Amasra’da Maden Göçüğü, Bir Genç Hayat Daha Kaybedildi

Olay, Türkiye’nin madencilik tarihinin acı bir halkası olarak kayıtlara geçti. Göçük anında ocakta bulunan işçiler, büyük bir panik ve çaresizlik yaşadı. Kurtarma çalışmaları hızla başlatılsa da Mert Ali için maalesef çok geçti. Arkadaşları, yaşadıkları derin üzüntüyle birlikte öfkeyi de dile getirdi: “Göçükte ölmesi, eksik önlem ve kâr uğruna acele ettirmenin kanıtıdır.” Bu sözler, sadece bir işçinin acılı ifadesi değil; madenlerdeki sistematik sorunların da özeti niteliğinde. Yıllardır benzer facialarda defalarca duyduğumuz “önlem alınsaydı”, “acele edilmeseydi”, “kâr hırsı” eleştirileri, Amasra’da bir kez daha yankılandı. Maden işçileri, yerin yüzlerce metre altında, her gün hayatlarını riske atarak ekmek parası kazanmaya çalışıyor. Ancak birçok ocakta yeterli güvenlik önlemleri, düzenli denetimler ve risk analizleri maalesef ikinci planda kalıyor.

Amasra’da Maden Göçüğü, Bir Genç Hayat Daha Kaybedildi

 

İşçi Cinayetleri Politiktir

Bartın’ın Amasra ilçesinde, Hattat Holding’e ait HEMA maden ocağında meydana gelen göçük, yeraltının karanlığında bir kez daha can aldı. 27 yaşındaki maden işçisi Mert Ali Arslantürk, mesai arkadaşlarının gözleri önünde hayatını kaybetti. Henüz genç yaşta, umut dolu bir hayat, maden duvarlarının arasında son buldu.

Olay, Türkiye’nin madencilik tarihinin acı bir halkası olarak kayıtlara geçti. Göçük anında ocakta bulunan işçiler, büyük bir panik ve çaresizlik yaşadı. Kurtarma çalışmaları hızla başlatılsa da Mert Ali için maalesef çok geçti. Arkadaşları, yaşadıkları derin üzüntüyle birlikte öfkeyi de dile getirdi: “Göçükte ölmesi, eksik önlem ve kâr uğruna acele ettirmenin kanıtıdır.”

Bu sözler, sadece bir işçinin acılı ifadesi değil; madenlerdeki sistematik sorunların da özeti niteliğinde. Yıllardır benzer facialarda defalarca duyduğumuz “önlem alınsaydı”, “acele edilmeseydi”, “kâr hırsı” eleştirileri, Amasra’da bir kez daha yankılandı. Maden işçileri, yerin yüzlerce metre altında, her gün hayatlarını riske atarak ekmek parası kazanmaya çalışıyor. Ancak birçok ocakta yeterli güvenlik önlemleri, düzenli denetimler ve risk analizleri maalesef ikinci planda kalıyor.

Mert Ali Arslantürk’ün ölümü, sadece bir aile için değil, tüm maden emekçileri için ağır bir kayıp. Arkadaşlarının anlattığına göre çalışkan, güler yüzlü ve ailesine düşkün bir gençti. Madende çalışmak onun tercihi değildi belki; ancak geçim derdiyle bu zor ve tehlikeli mesleğe adım atmıştı. Şimdi geride gözü yaşlı bir anne, baba ve sevenler bıraktı.

Türkiye, zengin kömür rezervlerine sahip bir ülke. Fakat bu zenginlik, madencilerin kanı ve canıyla  kazanılmaya devam ediyor. Her maden kazasından sonra yetkililer soruşturma açıldığını, sorumluların cezalandırılacağını söylüyor. Ancak sistem olduğu gibi devam ederek, kazalar tekrar tekrar yaşanıyor. Eksik önlemler, yetersiz eğitim, acele üretim baskısı ve denetlenmeyen taşeronlaşma, maden ocaklarını adeta tuzak haline getiriyor.

Bir genç daha toprağa verildi. Amasra’nın maden ocaklarında yankılanan o çığlık, artık kulaklarda kalmamalı. Mert Ali Arslantürk’ü saygıyla anıyor, ailesine ve tüm maden emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Bu son olsun; başka Mert Ali’ler olmasın.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış