Barış Hemen Şimdi

Gün geçmiyor ki, Suriye'den savaş haberleri, kıyım haberleri gelmesin... Şimdi de Halep'te inanç ve kimlik temelli saldırılar can alıyor. Şeyh Maksut ve Eşrefiye'deki rejim güçlerinin saldırıları sivil kayıpların artmasına neden oluyor. Halep'te yaşanan kıyım, Dünyanın ve Türkiye'nin birçok bölgesinde kınanıyor. Datça Demokrasi Platformu bileşenleri de Datça'dan ses veriyor...

Barış Hemen Şimdi

Halep'te birkaç gündür süren çatışmalarda sivil halktan ölenlerin çoğaldığı bilgilerinden sonra, Türkiyede ve uluslararası arena da çatışmalara son verilmesi için tepkiler yükseldi. Datça Demokrasi Platformunun çağrısı ile bugün (10. Ocak) saat 16.00'da Cumhuriyet meydanında toplanan kalabalık, sessizce Berkin Elvan Anıtına kadar yürüdü.

Barış Hemen Şimdi

Berkin Elvan Yontusu önünde Datça Demokrasi Platformunun Halep'teki kıyımı kınayan açıklamasını Mikail Akbalık okudu.

Barış Hemen Şimdi

Okunan basın açıklaması:

Değerli Kamuoyu

Halep’teki Kürt mahallelerine Şeyh Maksut ve Eşrefiye’ye yönelik saldırılar günlerdir devam etmektedir.
Bu saldırılar, imha amacı taşımakta ve doğrudan sivillerin yaşamını hedef almaktadır.

Söz konusu saldırılar, Suriye’de halen süren ve sistematik bir biçimde Alevi ve Dürzi halka yönelen katliam, baskı ve zorla yerinden etme politikalarının bir parçasıdır. İnanç ve kimlik temelli bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef almakta; halklar arasında derin ve kalıcı yaralar açmaktadır.

Gözü dönmüş emperyal güçlerin koşullarını hazırladığı ve vekaletlerle yürüttüğü Suriyedeki savaşta yakın zamanda Ezidi kadınlara, halen Alevi ve Dürzi kadınlara yönelik cinsel şiddetin acısını ve kızgınlığını yaşarken şimdi de Halepteki Kürt kız kardeşlerimiz için kaygılıyız.
Savaşın her türlüsü tüm ezilenler için yıkıcı ama savaş kadınlar için çok daha yıkıcı bir anlam içeriyor.Savaşlar saldırgan, baskıcı erkek egemen sistemin aklıyla şekilleniyor, onunla besleniyor. Bu akıl toprağa saldırırken, zihin kodları gereği kadın bedenini bir toprak parçası gibi görerek hedef alıyor; kadınlara tecavüz ediliyor, çıplak bedenleri sokaklarda sürükleniyor, köle pazarlarında satılıyorlar. Zorunlu göçler, yerinden edilmeler en çok kadınları ve çocukları etkiliyor.
Oysa kadın aklı farklıdır. Savaşa karşı barışın, ölüme karşı yaşamın aklı ve dilidir. Kadın aklı savaşın panzehiridir. Suriyedeki her etnik grup, din ve mezhepten kadınlar katliamlara, soykırıma karşı mücadelenin en temel bileşeni ve öznesidir. Eşitlik, özgürlük, adalet ve barış için mücadele eden Suriyedeki kadınlara Datçadan dayanışma duygularımızı gönderiyoruz.

HTŞ ve SMO başta olmak üzere tüm silahlı grupların sivil halkı hedef alan bu saldırıları kabul edilemezdir.
Suriye’de devam eden katliamlar, Alevi, Dürzi, Kürt,Süryani,Ermeni ve diğer halklara yönelik saldırılar ortadayken, yeni bir çatışma sarmalına sürüklenmesine izin verilmemelidir.

