelerinde ilk kez yankılandı. Ardından, 2023’te, yerel seçimlerin arifesinde, dönemin halkla ilişkiler müdürü Ufuk Bahadır ile birlikte, sonradan Datça Belediyesi Kültür Müdürü olan ve Datça Kültür Sanat Dayanışması’nın kurucularından, yazar kimliğiyle tanınan Özgür Mutlu’yla bir araya geldik. Fuat Saka’yla yapılan toplantıda, senfoninin Datça’da sahnelenmesi için adımlar attık. Ancak seçimlere az kala, tüm çabalara rağmen beklenen ilerleme sağlanamadı.
2024 seçimleri, belediye başkanını ve meclis üyelerinin çoğunu değiştirerek yeni bir dönem başlattı. İdari yapıda da tazelenmeler yaşandı. Filiz Aydeniz, yeni meclis üyeleri arasında yerini alırken, Özgür Mutlu Kültür Müdürlüğü görevine getirildi. O yıl, senfoninin doğduğu topraklardan yükselen sesi dünyaya ulaştırma hayali, Filiz Aydeniz ve Özgür Mutlu’nun öncülüğünde yeniden canlandı. Fuat Saka’yla görüşmelerde mali kaynak engeli çıktı. Almanya’da yaşayan Ahmet Yeşilyaprak’ın önerisiyle Avrupa Birliği sanat fonlarına başvuruldu, ama yanıt gelmedi. Yine de umut sönmedi; Muğla Büyükşehir Belediyesi’yle yapılan müzakerelerde, senfoni orkestrasının kadro eksiğinin giderilmesi koşuluyla yeniden değerlendirme sözü alındı.
10 Ocak’ta, Dayanışma Datça’nın Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Bir Sürgünün Not Defteri Misina” belgesel gösteriminde, Datça Belediyesi Kültür Müdürü Özgür Mutlu önümüzdeki aylarda senfoninin Datça’da halkla buluşacağını duyurdu. Bu sözler, salondaki kalabalıkta bir dalga gibi yayıldı; göçün acısını, umudun melodisini taşıyan notalar, nihayet evine dönecekti. Rüzgarlar diner, ama ezgiler kalır; Datça’nın denizi gibi, sonsuz ve derin.
İçinden Senfoni Geçen Göç
Bugün, savaşların yeryüzünü bir ahtapotun kolları gibi sarıp parçalara ayırdığı çağda, göç, bu yıkımın en çarpıcı belirtisi olarak karşımıza çıkıyor. İnsanlar, göçmen kuşlar gibi yerlerinden yurtlarından sürülürken, bu acının sesi, tarihin sayfalarına notalarla kazınıyor. İşte tam burada, göç temalı ilk senfoni, bir fener gibi parlıyor; hem acıyı hem umudu taşıyor notalarında.
Bu eser, Datça’nın kucağında doğmuş; o yarımada ki, Asya’nın derinliklerinden Avrupa’nın kapılarına uzanan göç yollarının tam ortasında durur. Rüzgarın taşıdığı hikayeler, dalgaların fısıldadığı sırlar burada birleşir. Senfoni, sadece bir müzik parçası değil; toprağın, denizin ve gökyüzünün ortak çığlığıdır. Her nota, bir yolculuğun izini sürer: açlık, korku, ayrılık dolu yollar, ama aynı zamanda yeni başlangıçların vaat ettiği ışık.
Türk ve Yunan müzisyenlerin el ele vererek yarattığı bu ortak yapıt, Ege’nin sularını barışın maviliğinde birleştirmeyi amaçlar. İki kıyı, yılların yaralarını notalarla sarar; kemanlar, viyolonseller, flütler bir araya gelerek, eski düşmanlıkları unutmuş gibi akıp gider. Sanat, burada bir köprü olur: sınırları aşan, kalpleri yakınlaştıran bir köprü. Her akor, bir diyalog çağrısı; her ritim, uzlaşmanın nabzı.
Ve işte, bu eser, barışın sessiz savaşçısıdır. Ege’nin dalgaları gibi, iki halkı kucaklar; geçmişin fırtınalarını dindirir, geleceğin sakin - dost limanlarını müjdeler. Her dinleyişte, göçün yaraları iyileşir biraz; her tekrarda, umut yeşerir.
Geldik Bugüne
23 Şubat günü saat 15:00’ te Datça Belediye Başkanı’nın makamında beklenen bir toplantı gerçekleşti. Datça Belediye Başkanı Aytaç Kurt, Belediye Başkan yardımcısı Ali Acar ,Muğla Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürü Hülya Muratlı, Datça Belediye Meclis Üyesi Filiz Aydeniz ve Datça Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Özgür Mutlu’dan oluşan heyet; müzisyen Fuat Saka, bu toplantı için Almanya’dan gelen Ahmet Yeşilyaprak ve Kenan Küçük ile bir araya geldi. Yaklaşık bir buçuk saat süren bu görüşmede, projenin yol haritası detaylı bir şekilde ele alındı ve prensipte senfoninin Temmuz ayında gerçekleştirilmesi için adımlar atılmasına karar verildi.
Toplantıda, senfoninin taşıyacağı politik mesajın önemi vurgulandı: Göçe neden olan savaşlara karşı, sanat cephesinden barışa çağrının melodisi olması için gereken çalışmaların yapılmasının altı çizildi. Ezcümle, senfoninin, savaşsız, göçsüz bir dünya yolunda denize atılan bir damla olması toplantıya katılanların ortak temennisi gibiydi.
Yorumlar (0)