Datça Demokrasi Platformu: “Seçmen İradesine Hukuk Darbesini” Kabul Etmiyoruz
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin aldığı "mutlak butlan" kararı ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görevden uzaklaştırılmasına ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay öncesindeki görevine devam etmesine Datça’da tepkiler sürüyor. Datça Demokrasi Platformu’nun çağrısıyla, Adalet ve Barış Buluşmalarının 202. haftasında bir araya gelen siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve vatandaşlar basın açıklaması yaparak CHP Datça İlçe Başkanlığı önüne doğru yürüyüş gerçekleştirdi.

Berkin Elvan Yontusu önünde, Datça Demokrasi Platformu adına Gönül Mesci basın açıklamasını okudu. Mesci, yaptığı açıklamada; “Datça Demokrasi Platformu olarak, Türkiye’de demokrasiye vurulan en ağır darbelerden birine tanıklık ettiğimizi büyük bir üzüntü ve öfkeyle kamuoyuna duyuruyoruz.
Yargı eliyle CHP’ye karşı yürütülen mutlak butlan darbesi , aslında sadece bir siyasi partiye değil, doğrudan halkın iradesine, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu, açık ve net bir halk iradesi gaspıdır. Seçim sonuçlarını hiçe sayan, sandık iradesini yok sayan, YSK’yı baypas ederek hukuku çiğneyen bu zihniyet, Türkiye’de demokrasinin kırıntılarını dahi ortadan kaldırma kararlılığını bir kez daha göstermiştir.” ifadesini kullandı.

Basın açıklaması sonrası, vatandaşlar toplu olarak CHP İlçe Başkanlığı’na doğru yürüyüşe geçerek; “Birleşe birleşe kazanacağız”, “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz”, “Faşizme karşı omuz omuza”, ”Kayyumlar gidecek biz kalacağız” sloganlar, alkışlar ve ıslıklarla yürüdü.
Datça’daki eylem, yalnızca yerel bir protesto değil; Türkiye’de muhalefetin siyasal meşruiyet, örgüt iradesi ve demokratik temsil tartışmalarına verdiği toplumsal bir yanıt gibiydi.
Datça Demokrasi Platformu’nun basın açıklaması tam metni şöyle:
“Datça Demokrasi Platformu olarak, Türkiye’de demokrasiye vurulan en ağır darbelerden birine tanıklık ettiğimizi büyük bir üzüntü ve öfkeyle kamuoyuna duyuruyoruz.
Yargı eliyle CHP’ye karşı yürütülen mutlak butlan darbesi , aslında sadece bir siyasi partiye değil, doğrudan halkın iradesine, seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Bu, açık ve net bir halk iradesi gaspıdır. Seçim sonuçlarını hiçe sayan, sandık iradesini yok sayan, YSK’yı baypas ederek hukuku çiğneyen bu zihniyet, Türkiye’de demokrasinin kırıntılarını dahi ortadan kaldırma kararlılığını bir kez daha göstermiştir.
İktidar için “seçim” kavramı uzun zamandır “beni seçin” talimatından ibaret hale getirilmiştir. Otoriter rejim, koltuğunu korumak uğruna demokrasinin bütün kurumlarını, kurallarını ve değerlerini çiğnemektedir. Yolsuzluk artık istisna değil, sistemin ta kendisidir. Halk açlığa, yoksulluğa, geleceksizliğe mahkûm edilmişken; bir avuç yandaş servetini katlarken, yargı mekanizması da bu talana kalkan olmuş, şimdi de doğrudan sandığın üzerine oturmuştur.
Bu darbe, sadece bugünün değil, geleceğimizin de çalınmasıdır. İnsanların oylarına, umutlarına ve alın terine el konulmuştur. Seçmen iradesini yok sayan, “Halk ne derse desin, biz kalacağız” anlayışıyla hareket eden bu zihniyet, açıkça darbeci bir tutum sergilemektedir.
Ancak şunu çok net söylüyoruz: Halk, darbeci anlayışa mecbur değildir!
Datça’dan tüm Türkiye’ye sesleniyoruz: Bu ülkede otoriter rejimin mağduru olan herkes bir araya gelmelidir. İşçisiyle, memuruyla, esnafıyla, çiftçisiyle, genciyle, kadınıyla, emeklisiyle, öğrencisiyle; inancıyla, kökeniyle, yaşam tarzıyla farklı olan herkes, ortak acımızı ve ortak geleceğimizi savunmak için birleşmelidir.
Farklılıklarımızı bir kenara bırakmanın vakti çoktan gelmiştir. Bizler, yolsuzluğa, hukuksuzluğa, yoksulluğa, baskıya ve irademizin gaspına karşı omuz omuza vermeliyiz. Çünkü bu mücadele artık tek bir partinin, tek bir kesimin mücadelesi olmaktan çıkmıştır. Bu, Türkiye’nin tamamının, bu milletin demokrasi mücadelesidir.
Çözüm bellidir: Birleşe birleşe kazanacağız!
Birleşirsek, irademizi gasp edenlere karşı dimdik dururuz.
Birleşirsek, yolsuzluğun, talanın ve hukuksuzluğun hesabını sorarız.
Birleşirsek, Türkiye’yi demokrasiye, adalete, eşitliğe ve refaha kavuştururuz.
Bu mücadele bir partinin mücadelesi değildir; halkların ortak onur mücadelesidir. Ve bu halklar, tarih boyunca iradesine vurulan prangaları parçalayacak iradeye her zaman sahip olmuştur. Bugün de aynı iradeyle ayağa kalkma zamanıdır.
Datça Demokrasi Platformu olarak tüm demokratik güçleri, sivil toplum örgütlerini, sendikaları, meslek odalarını ve duyarlı vatandaşları birleşmeye, sesimizi yükseltmeye ve bu yargı darbesine karşı ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz.
Demokrasi gasp edilemez!
Halkın iradesi yenilmez!
Birleşe birleşe kazanacağız!
Datça Demokrasi Platformu
Demokrasi için bir aradayız, bir arada kalacağız.”
Yürüyüş sonunda, CHP Datça İlçe binası önünde bekleyişini sürdüren vatandaşlar zaman zaman sloganlarla tepkilerini dillendirmeye devam ettiler.
Yorumlar (0)