Suriye halkları savaştan ve ölümlerden usanmış durumdadır.
Yeniden savaş çığırtkanlığı yapan çevrelere sesleniyoruz: Suriye halklarının bir arada, eşit ve demokratik bir gelecek kurma şansını ellerinden almayın.
Ölümü kutsayan değil, yaşamı savunan bir dil ve tutum benimseyin.

Yaşanan bu son saldırılar karşısında dünya kamuoyunun ikiyüzlü tutumu dikkat çekicidir.
Dün İsrail’in Filistinli sivillere yönelik saldırılarına haklı olarak tepki gösteren “uluslararası güçler”, bugün Halep’te Kürt halkına, aynı zamanda Alevi ve Dürzi halklara yönelik halen devam eden benzer nitelikteki saldırılar karşısında sessiz kalmaktadır.
Bu sessizlik anlamlı ve kabul edilemezdir.

Başta bölgedeki garantör güçler olmak üzere tüm uluslararası aktörleri, sivilleri koruma sorumluluğunu yerine getirmeye ve bu saldırıları derhal durdurmaya çağırıyoruz.
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam yönetimi arasında arabuluculuk yapma iddiasındaki tüm güçlere de acil çağrıda bulunuyoruz: Suriye’yi yeni bir kaos ve çatışma alanına dönüştürebilecek bu saldırıları önlemek için somut adımlar atın.

Suriye’de kalıcı barışın sağlanmasının tek yolu; Alevi, Dürzi, Kürt, Süryani,Ermeni Arap ve tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak bir siyasi çözümde buluşması ve ortak yönetim mekanizmaları oluşturmasından geçmektedir.

Türkiye’deki tüm demokrasi güçlerini, barış yanlısı kurumları ve bireyleri; ileride hepimizi de içine alabilecek bu bölgesel savaş ortamına karşı çıkmaya ve seslerini yükseltmeye davet ediyoruz.
Dışarıdan müdahalelerle desteklenen çıkar gruplarının, Suriye’de halkların demokratik kazanımlarına yönelik saldırıları son bulmalıdır.

Türkiye’nin sorumluluğu; demokratik, eşitlikçi ve federal bir Suriye’nin oluşum sürecini desteklemek ve teşvik etmek olmalıdır.
Rojava halklarıyla, Alevi, Dürzi, Kürt ,Süryani, Ermeni ve Suriye’de saldırılara maruz bırakılan tüm halklarla dayanışma içinde olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz. katliamları durdurmayı savunmak için mücadele ve dayanışmaya devam edeceğiz

Datça Demokrasi Platformu

Halep'le ilgili bu sabah Halep'ten edinilen bilgilere göre Suriye Rejim Kuvvetlerinin kontrolü aldığı söyleniyor.  AA'nın paylaştığı haberde, Rejim Güçlerinin kentte kontrolü aldığı ve bununla birlikte, "terör unsurlarının halkın arasında saklanmaya devam ettiği gerekçesiyle" sivillere evlerinde kalmaları ve dışarı çıkmamaları çağrısında bulunulduğu öğrenildi. Açıklamada, “Sivil halkımızı evlerinde kalmaya ve dışarı çıkmamaya davet ediyoruz. Çünkü SDG ve PKK terör örgütü unsurları (halkın) arasında saklanmaktadır.”  ifadelerine yer verildi. Artı Gerçek'ten edinilen bilgilere göre ise "Özerk Yönetim’in, uluslararası arabulucuların Halep’teki Kürt mahallelerinin İç Güvenlik Güçleri’nin Fırat’ın doğusuna çekilmesi önerisini, 1 Nisan anlaşmasına uygun olarak “yerel Kürt güvenlik güçlerinin ve her iki bölgenin sakinleri için yerel bir konseyin varlığının garanti edilmesi şartıyla” memnuniyetle karşıladığı bilgisi paylaşıldı (bkz: İlham Ahmed duyurdu: Özerk Yönetim’den 'yerel konsey' şartı). 

Haber ibo.a.bo

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış