30 yıldır 190’dan fazla ülkenin katılımıyla düzenlenen ve kısaca COP (Conference of the Parties - Taraflar Konferansı) adı verilen resmi iklim zirveleri, fosil yakıtlardan çıkış için bağlayıcı kararların alınmadığı, şirketlerin ve devletlerin pazarlık yaptığı alanlara dönüşmüş durumda. Geçen sene Belem - Brezilya'da yapılan COP 30 görüşmelerinde, Brezilya Hükümetinin de desteğiyle alternatif bir Halkların İklim Zirvesi de düzenlenmişti. Halkların yararına, yaşamdan yana söz kuran iklim aktivistleri tarafından bir iklim adaleti mücadelesi örülmeye çalışılmıştı.
Türkiye'de de yaşam ve hak savunucuları tarafından benzeri bir Halkların İklim Zirvesi’ni örgütlemek üzere tekrar bir çalışma başlatıldı. Bu yılın Kasım ayında Türkiye-Avustralya ortaklığında Antalya’da gerçekleşecek COP31ile eş zamanlı olarak düzenlenecek olan Halkların İklim Zirvesi’nde iklim krizine, ekolojik yıkıma, fosil yakıt düzenine, eşitsizlik rejimine ve militarizme karşı eşitlik, özgürlük, barış ve demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olan iklim adaletini savunmak üzere halklar bir araya gelecek... Bu zirveyi düzenlemeye talip olan bileşenler, 20 Şubat'ta, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesinde, zirveyi neden ve nasıl örgütlediklerini bir basın açıklaması ile anlattılar ve ortak mücadele çağrılarını basın yoluyla paylaştılar.

COP Nedir? Halkların İklim Zirvesi (HİZ) Nedir? Biz Ne yapacağız?
Birleşmiş Milletler (BM), bilim insanlarının uzun yıllardır iklim değişikliğine acil önlem alınmasına dair yaptığı uyarıları 1992 yılında dikkate alarak toplandı. Bu ilk iklim zirvesinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC), tüm dünya devletlerinin imzasına açıldı. Herhangi bir yasal bağlayıcılığı olmayan bu sözleşme ile şu hedefler ortaya kondu:
ekosistemlerin doğal olarak uyum sağlamasına ve sürdürülebilir kalkınmayı mümkün kılmasına olanak tanıyan bir zaman dilimi içinde,
atmosferdeki sera gazı konsantrasyonlarını iklim sistemine tehlikeli insan müdahalesini önleyecek bir seviyede istikrara kavuşturmak.
1994 yılında yürürlüğe giren bu anlaşmanın somut planlara dönüştürülüp, devletlerin gerekli adımları atması için her yıl toplanılmasına karar verildi. Böylece sözleşmeyi imzalayan yani ‘taraf' olan devletler, 1995 yılından başlayarak her yıl toplanmaya başladı. Bu toplantılara Taraflar Konferansı adı verildi. Her yıl başka bir ülkede yapılan Taraflar Konferansı, ingilizce adı Conference of the Parties kısaltması ile COP olarak bilinmektedir. Pandemi dönemi hariç her yıl yapılan bu uluslararası zirve, hem yapıldığı yerin adı hem de kaçıncı zirve olduğunu belirten şekilde anılır. Örneğin bu yıl kasım ayında Antalya'da yapılacak olan zirve 31. Zirve olduğu için kısaca COP31, Antalya olarak adlandırılır.
COP'ta devletlerin (Tarafların) temsilcileri karar alır. Kurumsal kimliği olan sivil toplum örgütleri, özel sektör, finans kuruluşları gibi devlet dışı kuruluşların temsilcileri, başvurusu onaylandıktan sonra "gözlemci" olarak COP'a katılabilir. İklim krizinden doğrudan etkilenen halkların, yerel toplulukların, işçilerin, yerinden edilenlerin COP'ta sözünü söyleyebilme, taleplerini dile getirme şansı yoktur.
Bugüne kadar 30 tane COP zirvesi yapıldı. Ana hedef, başta karbondioksit olmak üzere atmosferdeki sera gazlarını azaltarak küresel ısınmayı 1,5 ⁰C artış ile sınırlamaktı. Oysa, hem atmosferdeki karbondioksit miktarı hem de küresel ısınma her yıl büyük bir hızla artıyor. Her yıl, bir önceki yıla göre dünya daha da ısınıyor. Bunun sonucunda her geçen yıl insanlık daha fazla aşırı sıcak dalgaları, çölleşme, seller, orman yangınları gibi felaketlere maruz kalıyor, hayatını kaybediyor, yaşam alanlarını terk etmek zorunda kalıyor. Her geçen gün çiftçi geçimini sağladığı toprağı kaybederken, kentli temiz ve ucuz gıdaya ulaşmakta zorlanıyor. Elbette iklim değişikliğinin etkileri bununla sınırlı değil ve insanlığın gezegendeki yaşamını sürdürebilmesi için sıcaklık artışının acilen durdurulması gerekiyor.
Halkların İklim Zirvesi (HİZ), resmi COP toplantılarına paralel olarak ya da onlara alternatif biçimde düzenlenir. İklim krizini devletler ve şirketler yerine doğrudan etkilenen ve resmi COP zirvelerinde sözünü söyleme olanağı olmayan halkların, yerel toplulukların katılımı ile yapılır. Halkların İklim Zirvesi’nin amacı, resmi müzakerelerde geri planda kalan toplumsal talepleri görünür kılmak ve tabandan gelen ortak bir iklim mücadelesi hattı oluşturmaktır.
HİZ için Katılım formu: https://docs.google.com/forms/d/1WnHvcUIWb4cpcsRw6Xh3HCClfMhJFZIHrcisDkH9z9I/edit
İklim Zirvelerinde hükümetler ve şirketlerin bir araya gelip bir şey yapıyormuş gibi göründükleri yeşil boyamaya karşı ilk mücadele 2009’da, Kopenhag COP15'e karşı KlimaForum adıyla yapıldı. Ardından 2021’de Glasgow’da COP26'ya ve 2025’te Belem’de COP30'a karşı yapılan Halkların İklim Zirveleriyle mağdur halkların ve doğanın sesi daha fazla duyulmaya başlandı.
9-20 Kasım 2026’da COP31 resmi zirvesi Antalya’da yapılacak. 15–18 Kasım 2026’da Halkların İklim Zirvesi’nde, ulusal ve uluslararası düzeyde yaşam savunucuları, emek ve demokrasi grupları, başta kadın, LGBTI+, hayvan ve insan hakları grupları olmak üzere STK’lar, yerel direniş grupları, ekoloji ve iklim aktivistleri 1980’lerden bu yana hızı giderek artan maden, enerji ve inşaat faaliyetleri nedeniyle mülksüzleşen, savaş ve afetler nedeniyle zorunlu olarak göç etmek zorunda kalan gruplarla birlikte, yıkıma karşı hayatı birlikte örmek üzere yola çıktık. COP30’a Karşı Halklar Zirvesi Deklarasyonu ile yapılan niteliksel sıçramayı büyütmeyi hedefliyoruz.
COP31’DE RESMİ BAĞLAMIN ÇERÇEVESİ
COP31 bu sene Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek. COP31’in resmi gündemi için açıklanan öncelikler arasında atık, turizm ve kültürel miras, gençlik ve eğitim, gıda güvencesi, okyanuslar, iklim eyleminin dijitalleştirilmesi, finansman, yeşil sanayileşme, temiz enerji geçişi yer alıyor.
Başlıklar iklim krizinin asıl nedenlerini (kapitalist üretim modelleri ve sermaye birikimi, fosil yakıtlar, gelir ve refah adaletsizliği vb) görmezden gelerek çözümü teknik yaklaşımlarda arayan yaklaşımı tekrarlıyor. Halkların iklim adaleti talebi için alan açan bir gündem oluşturulmamış durumda.
HİZ İÇİN ULUSLARARASI VE ULUSAL BAĞLAMIN ÇERÇEVESİ
HİZ, iklim krizinin asıl sorumlularını ifşa edecek ve krizi derinleştiren uluslararası ekonomik ve savaş politikalarının bir eleştirisini yapacak şekilde örgütlenecek.
Gerek küresel ölçekte gerekse yaşadığımız coğrafyada hükümetlerin desteğiyle geliştirilen maden, enerji, inşaat proje ve faaliyetlerine bağlı ekolojik sorunların, savaşa bağlı zorunlu göçlerin ve iklim adaletsizliğinin yarattığı büyük haksızlıkların yansıtılmasını hedefliyoruz.
