Muhatabını Arayan Barış !
Suriye’nin kuzeybatısındaki Halep kenti, son günlerde yoğun çatışmalara sahne oluyor. Özellikle Kürt nüfusun yoğun yaşadığı Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerinde Suriye ordusu ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında yaşanan gerilim, bölgede yeni bir insani krize yol açıyor. Çatışmalar, 6 Ocak 2026’dan itibaren tırmanışa geçti ve Suriye Savunma Bakanlığı’nın SDG’ye kenti terk etmesi için verdiği süre 9 Ocak sabahı doldu. Bu süreçte drone ve topçu atışları nedeniyle sivil kayıplar artarken, binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
İnsani boyut ise kaygı verici seviyede. İnsan hakları savunucularına göre, 10 ila 15 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Mahallelerin boşaltılması, demografik yapıyı zorla değiştirmeye yönelik bir strateji olarak görülüyor. Sağlık merkezlerinin hedef alınması, sokak çıkışlarının kapatılması ve kuşatma koşulları, sivillerin hayatta kalma mücadelesini zorlaştırıyor. Halep Sağlık Müdürlüğü’ne göre, sadece 8 Ocak öğleden sonra 5 sivil öldü, 33 kişi yaralandı. Bu durum, Suriye’de zaten kırılgan olan barış sürecini tehdit ediyor. Artan saldırılar, yerinden edilmeler ve kuşatmalar, yeni bir insani felaketin kapısını aralıyor.
Bölgedeki gelişmeler sadece Halep’le sınırlı kalmıyor. SDG Komutanı Mazlum Abdi, çatışmalara ilişkin açıklamasında “Savaş dili ve çatışma yaklaşımıyla tek taraflı çözümler dayatmak kabul edilemez” diyerek, saldırıların tehlikeli demografik değişikliklere zemin hazırladığını vurguladı. ABD ve Fransa gibi uluslararası aktörler, taraflara itidal çağrısında bulundu. ABD, “Suriye’nin yeni sayfası bir çatışma değil, iş birliği sayfasıdır” diyerek müdahil oldu. Ancak, çatışmaların dünyada ve Türkiye’de barış savunan gruplar protesto eylemleri düzenledi, güvenlik güçleri müdahalesi sonucu gözaltılar yaşandı.
Suriye’deki bu gerilim, daha geniş bir jeopolitik bağlamda değerlendirilmeli. Suriye’nin yeni yönetimi altında, SDG’nin entegrasyonu tartışmalı bir konu. Suriye ordusunun operasyonları, Halep’te zafer ilan etse de, Fırat’ın doğusundaki SDG kontrolündeki bölgelerde yeni çatışmalara yol açabilir. İran’daki protestoların Suriye’ye yansıması ve bölgesel aktörlerin (Türkiye, Rusya, ABD) tutumları, durumu karmaşıklaştırıyor. Uzmanlar, uluslararası dengelerin kapsamlı bir çatışmayı istemediğini belirtiyor.
Sonuç olarak, Halep’teki olaylar Suriye’de barışın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Silahlar yerine diyalog ve uzlaşma yolunun tercih edilmesi, halkların ortak çıkarı. Aksi takdirde, göç, kuşatma ve savaş döngüsü devam edecek, binlerce masum hayatı etkileyecek. Uluslararası toplumun acil müdahalesi, bu krizi önleyebilir.
Yorumlar (0)