Ortadoğu’da Gazze, Rojava, Suriye, İran vb. bölgelerdeki soykırıma varan saldırgan tutumlar ve çatışmaları göz önüne alırsak savaş karşıtlığı önemli bir tema olacaktır.
Yine ABD’nin sömürgeci saldırgan tutumu, Venezuela'ya gerçekleştirdiği saldırı, bu saldırı ve tehditlerin fosil yakıt ve diğer kaynakların ele geçirilmesi için gerçekleşen savaş ve çatışma ortamı yaratıldığını göstermekte. Bu bağlamda hem savaş karşıtlığı hem de fosil yakıt karşıtlığı temaları birleşmektedir.
Akdeniz ülkeleri iklim krizinden en çok etkilenen bölgelerin başında gelmektedir, bölgede iklim krizinin sonucu ağır bir bölgesel adaletsizlik ve yoğun bir göç beklenmektedir. Bu bağlamda Antalya’da gerçekleşecek zirvenin temalarından biri de bu olabilir.
Resmi COP’un başkanlarını Türkiye ve Avustralya birlikte yapmakta. Bu yüzden Pasifik halklarının iklim adaleti mücadelesinin buraya yansıtılması önemli.
HİZ için Katılım formu: https://docs.google.com/forms/d/1WnHvcUIWb4cpcsRw6Xh3HCClfMhJFZIHrcisDkH9z9I/edit
HİZ İÇİN BUGÜNE KADAR NELER YAPILDI?
COP 31’in bu sene Türkiye’de yapılacağını öğrenir öğrenmez başlattığımız süreçte Ankara’da üç çatı ekoloji örgütü olarak 16 Aralık’ta yaptığımız toplantıda Antalya’da düzenlenecek COP31 ile eş zamanlı olarak, halkların ihtiyaçlarını ve iklim adaletini gözetecek alternatif bir zirve yapılması gerektiğine dair fikir birliğine vardık.
İkinci toplantımızı İstanbul’da 17 Ocak’ta gerçekleştirdik. Bu toplantılarda emek ve demokrasi grupları, ekoloji başta kadın, LGBTİ+, hayvan ve insan hakları grupları olmak üzere STK’lar, yerel direniş gruplarıyla ve bireysel olarak sürece katkı vermek isteyen sanatçı, akademisyen, farklı mesleklerden ve Türkiye’nin dört bir yanından dostlarla buluştuk tanıştık ve HİZ sürecini hep birlikte ama giderek genişleyerek inşa etme kararı aldık. Evet daha yolun başındayız… Antalya’da gezegenimiz için, doğa ve tüm türler için, insanlık için, kolektif, adil ve yaşamdan yana bir mücadeleyi gerçekleştirebilmek için size çok ihtiyacımız var.
Bugüne kadar yaptığımız toplantılarda ortaklaştığımız gibi iklim krizine karşı mücadelenin yalnızca çevresel değil; aynı zamanda adil, kolektif ve yaşamdan yana bir mücadele olduğu düşüncesiyle sizi de aramızda görmeyi çok istiyoruz.
HİZ’E NASIL KATILIRIM?
Aşağıda ekte paylaştığımız HİZ Çalışma İlkeleri ve Yapılanmasına dair bilgilerle de ortaklaştığınızı düşünüyorsanız “Halkların İklim Zirvesi Katılım Anketi” formunu doldurmanız yeterli.
HİZ KATILIM FORMU;
https://docs.google.com/forms/d/1WnHvcUIWb4cpcsRw6Xh3HCClfMhJFZIHrcisDkH9z9I/edit
Formu doldururken destek verebileceğinizi, aktif çalışabileceğinizi düşündüğünüz ana tema kozalarını işaretliyorsunuz, ana temayla ilişkili alt kozaları daha sonra süreç içinde ayırabiliriz, birleştirebiliriz veya yeni önerilerle zenginleştirebiliriz. Ana temalarla ilişkili alt kozaların neler olduğunu
https://docs.google.com/document/d/1cO_SRshoYXll3yPETXcOWkcd9QfFNXT1d63i81xhmNs/edit?tab=t.0 linkinde bulabilirsiniz.
Birlikte yol almak dileğiyle, dayanışmayla, barışla…
Basın Toplantısında Halkların İklim Zirvesi sunumuna https://www.dayanisma-datca.org/resimlerle-halklarin-iklim-zirvesi/ linkinden erişebilirsiniz...
Yorumlar (0)